insanın ile cümle

insanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnsan klonlama, bir insanın genetik kimliğinin bir kopyasının yaratılmasına verilen isim.Clonagem humana é a cópia geneticamente idêntica de um ser humano.
Her sene yedi ila on milyon insanın leptospiroz enfeksiyonuna yakalandığı tahmin edilmektedir.Em cada ano, cerca de 2,5 em cada 1000 pessoas são afetadas por episódios de lesões de herpes labial.
1268 Kilikya depremi, 1268 yılında 60.000'den fazla insanın ölümüne yol açan çok şiddetli bir deprem..Pouco depois, um grande sismo em 1268 devastou o país, matando mais de 60 000 pessoas.
Diğer maymunlardan farklı olarak - insanın dışında - tüm insansılarda kollar bacaklardan daha uzundur.Como todos os grandes primatas, com exceção dos seres humanos, seus braços são maiores que as pernas.
1990 yılında People dergisi tarafından dünyanın en güzel 50 insanından biri seçildi.Em 1990, foi eleita pela revista People uma das 50 mulheres mais bonitas do mundo.
Bu da onu şempanzeden (bonobo dahil) sonra insanın yaşayan ikinci en yakın akrabası yapar.Junto com o chimpanzé-comum, o bonobo é o parente vivo mais próximo geneticamente do ser humano.
1994'te Rwanda'da yaşanan soykırım 800.000 insanın katledilmesiyle sonuçlanmıştır.Calcula-se que 800 mil pessoas tenham sido mortas no genocídio de Ruanda.
Sanatçı, konseptin albüm adına bir gönderme olduğunu belirtti: "insanın kendisinden çıkan iyi ve kötü şeyler".Em seu livro Súplicas de Um Necessitado, afirma que "é uma arte sentir-se pobre e necessitado.
İnsanın eli ayağı adeta titriyor.As mãos dela estavam a tremer.
İnsanın Yolculuğu: Genetik Bir Odisee .Ouvido Absoluto Ouvido Absoluto - Um dom de gênio.
Dinler tarihi, insanın dini tecrübelerinin ve düşüncelerinin yazılı kaydına işaret eder.Os adventistas progressistas acreditam no relato sincero de notícias e informações sobre a igreja.
Yakından bakıldığında bu insanın bir rahip ya da keşiş olduğu anlaşılır.Este último deve ser um sacerdote ou um religioso.
"Miles Away" pek çok çalışan insanın kendisinden izler bulabileceği bir şarkı."'Miles Away' é uma música em todos podem se relacionar.
Böylelikle Hurûfî inancına göre Tanrı, kendi ismi olan "Allah"ı insanın yüzüne nakşetmiş bulunmaktadır.Criou, pois, Deus o homem à sua imagem, à imagem de Deus o criou; homem e mulher os criou. _______ a.
Bu kadar fazla insanın bir araya toplanabileceği bir alan yoktu.Mas não havia lugar onde tantos refugiados pudessem se estabelecer.
İnsanın sinir sistemi, yaklaşık 10 milyar sinir hücresi içerir.O sistema nervoso entérico por si só contém milhões de neurônios.
Yüze sarılan, bu aşamada görevini yerine getirir ve baygın haldeki insanın ağzından içeri bir tüp bırakır.O ato de puxar o fio para fora de sua boca chama a atenção ao fato de trazer algo de dentro para fora.
Bu özelliği sayesinde birçok insanın ölümüne yol açan eylemlerde bulunmuştur.Isso encardeou uma série de eventos que levaram à morte acidental da garota.
Açık mantapa tapınağın en büyük bölümüdür ve çok sayıda insanın toplanmasına olanak sağlar.O nível mais elevado na estrutura do SEPIADES é o institute, que pode conter várias collections.
Secde vaziyeti insanın Rabbine en yakın olduğu haldir.En dat hield in dat zijn volk hem niet meer hoefde te herkennen als hun heer.
İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır.(Dat betekent dat God als de schepper van de aarde en de mensen daar mee kan handelen naar Zijn goeddunken).
İnsan, insanın dünyası, devlet, toplum anlamına geliyor.Maar de mens, dat is de wereld van de mens, staat, maatschappij.
İnsanın, ailenin ve soyun koruyucu ruhudur (iyesidir).De regten van den mensch en burger en de pligten daaruit voortvloeijende.
Bir insanın sonismi babasına verilen ismi (babaadlı) veya bazı durumlarda anne ismini (anaadlı) gösterir.Een schoonouder betreft de moeder of de vader van de persoon met wie men is (of was) getrouwd.
Doğu (Ortodoks) Kilisesine göre Şeytan, insanın üç düşmanından (diğerleri günah ve ölüm) birisidir.De duivel zegt dan dat hij een ziel van een ander wil, die al voor de helft in zijn bezit is.
Hatta insanın güçlü yönlerinin ikincili değildir.De individuele gevoeligheden van mensen zijn ook niet uniek.
İnsanın, yeniden doğum döngüsünden kurtulması için hiçbir şansı yoktur.Er is een zeer reële mogelijkheid dat men niet meer als mens na de wedergeboorte zal terugkeren.
Bunlar her insanın yaşamını belirleyen faktörlerdir.Die stellen elk het leven van een mens voor.
Şöyle ki: Bir grup insanın toplandığı bir toplu ibadet şekliydi bu.De stukken maken deel uit van een privéverzameling waarvan slechts een deel wordt getoond.
Her sene yedi ila on milyon insanın leptospiroz enfeksiyonuna yakalandığı tahmin edilmektedir.Jaarlijks raken naar schatting zeven tot tien miljoen mensen besmet met de ziekte van Weil.
Bu ihtiyaç az veya çok her insanın doğasında vardır.Deze angst bestaat in meer of mindere mate bij ieder mens.
Uzay insanına İngilizce astronaut, Rusça kozmonot (космона́вт) denir.De Russische benaming voor een astronaut of ruimtevaarder is kosmonaut.
İnsanın etrafında bir ateş çemberi oluşturur.In een hoek is een vuurtje gestookt.
Kölelik, bir insanın başka birinin malı ve mülkü olması.Slavernij is een maatschappelijk verschijnsel waarin personen eigendom zijn van een ander persoon.
Bahçesinde ise üniversitenin 154 meşhur bilim insanının büstü vardır.Een geleerd en grappig stuk over de leraar uit 1540.
İnsanın günde sekiz bardak suya ihtiyacı vardır.Een kind heeft minstens een liter water per dag nodig.
( Derinlik, insanın en kapsamlı gereksinimlerine olan hassaslığında yaratılan dengeden söz eder.(Verlichting is het uittreden van de mens uit de onmondigheid die hij aan zichzelf te wijten heeft.
Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur.Rechtvaardigheid ligt in de rechtvaardigheid zelf.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Een vroege toepassing van deze ontdekking zou miljoenen levens hebben kunnen redden.
İnsan tekil bir birlik olmadığı için, insanın bir evi yoktur.In tegenstelling tot een vereniging heeft een stichting geen leden.
İnsanın yaratılışı şerefine verilen şölende bütün tanrılar içerek sarhoş olmuşlar.Om je pijnen te verzachten Staat de drank der goden klaar.
Bu da kurbanın yani insanın hemen ölmesini engelliyor.De tekst impliceert het naderende overlijden van de man.
Benlik yitimi, insanın kendini benliğinden sıyrılmış olarak görmesi, duymasıdır.Voor een buitenstaander klinkt het zelfs alsof men boos op elkaar is.
İnsanın ölüme karşı zaferini sembolize eder.Deze staat symbool voor haar triomf op de dood.
İnsanın çevreyle oluşturduğu ilişki en büyük dengelerden biridir.De mens is het meest rechtshandig.
İran-Irak Savaşı, yaklaşık bir milyon insanın hayatına mal oldu.De Aziatische griep kostte aan ongeveer 1 miljoen mensen het leven.
Yine İnsanın hareketleri halleri, cine gaybdır.De mens terug op maat van het mens-zijn.
4.252 insanın gemiden tahliye edilmesi gerekti.Het schip werd bemand door 452 man.
FBI 49.000.000'dan fazla insanın parmak izini tespit edecek hacme ulaşmıştır.Vinger- en handpalmafdrukken van meer dan 900.000 bekende personen waren opgenomen.
Buna göre, insanın ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirlemeye gücü yetmez.Dit betekent niet dat mensen niet weten wat zij willen of hun eigen keuzes niet kunnen maken.
1994'te Rwanda'da yaşanan soykırım 800.000 insanın katledilmesiyle sonuçlanmıştır.Daarna lieten we het gebeuren dat er in Rwanda, tijdens de genocide 800.000 mensen werden vermoord.
Burası, yetişkin bir insanın emekleyerek içeri girmesine yetecek büyüklükte olmalıdır.Ze zijn groot genoeg om een volwassen mens in een hap te verslinden.
Çoğu insanın 12 çift kaburga kemiği vardır.Mensen hebben in principe twaalf paar hersenzenuwen.
Barınaklar genellikle bir insanın giyim ihtiyacını düşürür.Een kledingwinkel beschikt meestal over een etalage om kleding aan de consument te laten zien.
Heidegger, "insanın özü varoluşundadır" demektedir.Heidegger noemt dit "het existentiële".
İnsanın kokusunu elde etmiştir.De geur trekt mannetjes aan.
Zaman geçtikçe öğrendim ki insanın sahip olabileceği en büyük şey başka bir insanın varlığı....” demiştir."O, ik kan ook zeggen dat ik het beste van hetgeen ik bezit, aan een meisje te danken heb.
İnsan boyu, bir insanın boy uzunluğudur.Hoe groot of hoe klein is de mens?
İnsanın başı daralmayınca Hızır yetişmez.Als de nood het hoogst is, is de redding nabij.
Cennet ve cehennem sadece insanın kalbinde bulunur.Hemel en hel bestaan alleen in het menselijk hart.

İlgili Sayfalar