İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Ja ihmiselle hän sanoi: `Katso, Herran pelko - se on viisautta, ja pahan karttaminen on ymmärrystä`."
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››또 사람에게 이르시기를 주를 경외함이 곧 지혜요 악을 떠남이 명철이라 하셨느니라
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Men til Mennesket sagde han: "Se, HERRENs Frygt, det er Visdom, at sky det onde er Indsigt."
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Och till människorna sade han så: »Se Herrens fruktan, det är vishet, och att fly det onda är förstånd.»
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Og han sa til mennesket: Se, å frykte Herren, det er visdom, og å fly det onde er forstand.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Y dijo al hombre: "Ciertamente el temor del Señor es la sabiduría, y el apartarse del mal es el entendimiento.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Και ειπε προς τον ανθρωπον, Ιδου, ο φοβος του Κυριου, ουτος ειναι η σοφια, και η αποχη απο του κακου συνεσις.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››И каза на човека: Ето, Страх от Господа, туй е мъдрост, И отдалечаване от злото, това е разум.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››и сказал человеку: вот, страх Господень есть истинная премудрость, и удаление от зла – разум.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››ויאמר לאדם הן יראת אדני היא חכמה וסור מרע בינה׃
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››وقال للانسان هوذا مخافة الرب هي الحكمة والحيدان عن الشر هو الفهم
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››他 對 人 說 、 敬 畏 主 就 是 智 慧 、 遠 離 惡 便 是 聰 明
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››他 對人說 、 敬畏 主 就 是 智慧 、 遠離惡 便 是 聰明
İnsana kazananların değerliliğini ölçmek için bir şans veriyor.El video ofrece una posibilidad de que usted mismo juzgue el mérito de los ganadores.
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?Cítíte se přitom úžasně, nebo ne?
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?Das klingt recht gut, oder?
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?Det føles temmelig godt, ikke?
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?Este destul de bun, așa-i?
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?Nó thật hay phải không?
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?To jest całkiem niezłe, prawda?
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?Voelt best goed, toch?
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?Звучит отлично, правда?
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?Здається, непогано, так?
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?Усещането е страхотно, нали?
İnsana kendini iyi hissettiren sadece kokain ya da aşk ta değildir.Toda ne gre se le za kokain ali ljubezen, da se počutite dobro.
İnsana kendini iyi hissettiren sadece kokain ya da aşk ta değildir.الكوكايين أو الحب الذي يجعلك تشعر بشعور جيد لكن في الحقيقة أن أي شيء
İnsana kendini iyi hissettiren sadece kokain ya da aşk ta değildir.快楽中枢を今まで以上に刺激し いい気分にしてくれます
İnsan dövülmez. İnsana sövülmez.لا يمكن أن يتعرض الإنسان للضرب .
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.És adok nékik gyerkõczöket fejedelmekül, és gyermekek uralkodnak rajtok.
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak."백성이 서로 학대하며 각기 이웃을 잔해하며 아이가 노인에게, 비천한 자가 존귀한 자에게 교만할 것이며"
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.Orang-orang akan saling menindas. Orang muda meremehkan orang tua, dan orang kecil meremehkan orang besar
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.ונגש העם איש באיש ואיש ברעהו ירהבו הנער בזקן והנקלה בנכבד׃
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.ويظلم الشعب بعضهم بعضا والرجل صاحبه. يتمرد الصبي على الشيخ والدنيء على الشريف.
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.百 姓 要 彼 此 欺 壓 、 各 人 受 鄰 舍 的 欺 壓 . 少 年 人 必 侮 慢 老 年 人 、 卑 賤 人 必 侮 慢 尊 貴 人
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.百姓 要 彼此 欺壓 、 各人 受 鄰舍 的 欺壓 . 少年人 必 侮慢 老年人 、 卑賤人 必 侮慢 尊貴人
İnsan mükerremdir. İnsana hakaret edilmez.الإنسان مشرف ، لا يمكن أن يهان الإنسان .
İnternet iki milyar insana지금 현재 인터넷을 사용하는 사람은 20억명
İnternet iki milyar insana3割の人々の居場所になっています
İnternet iki milyar insanaInternet jest domem 2 miliardów ludzi.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.A Internet é a casa de 2000 milhões de pessoas, ou seja, 30% da população mundial.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.Al twee miljard mensen, of 30 procent van de wereldbevolking, is al thuis op het internet.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.Az internet kétmilliárd ember, azaz a földlakók 30 százalékának az otthona.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.Im Internet sind zwei Milliarden Menschen zu Hause, oder 30 Prozent der Weltbevölkerung.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.Internet accoglie 2 miliardi di persone, il 30% della popolazione mondiale.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.Internet es el hogar de 2000 millones de personas, el 30% de la población mundial.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.Internet je domovem pro dvě miliardy lidí neboli pro 30 % světové populace.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.Internetul e locul de întâlnire a două miliarde de oameni, 30% din populaţia lumii.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.L'internet est la maison de deux milliards de gens, de 30% de la population mondiale.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.Интернет е домът на два милиарда хора, или 30 процента от населението в света.
İnternet iki milyar insana -ya da dünya nüfusunun yüzde otuzuna- ev sahipliği yapıyor.Интернет — это дом для 2 миллиардов человек, это 30 процентов населения Земли.
İnternet iki milyar insanaהאינטרנט הוא בית לשני מיליארד אנשים,
İnternet iki milyar insanaإن الإنترنت اليوم هي حاضنة لملياري إنسان،
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Aj, jak blahoslavený jest člověk, kteréhož tresce Bůh! A protož káráním Všemohoucího nepohrdej.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Eis que bem-aventurado é o homem a quem Deus corrige; não desprezes, pois, a correção do Todo-Poderoso.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Felice l'uomo, che è corretto da Dio: perciò tu non sdegnare la correzione dell'Onnipotente
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Ferice de omul pe care -l ceartă Dumnezeu! Nu nesocoti mustrarea Celui Atot Puternic.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Glej, blagor možu, ki ga Bog strahuje! Zato ne zaničuj kazni Vsegamogočnega.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.¡He aquí, bienaventurado es el hombre a quien Dios disciplina! No menosprecies la corrección del Todopoderoso
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Held den Mand, som revses at Gud; ringeagt ej den Almægtiges Tugt!
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Heureux l`homme que Dieu châtie! Ne méprise pas la correction du Tout Puissant.