insancı ile cümle
insancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.매주 독서시간에 과일을 가져오셔서 고대 인문주의자들의 생각의 천을 짜 맞추셨습니다.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Met de vruchten van een week van lezen weefde hij ingewikkelde tapijten uit oud en humanistisch gedachtengoed.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Obişnuia să ia fructele unei săpămâni de lectură şi ţesea tapiserii complicate de gândire antică şi umanistă.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Prínosmi svojich prednášok splietal gobelín zo starovekých a humanistických myšlienok.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Sadove vsakotedenskega branja je stkal skupaj, sestavil je zapletene tapiserije antične in humanistične misli.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Zbierał owoce cotygodniowych lektur z nitek wielowiekowej, humanistycznej myśli tkał arrasy.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Він вбирав корисне з кожного дня читання та переплітав у заплутані гобелени стародавні та гуманістичні думки.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Събираше плодовете от четенето си всяка седмица и тъчеше тези сложни гоблени от древна и хуманистична мисъл.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.הוא היה נוטל את התמצית מכל פרשת השבוע ואורג מרבדים סבוכים של חכמה הומניסטית עתיקה.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.وكان يأخذ ثمار قراءاته الأسبوعية وكان يجمع عصارات الفكر والادب و الافكار الانسانية وينسجها.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.古風で人間的な思想の繊細な織物を織り出していました そしてたくさんの人が
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Dia tidak manusiawi, tidak menyenangkan, dan dia juga tidak baik pada gadis.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..El nu este uman, el nu este amuzant, si nu este bun cu doamnele.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Er ist nicht menschlich, er ist nicht lustig und er ist nicht nett zu den Mädchen.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Han är inte mänsklig, han är inte rolig och han är inte snäll mot kvinnor.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Hij is niet menselijk, hij is niet plezierig en hij is niet goed voor de dames.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Il n'est pas humain, il n'est pas amusant et il n'est pas bon envers les femmes.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Nie jest humanitarny, zabawny, i nie wie jak obchodzić się z dziewczynami.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Ni human, ni zabaven in z dekleti ne ravna lepo.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Nó chẳng biết thương người, chẳng vui vẻ, mà cũng chẳng ga lăng với con gái.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Non é umano, non é divertente e non é gentile con le donne.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Δεν είναι ανθρώπινος, δεν έχει πλάκα, και δεν είναι καλός στις γυναίκες.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Он не человечный, не веселый и совсем плохо общается с девушками.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..הוא לא אנושי, לא כיף איתו, והוא לא נחמד לנשים.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..هو ليس من البشر , وليس مرح , وهو ليس جيد مع السيدات
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..おじさんの具合いはどうですか?
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Det är en användarvänlig teknologi som har använts för humanitärt bistånd med stor framgång.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Este o tehnologie adecvată pentru utilizator care a fost folosită în mod eficient în scop umanitar.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Es una tecnología fácil de manejar que se ha usado eficazmente para el bien de la humanidad.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Es verfügt über eine nutzergerechte Technologie, die für humanitäre Hilfe effektiv eingesetzt werden konnte.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.É uma tecnologia apropriada para todos os utlizadores que foi usada para bem humanitário com grande efeito.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.È una tecnologia di facile uso che è stata utilizzata efficacemente per il bene dell'umanità.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Ez egy felhasználóbarát technológia, amit nagyon hatékonyan alkalmaztak humanitárius célokra.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Het is een gebruiksvriendelijke technologie met grote voordelen bij humanitaire toepassingen.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Nó là một công nghệ phù hợp với người sử dụng mà đã được sử dụng cho mục đích nhân đạo tối đa.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.테라(TERA)는 사용자에게 적합한 기술입니다. 인도주의적으로 올바르게 사용되어 좋은 결과를 이끌어왔죠.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Това е лесна за ползване технология, която се използва за хуманитарни цели с огромен ефект.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Ця дружня для користувача технологія є дуже ефективною в гуманітарній допомозі.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Это подходящая для пользователя технология, и хорошо себя зарекомендовала.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.זהוי טכנולוגיה המתאימה למשתמש שנעשה בה שימוש למטרות הומנטריות ולטובת הכלל.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.إنها تكنولوجيا مناسبة للمستخدم والتي تم استمعالها في خير الأعمال الإنسانية بتأثير عظيم.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.ユーザーの使いやすさを追求しました テクノロジーには 変化を起こす力があります
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Acho que os dados podem realmente tornar-nos mais humanos.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Cred că informația ne poate umaniza.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Creo que los datos realmente nos pueden hacer más humanos.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Ich denke Daten können uns tatsächlich noch menschlicher machen.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Ik denk dat data ons menselijker kunnen maken.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Jadi Saya pikir, data sebenarnya bisa membuat kita lebih menjadi manusia.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.자, 전 데이터가 실제로 우리를 더 인간적으로 만들수 있다고 생각합니다.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Moi je pense que les données peuvent en fait nous rendre plus humains.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Myślę, że dane mogą uczynić nas bardziej ludzkimi.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Myslím si, že nás data mohou učinit lidštějšími.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Nos, én úgy gondolom, hogy az adatok képesek emberibbé tenni bennünket.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Penso davvero che i dati possano renderci più umani.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Tôi nghĩ rằng số liệu có thể làm cho chúng ta trở nên con người hơn
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Πιστεύω πως τα ηλεκτρονικά δεδομένα μας κάνουν πιο ανθρώπινους.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.И така, аз мисля, че данните могат, всъщност, да ни направят по-човечни.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.На мою думку, дані можуть зробити нас людянішими.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Я думаю, что информация может сделать нас более человечными.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.אז אני חושב שנתונים יכולים ממש לעשות אותנו יותר אנושיים.