insanın ile cümle

insanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu oluşum ve biçimlenmede Anadolu insanının yaşamının ve toplum yapısının etkisi açıkça görülür.Poznaje strukturę i moralność wspólnoty, w której żyje.
Bazılarının büyük bir üne kavuştuğu bu din adamları bölgeye birçok insanin gelmesine neden oldular.(3) Procesje ludzi z daleka przychodzących tu widziano od wielu tędy przychodzących.
Bu da insanın bilgilerinin doğruluğunun sorgulanmasına neden oldu.Konkluzja ta doprowadziła do postawienia pytania o autentyczność dokumentu.
Secde vaziyeti insanın Rabbine en yakın olduğu haldir.I Herrens hand ligger människans framgång, och Han sprider sin glans över de styrande".
İnsanın Allah’tan ölümü dilemesi de İslam’da hoş karşılanmayan bir davranıştır.Om vi skola dö, så är det Guds vilja, och Gud ske hans vilja!"
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Egyptierna trodde att alla människor bestod av fysiska och andliga delar eller aspekter.
Her sene yedi ila on milyon insanın leptospiroz enfeksiyonuna yakalandığı tahmin edilmektedir.Det beräknas att sju till tio miljoner människor smittas med leptospiros varje år.
Bu sebeple insanın kendi canı üzerine karar verebilme hakkı yoktur, bu hak ancak Allah’ındır.Det var med andra ord inte Gud som skulle försonas med människan utan människan som skall försonas med Gud.
Onun için insanın yaptığı işleri Allah takdir etmiştir.Människan kan alltså avfärda den av Gud skapade handling.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Ett så omfattande system skulle kunna ha räddat tusentals människoliv.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Ett lik är en avliden människas döda kropp.
Truman Everts gibi Kuzey Amerikalı araştırmacılar Puma çığlığını insanınkine benzer olarak tarif etmişlerdir.Den nordamerikanska forskaren Truman Everts beskriver pumans skrik som människoliknande.
İnsanın düşünen ve duyan bir varlık olduğunu hesaba katarak," demişti.Detta skall vara till minne av männen, så länge människor leva."
Bu cinse mensup iki tür, insanın yaşayan en yakın akrabalarıdır.Släktet bildas av två arter som är människans närmaste nulevande släktingar.
İnsanın günde sekiz bardak suya ihtiyacı vardır.Rekommendationen att en person borde dricka åtta glas vatten om dagen saknar vetenskapligt stöd.
Antroposantrizm, insanın her şeyin merkezinde olduğunu öne sürer.Antropocentrism, förhållningssätt där människan sätts i alltings centrum.
Perde, insanın sefaletidir; İsa için bile bir perde vardır.Hudud (arabiska حدود) betyder begränsning och betecknar Guds begränsning för människan.
Bu ayaklanma 3000 insanın ölümüyle sonuçlandı.Statskuppen ledde till 3000 döda.
Her insanın parmak izinin birbirinden farklı olduğunu kaydetti.Han kom på ett sätt att se skillnad på olika fingeravtryck.
Koyun da sığırla birlikte insanın ilk evcilleştirdiği hayvanlardan biridir.Geten är jämte fåret ett av människans tidigaste husdjur.
Şempanze ile insanın atalarının altı milyon yıl önce birbirinden ayrıldığı bilinmektedir.Vi vet också att vi skiljdes från schimpansen för ca 6 miljoner år sedan.
Yaklaşık 230-000 - 1.4 milyon insanın ölümüyle sonuçlanmıştır.När kriget var över hade mellan 230 000 och 1,4 miljoner människor dött.
Bu bir milyondan fazla insanın ölümüne yol açtı.Totalt kostar den över en miljon människoliv.
Sağlıklı bir insanın vücudundaki her hücrede 46 tane kromozom vardır.Varje kroppscell hos en människa har 46 stycken kromosomer.
İnsanın Kökeni: Bizi insan yapan nedir?.Gryning över Kalahari : Hur människan blev människa.
Yani insan insanın kurdu olmaya devam eder.Därmed flyter människan i en vilsenhet.
Bunların toplam nüfusu 5,2 milyar insanın içinde dünya nüfusunun yüzde 75'ine eşittir.Figur 1.5: Antal dödade per miljon invånare i EU 27.
4.252 insanın gemiden tahliye edilmesi gerekti.Omkring 215 000 soldater evakuerades.
Bu zindanların en kötüsü insanın kendisidir.Det största hotet för denna makak är däremot människan.
Gerçekten de Ortaçağ Avrupa’da insanın hiçbir kıymeti yoktu.Ett människoliv var inte mycket värt på medeltiden.
Steve bu projeyi kabul edip başarıyla tamamlamış ve bir insanın 4 katı kadar güçlenmiş olarak çıkmıştır.Edward gör en bra comeback och slutar fyra.
Genel olarak kurgusal olmayan ürünler yasal belgeler ve kayıtlarda, çok az insanın ilgisine sunulmuştur.Kvinnors sexualitet är oftast inte tillräckligt representerade i texter och dokumentation.
Afrika'dan Çıkış: Modern İnsanın Kökeni.Afrika vänder: en kontinent i förändring.
"Hıbılık", uğradığı insanın gözüne kedi şeklinde görünür.Exempel: Den ser ju ut som något som katten släpat in.
Felaket, 64 Milyon insanın ölümüne sebep oldu."Katastrofen krävde minst 36 000 människoliv.
Küba’ya göç edecek olan binlerce insanın içerisinde azılı suçlular ve akıl hastaları da vardır.Vissa länder tillämpar därutöver ytterligare begränsningar för brottslingar och sinnessjuka.
Döngüler olumlu süreçteyse insanın kendisini daha iyi hissettiği söylenebilir.Man lär på olika sätt känna sig själv bättre.
Benim için, insanın değeri her şeyin üstündedir."Idag – mer än någonsin – är kvinnors sak hela mänsklighetens sak."
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."Det finns inget intressantare än landskapet i en människas ansikte.
Albüme adını veren şarkı bir insanın tecritini ve cinsel bunalımlarına değinir.Budskapet är att kärleken enligt sångtexten inte känner till några gränser eller hudfärger.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Ця коротка затримка могла б врятувати багато життів.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.Після цього їм доводиться щодня боротися за своє життя.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Єгиптяни вірили, що кожна людська істота складається з фізичних і духовних частин або аспектів.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.Організм людської істоти виробляє новий комплекс органів у відповідь на таку потребу.
Plus, ölmüş bir insanın ruhudur.Це дух померлої людини.
Homo homini lupus İnsan insanın kurdudur.Homo homĭni lupus est – Людина людині вовк.
Kirâmen Kâtibîn melekleri: Her insanın sağında ve solunda olup onun yaptıklarını kaydeden yazıcı meleklerdir.Хор: Let all the angels of God worship Himопис файлу Євр. 1:6 Let all the angels of God worship Him.
İnsan klonlama, bir insanın genetik kimliğinin bir kopyasının yaratılmasına verilen isim.Докладніше: Клонування людини Клонування людини — це створення генетично ідентичної копії людини.
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.Обо́в'язок — це сукупність моральних зобов'язань людини перед іншими.
Doğanın keşfedilmemiş yönlerini ve insanın bilinmeyen yönlerini araştırmak.Дослідження невивчених законів природи і нерозкритих здібностей людини.
Bir insanın elinin içinin genişliği (avuç içi ve parmaklar dahil), TVYA’nın yaklaşık %1’ine denk gelmektedir.Розмір відбитка руки (у тому числі долоні та пальців) становить приблизно 1 % ЗППТ.
Yetişkin bir insanın günlük su ihtiyacı 2500-2600 ml kadardır.Щоденна потреба дорослої людини у воді становить 2,5—4 дм3.
Bir insanın doğumundan ölümüne kadar olan zamanı konu alabilir.Воно є часом існування людини з моменту народження до моменту смерті.
İnsanın Kökeni: Bizi insan yapan nedir?.Мова і свідомість: що робить нас людьми?.
İnsanın gözü doymazlığını simgeler.Від людського ока нічого не утаїш.
İnsanın ölüme karşı zaferini sembolize eder.Зображення гри людини проти Смерті за своє життя.
İnsanın sinir sistemi, yaklaşık 10 milyar sinir hücresi içerir.Кора головного мозку людини містить десятки мільярдів нейронів.
Bir insanın algılayabileceği en düşük frekans ise tipik olarak 20 Hz'dir.Так, найменша частота, що сприймається людським вухом як звук, становить 20 Гц.
İnsan boyu, bir insanın boy uzunluğudur.Довгожи́тель — людина, яка вирізняється довголіттям.
O kocasını az veya çok sevmek konusunda terbiyelidir, ama o bataklık insanını gerçekten önemsemeyebilir.Вона може бути просто вашою знайомою або подругою, факт вашого одруження не важливий.

İlgili Sayfalar