Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.작년 한해, 우리는 이스라엘에서만 207,000 명의 구조 신호에 응했습니다.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Afgelopen jaar alleen al hebben we 207.000 mensen behandeld.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Chỉ riêng năm vừa qua, chúng tôi đã điều trị cho 207,000 người ở Israel .
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Csak tavaly, 207.000 személyt láttunk el kizárólag Izraelben.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Doar anul trecut, am tratat în Israel 207.000 de persoane.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Jen za minulý rok jsme v Izraeli ošetřili 207 000 lidí.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Letztes Jahr behandelten wir in Israel 207.000 Menschen.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Rien que l'année dernière, on a soigné 207 000 personnes en Israël.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Solo en el año pasado tratamos en Israel 207.000 personas.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Solo l'anno scorso, siamo intervenuti in Israele su 207 000 persone.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Só no ano passado, tratamos 207 000 pessoas em Israel.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Tahun kemarin saja, kami menolong 207.000 orang di Israel.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.W zeszłym roku pomogliśmy 207 tys. ludzi w Izraelu.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Μόνο τον τελευταίο χρόνο, βοηθήσαμε στο Ισραήλ 207,000 ανθρώπους.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Лише минулого року в Ізраїлі ми допомогли 207 000 людей.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Само миналата година сме помогнали на 207 000 души в Израел.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Только в прошлом году мы помогли 207 тысячам людей в Израиле.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.שנה שעברה לבד, טיפלנו בישראל ב-207,000 אנשים.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.في العام الماضي وحده قمنا بمتابعة 207,000 حالة في إسرائيل
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.その内の42,000人が 命に危険のある状況でした
Geçtiğimiz 50 sene içerisinde dünya, 2 milyar insandan hemen hemen 7 milyar insana çıktı.20억이었던 세계 인구가 거의 50년 만에 70억명이 되었습니다.
Geçtiğimiz 50 sene içerisinde dünya, 2 milyar insandan hemen hemen 7 milyar insana çıktı.20億人から70億人に増加しました 人が多いから奴隷になるのではありません
Geçtiğimiz 50 sene içerisinde dünya, 2 milyar insandan hemen hemen 7 milyar insana çıktı.De wereld ging in de laatste 50 jaar van twee miljard naar bijna zeven miljard mensen.
Geçtiğimiz 50 sene içerisinde dünya, 2 milyar insandan hemen hemen 7 milyar insana çıktı.Die Weltbevölkerung stieg von zwei auf fast sieben Milliarden Menschen in den letzten 50 Jahren.
Geçtiğimiz 50 sene içerisinde dünya, 2 milyar insandan hemen hemen 7 milyar insana çıktı.La población mundial ha subido de 2.000 millones a casi 7.000 millones en los últimos 50 años.
Geçtiğimiz 50 sene içerisinde dünya, 2 milyar insandan hemen hemen 7 milyar insana çıktı.Z 2 miliardów do prawie 7 w ciągu ostatnich 50 lat. Z 2 miliardów do prawie 7 w ciągu ostatnich 50 lat.
Geçtiğimiz 50 sene içerisinde dünya, 2 milyar insandan hemen hemen 7 milyar insana çıktı.В мире численность с двух миллиардов людей выросла до почти семи миллиардов людей за последние 50 лет.
Geçtiğimiz 50 sene içerisinde dünya, 2 milyar insandan hemen hemen 7 milyar insana çıktı.העולם צמח משני מיליארד אנשים לכמעט שבעה מיליארד אנשים ב 50 השנים האחרונות.
Geçtiğimiz 50 sene içerisinde dünya, 2 milyar insandan hemen hemen 7 milyar insana çıktı.ازداد تعداد العالم من مليارين إلى ما يقارب السبعة مليارات في الخمسين سنة الأخيرة.
Gelirler daha fazla artti, bize saglikli bir marj birakti bir cok insana ucretsiz olarak tedavi ederken.하지만 매출은 더 높은 수준으로 증가하여 건전한 마진율을 유지하고 있습니다. 많은 사람들에게 무료 진료를 제공하면서 말이죠.
Gelirler daha fazla artti, bize saglikli bir marj birakti bir cok insana ucretsiz olarak tedavi ederken.Magasabb szinten a nyereség nő, ami egy egészséges árat ad, s eközben magas számú ingyen kezeléseket nyújtunk.
Gelirler daha fazla artti, bize saglikli bir marj birakti bir cok insana ucretsiz olarak tedavi ederken.Przychody wzrosły w większym stopniu, dając nam zdrową marżę lecząc dużą liczbę ludzi za darmo.
Gelirler daha fazla artti, bize saglikli bir marj birakti bir cok insana ucretsiz olarak tedavi ederken.הפדיון גדל ברמה גבוהה יותר והדבר נתן לנו שוליים בריאים תוך כדי טיפול בכמות גדולה של אנשים ללא תשלום.
Gelirler daha fazla artti, bize saglikli bir marj birakti bir cok insana ucretsiz olarak tedavi ederken.وزيادة الإيرادات إلى أعلى مستوى ، أمّن لنا هامشا صحيا بينما كنا بصدد علاج عدد كبير من الناس مجانا.
Gelirler daha fazla artti, bize saglikli bir marj birakti bir cok insana ucretsiz olarak tedavi ederken.病院経営に健全なマージンを与える一方で 大勢の患者を無料で治療できています 絶対値で考えると
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpCu toate astea, daca ati analiza un om obisnuit, el nu se trezeste in fiecare zi spunand,
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpDe gewone man wordt niet elke dag wakker met in zijn hoofd de gedachte:
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpE tuttavia, se si analizza l'uomo o la donna comune, non è che si alzino ogni mattina dicendo:
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpJeśli analizujesz zwykłego człowieka, on lub ona nie budzą się każdego ranka myśląc:
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıp만약에 일반적인 사람을 분석해 본다면, 그들은 매일 아침 일어나면서
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpMégis, ha megnézzük az átlagembert, ő nem azzal ébred minden nap, hogy:
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpNamun, jika anda menganalisis orang kebanyakan, dia tidak bangun tiap hari dan berkata,
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpPourtant, si vous regardez l'individu moyen, il ou elle ne se lève pas chaque jour en se disant,
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpSieht man sich jedoch den gewöhnlichen Mann an, wacht dieser nicht jeden Tag auf und denkt sich:
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpSin embargo, si se analiza al hombre común, él o ella no despierta cada día y dice:
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpTuy vậy, nếu bạn nghĩ về những người bình thường, anh ấy hoặc cô ấy không thức dậy vào mỗi sáng rồi nói,
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpΌμως αν αναλύσουμε το μέσο άνθρωπο δεν ξυπνάει ένα πρωί και λέει:
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpИ все пак, ако се анализира обикновеният човек, той или тя не се събужда всеки ден с думите:
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpОднако, если рассматривать простого обывателя, он или она не просыпается каждый день со словами
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpאך אם תבחנו את האדם הפשוט, הוא או היא לא מתעוררים מידי בוקר ואומרים,
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıpولكن إذا حللتم نفسيًا الشخص المنحوس من عامة الناس فهو أو هي لا يستيقظون كل يوم ويقولوا
Gene de sıradan insana bakarsanız o her sabah uyanıp何の疑いをもつこともなく日々 「うーん、今日は誰に賄賂を渡そう」とか、
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göre노화의 진행속도를 느리게하기 위해서는 2가지를 모두 잡아야한다고 사람들은 생각합니다.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreDan ada dua pendapat menurut kebanyakan orang, berhubungan dengan menunda penuaan.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreE davvero, ci sono due punti di vista, secondo molte persone, a proposito del ritardare l'invecchiamento.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreEn er twee spelletjes zijn, over het uitstellen van veroudering volgens de meeste mensen.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreEt en fait il y a deux approches, selon la plupart des gens, en ce qui concerne le report du vieillissement
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreKétféleképpen közelíthetjük, a közvélekedés szerint, az öregedés kitolását.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreNa realidade, para a maioria das pessoas, há duas coisas em jogo, quanto a adiar o envelhecimento.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreSi nu exista decat doua variante, in opinia majoritatii oamenilor, in ce priveste amanarea imbatranirii.