insanın ile cümle

insanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
“Bilgi gereksinimi insanın zihinsel gereksinimlerinden biridir.Comunicarse es una necesidad propia del ser humano.
LaVeyan satanistlere göre, Şeytan; insanın vahşi doğasını temsil etmektedir.Por último, como deidad, Pan representaba a toda la naturaleza salvaje.
Akrep insanlar, bir insanın başı, kolu ile bir akrebin gövdesine sahiptir.El resultado es una criatura con cuerpo de humano pero con la cabeza y brazo de una mosca.
Böylelikle hastalık insanın şifa bulmayı dilediği Tanrı'nın huzurunda yaşanır.¿Por qué entonces el hombre debe esperar la misericordia de Dios?
İlk insanın ne zaman Amerika’ya göç ettiği tam olarak bilinmemektedir.Se desconoce la fecha de su llegada a América.
İnsanın sinir sistemi, yaklaşık 10 milyar sinir hücresi içerir.Un cerebro humano tiene unos 100 mil millones de neuronas.
Anlamı, fıkıh ilmi içine insanın lehinde ve aleyhinde olan her şey girer, demektir.Entra Dapertutto, la encarnación del mal en este acto.
Bunlar her insanın yaşamını belirleyen faktörlerdir.Son asuntos de la esfera privada de cada persona.
Köpekler insanın en iyi dostlarıdır.Il cane è il miglior amico dell'uomo.
Her şey insanın ellerinde. Bu yüzden onları sık sık yıka.Tutto è nelle mani dell'uomo. Per questo motivo, lavale spesso.
2010 yılında hava kirliliği, 1,2 milyon insanın erken ölümüne sebep oldu.Si stima che nel 2010 l'inquinamento atmosferico abbia causato 1,2 milioni di morti premature in Cina.
İnsanın Kökeni: Bizi insan yapan nedir?.L'interrogativo che si pone è: che cosa rende umano un essere umano?
Albüm, sabahtan akşama bir insanın yaşamını yansıtır.L'album riflette un giorno dell'esistenza umana, dal mattino alla notte.
Daha sonra, Domeniconi Türkiye'ye gitmiş ülke kültüründen ve insanından tutku derecesinde etkilenmiştir.Più tardi Domeniconi visita la Turchia e rimane affascinato dalla sua cultura e dalla sua gente.
( İnsanın hayatını belirleyen şey, tavır ve hareketleridir. )Saprofagia e commensalismo con l'uomo.
Bu çağdan kalan mağara resimlerinden hiçbirinde insanın insana saldırdığı resmedilmemiştir.Di molti dipinti murari di quel periodo, nessuno rappresenta persone che attaccano altre persone.
Fırtına boyunca 900,000 insanın üzerinde insan, elektriksiz kalmıştır.Più di 900 000 persone nello Stato hanno subito mancanza di energia elettrica.
Her sene yedi ila on milyon insanın leptospiroz enfeksiyonuna yakalandığı tahmin edilmektedir.Si stima che tra i 7 e i 10 milioni di persone al mondo contraggano la leptospirosi ogni anno.
Çıkmaz : İnsanın hayatını eninde sonunda yazgının belirlediği anlatılır.Parla di ciò che potrebbe accadere a una persona alla fine di una relazione.
Hiçbir insanın ömrü yirmi yılı aşmayacak.L'aspettativa di vita non supera i 20 anni.
Bu da pek çok insanın şarkıda bir şekilde kendini bulmasını sağlıyor." dedi.La maggior parte di loro se la cava in qualche modo».
Çoğu insanın 12 çift kaburga kemiği vardır.Le femmine hanno 12 paia di mammelle.
Bu filmlerde Peter Cushing, "Dr. Who" adında bir bilim insanını oynamıştır.Entrambe con Peter Cushing nel ruolo di Dr. Who, personaggio ispirato al Dottore.
Felaket, 64 Milyon insanın ölümüne sebep oldu."Si sono dimenticati di ciò che è successo ai 44 caduti.»
Aşk, insanın en iyi niteliklerini açığa çıkarıp, en üst düzeye taşıyan güçtür.Sii consapevole che l'incoraggiamento e la lode agli altri porta fuori il meglio di loro.
Kitap, kendi insanından kopan aydının trajedisi.Libertà dalle macerie del tuo passato.
Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur.La convinzione che la violenza appartiene all'uomo.
Yani insan insanın kurdu olmaya devam eder.La donna è quindi destinata anch'essa a diventare un lupo mannaro.
O'na iman eden insanın eski günahlı hayatı ölür ve yeni kutsal bir hayat başlar.Essi attendono colui che darà vita ad una nuova guerra sacra.
Yerde ayakta duran bir insanın kokpitin içini görmesi olasıydı.Tocca un vaso per vedere cosa c'è dentro.
Machiavelli, insanın özünde kötülük bulunduğunu düşünür.Makiguchi era convinto che la vera felicità si trovasse nella creazione di valore.
Bu aynı zamanda yasak olup, bir insanın önünde melekten insana dönüşüm yapmıştır.Anche lei era umana prima di essere reincarnata in un Demone.
Heidegger, "insanın özü varoluşundadır" demektedir.Heidegger dirà più tardi: «L'avvenire è l'origine della storia.
İşte bu kararlar insanın varoluşunun gerçekleştirilmesidir.Le possibilità caratterizzano l'esistenza della persona umana.
Bu iki şempanze türü ve insanın DNA'sının %98.4'ü tamamen aynıdır.Infatti, il 98,6% della sequenza di DNA è identica tra le due specie di scimpanzé e gli esseri umani.
11. canon'da insanın iki canı olduğundan sözediliyordu.Si dice che nei duelli abbia ucciso 11 persone.
Aynı şekilde, bir algının oluşmasında beynin rolü vardır, ama algı insanın zihninde oluşur.Ciò nonostante, la mente si correlaziona 1:1 al cervello; la vita mentale dipende dal cervello.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Le sue azioni da quel momento in poi contribuirono probabilmente a salvare molte vite.
Buna göre az sayıda insanın yaşlanma olanağı bulduğu düşünülmektedir.Sostanzialmente stima il grado di invecchiamento di una popolazione.
Bu harekat binlerce masum insanın ölümüyle sonuçlanmıştır.Questa operazione si concluse con centinaia di morti.
İnsanın “gölge can”ı öte-âlemin eşiğini bekleyen eşik bekçisine rastlar; sonra kayıkla öte yakaya geçer.In verità l'uomo è una cloaca vivente, uno scarico d'acque nere: l'oltreuomo è l'oceano che può ripulirlo.
Çok sayıdaki fakir insanın şehir içine akın etmesine yol açıldı.Un nutrito gruppo di persone venne destinato alla pulizia della città.
Sirkten Manzaralar: İnsanın içindeki yaratıcılık.Oltre la tela: gli orizzonti del creato.
Epeyce insanın ölümüne sebebiyet verdi.Sulla causa della morte dell'uomo sono sorte molte discussioni.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni."Creazione dell'uomo o destino dell'uomo?
Şehir coğrafyası insanı, insanın etkinliklerini ve insan ile yerkürenin karşılıklı etkileşimini inceler.Vite parallele, le loro, con una comunanza di attenzione all'uomo e alla natura.
Fakat kişinin kendisini aşması için, ilk önce insanın aşılması gereken bir şey olduğunu kabul etmesi gerekir.Per essere forti a un certo punto gli uomini devono ammettere la propria debolezza.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.La carcassa è il corpo di un animale morto.
Bu yaşam döngüsüdür ve tüm döngüyü düşününce bir insanın ölümü önemsizdir.Se la morte è l'unica conclusione della vita, allora tutto sembra vano.
Aynı zamanda bu sıvılar insanın karakterini de belirler.I costumi indicano anche lo status del personaggio.
Köpek insanın en iyi dostudur.Собака - лучший друг человека.
Her insanın kaderi kendi ellerindedir.Каждый человек - хозяин своей судьбы.
Tecrübeli bir insanın nasihatına paha biçilemez.Совет опытного человека бесценен.
Müzik insanın enerjisini yükseltir.Музыка поднимает настроение.
Bu köprü işe giden binlerce insanın bir saat yolunu kısaltıyor.Этот мост на час сократит время тысячам людей, которые добираются до работы.
Evde yabancı insanın olmasından pek hoşlanmam.Я не люблю чужих людей в доме.
Sana insanın küllerinden yeniden doğabileceğini göstereceğim.Я покажу тебе, что человек может возродиться из пепла.
Bu sebeple insanın kendi canı üzerine karar verebilme hakkı yoktur, bu hak ancak Allah’ındır.Аллах не воз­ла­га­ет на человека сверх того, что Он да­ро­вал ему.
Çünkü Şeytan insanın yaratılmasına itiraz etmiştir.Сатана пребывает внутри человека (и во всем господствует над ним).
İşte Allah’ tan insanın isteyeceği bir tek şey olsaydı eğer, o da hidayet olmalıydı diyor.Он сказал: «Этот сон окажется вещим, если на то будет воля Аллаха.

İlgili Sayfalar