Ana içeriğe geç
Sözlük

insana ile cümle

insana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Jako maść i kadzenie uwesela serce: tak słodkość przyjaciela uwesela więcej, niż własna rada.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.기름과 향이 사람의 마음을 즐겁게 하나니 친구의 충성된 권고가 이와 같이 아름다우니라
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.L`huile et les parfums réjouissent le coeur, Et les conseils affectueux d`un ami sont doux.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Mast a kadění obveseluje srdce; tak sladkost přítele víc než rada vlastní.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Masť a kadivo obveseľuje srdce, tak i sladkosť niečieho priateľa, pochádzajúca z rady duše.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Mazilo in dišava razveseljujeta srce, ali prijatelj je sladek duši po svetu svojem.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Olie og Røgelse fryder Sindet, men Sjælen sønderslides af Kummer.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Olje og røkelse gleder hjertet, og likeså en venns ømhet og opriktige råd.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Öljy ja suitsuke ilahuttavat sydämen; samoin ystävän hellyys, alttiisti neuvoja antavainen.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.O óleo e o perfume alegram o coração; assim é o doce conselho do homem para o seu amigo.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Salvor och rökelse göra hjärtat glatt, ömhet hos en vän som giver välbetänkta råd.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Sebagaimana minyak harum dan wangi-wangian menyenangkan hati, demikian juga kebaikan kawan menyegarkan jiwa
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Τα μυρα και τα θυμιαματα ευφραινουσι την καρδιαν, και η γλυκυτης του φιλου δια της εγκαρδιου συμβουλης.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Както благоуханните места и каденията веселят сърцето, Така - и сладостта на сърдечния съвет на приятел.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Масть и курение радуют сердце; так сладок всякому друг сердечным советом своим.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.שמן וקטרת ישמח לב ומתק רעהו מעצת נפש׃
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.الدهن والبخور يفرحان القلب وحلاوة الصديق من مشورة النفس.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.膏 油 與 香 料 、 使 人 心 喜 悅 . 朋 友 誠 實 的 勸 教 、 也 是 如 此 甘 美
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.膏油 與 香料 、 使 人 心喜悅 . 朋友 誠實 的 勸教 、 也是 如此 甘美
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?A čo potom ohavný a zkazený, človek, ktorý pije neprávosť ako vodu.
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Apalagi manusia yang bejat dan ternoda, yang meneguk kejahatan seperti air saja
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Combien moins l`être abominable et pervers, L`homme qui boit l`iniquité comme l`eau!
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?¿cuánto menos el abominable y corrupto, el hombre que bebe como agua la iniquidad
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?cu cît mai puţin fiinţa urîcioasă şi stricată-omul, care bea nelegiuirea ca apa!
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Daleko więcej obrzydły jest, i nieużyteczny człowiek, który pije nieprawość jako wodę.
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?hvad da den stygge, den onde, Manden, der drikker Uret som Vand!
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?하물며 악을 짓기를 물 마심 같이 하는 가증하고 부패한 사람이겠느냐
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Koliko manj ostudnež in popačenec, mož, ki pije krivico kakor vodo!
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Mennyivel kevésbbé az útálatos és a megromlott ember, a ki úgy nyeli a hamisságot, mint a vizet?!
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Nadto ohavný a neužitečný člověk, kterýž pije nepravost jako vodu.
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Phương chi một người gớm ghiếc và hư nát, Kẻ hay uống gian ác như nước!
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Phương_chi một người gớm_ghiếc và hư nát , Kẻ hay uống gian_ác như nước !
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?quanto menos o homem abominável e corrupto, que bebe a iniqüidade como a água?
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?quanto meno un essere abominevole e corrotto, l'uomo, che beve l'iniquità come acqua
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?saati sitten ihminen, inhottava ja kelvoton, joka juo vääryyttä niinkuin vettä.
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?waar blijft de mens dan met zijn verdorvenheid en zondigheid? De mens, die de zonde drinkt of het water is.
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Wie viel weniger ein Mensch, der ein Greuel und schnöde ist, der Unrecht säuft wie Wasser.
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?ποσω μαλλον βδελυρος και ακαθαρτος ειναι ο ανθρωπος, ο πινων ανομιαν ως υδωρ;
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?Колко повече е гнусен и непотребен човек, Който пие неправда, като вода!
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?тем больше нечист и растлен человек, пьющий беззаконие, как воду.
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?אף כי נתעב ונאלח איש שתה כמים עולה׃
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?فبالحري مكروه وفاسد الانسان الشارب الاثم كالماء
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?何 況 那 污 穢 可 憎 、 喝 罪 孽 如 水 的 世 人 呢
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?何況那 污穢 可憎 、 喝 罪孽 如水 的 世人 呢
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A keď to videly zástupy, divily sa a oslavovaly Boha, ktorý dal ľuďom takú moc.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A quella vista, la folla fu presa da timore e rese gloria a Dio che aveva dato un tale potere agli uomini
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A sokaság pedig ezt látván, elálmélkodék, és dicsõíté az Istent, hogy ilyen hatalmat adott az embereknek.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.A vidouce to zástupové, divili se a velebili Boha, kterýž dal takovou moc lidem.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Co ujrzawszy lud, dziwował się, i chwalił Boga, który dał taką moc ludziom.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Da das Volk das sah, verwunderte es sich und pries Gott, der solche Macht den Menschen gegeben hat.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.E as multidões, vendo isso, temeram, e glorificaram a Deus, que dera tal autoridade aos homens.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.무리가 보고 두려워하며 이런 권세를 사람에게 주신 하나님께 영광을 돌리니라
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Ko pa množice to vidijo, se prestrašijo in hvalijo Boga, ki je dal ljudem tako oblast.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Men da folket så det, blev de forferdet og priste Gud, som hadde gitt mennesker en sådan makt.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Men da Skarerne så det, frygtede de og priste Gud, som havde givet Menneskene en sådan Magt.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.När folket såg detta, blevo de häpna och prisade Gud, som hade givit sådan makt åt människor.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Ιδοντες δε οι οχλοι, εθαυμασαν και εδοξασαν τον Θεον, οστις εδωκε τοιαυτην εξουσιαν εις τους ανθρωπους.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.А множествата, като видяха това, страх ги обзе и прославиха Бога, Който бе дал такава власт на човеците.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Народ же, бачивши се, дивував ся і прославляв Бога, що дав таку власть людям.
Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrıyı yücelttiler.Народ же, видев это, удивился и прославил Бога, давшего такую власть человекам.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod