insanın ile cümle

insanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü Şeytan insanın yaratılmasına itiraz etmiştir.Mais le diable persuada le peuple de le tuer, lui qui ruinait leur culte.
Afrika'dan Çıkış: Modern İnsanın Kökeni.Article détaillé : Origine africaine de l'homme moderne.
Kirâmen Kâtibîn melekleri: Her insanın sağında ve solunda olup onun yaptıklarını kaydeden yazıcı meleklerdir.À droite et à gauche sont prosternés des anges adorateurs, flanqués d'anges joueurs de viole».
2004 yılında Entertainment Weekly tarafından Amerika'nın en komik 25 insanından biri olarak seçildi.En 2004 Entertainment Weekly l'a citée dans sa liste des 25 personnes les plus drôles d'Amérique.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.L’organisme humain produit un nouvel ensemble d’organes afin de répondre à un tel besoin.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Les Égyptiens croient que chaque être humain est composé d'éléments physiques et spirituels.
İnsanın kokusunu elde etmiştir.Vous sentez l'huile.
Sevinç ise bir insanın geçici olarak hissettiği hoş bir duygudur.Vous savez, c'est juste une journée standard agréable dans la vie de quelqu'un.
Onun için insanın yaptığı işleri Allah takdir etmiştir.So God imparts to human hearts The blessings of His heaven.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Corps : cadavre d'une personne décédée.
1994'te Rwanda'da yaşanan soykırım 800.000 insanın katledilmesiyle sonuçlanmıştır.Le génocide de 1994 au Rwanda a fait selon l'ONU près de 800 000 morts.
4.252 insanın gemiden tahliye edilmesi gerekti.352 touristes ont dû être évacués.
Böylece göğüs patlatan (bebek yaratık) kurbanın (örneğin bir insanın) bedenine yerleştirilmiş olur.C'est lui qui le vainquit avec le sort Foudre divinel (Indignation).
Her SNP için, bir insanın sahip olduğu alel kombinasyonları onun genotipini oluşturur.Pour chaque SNP, la combinaison des allèles qu'une personne possède est appelée un génotype.
En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır.Son besoin le plus profondément humain est donc celui de communiquer.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.Face au terrorisme, nous devons nous mobiliser chaque jour.
Yaklaşık 3.5 milyon insanın ölümü ile sonuçlandığı tahmin ediliyor.On estime que la famine aurait fait environ 5,5 millions de morts.
Ticaretin ortaya çıkış nedeni, insanın ihtiyaçlarını karşılama arzusudur.Le commerce a pour moteur la satisfaction des multiples besoins de l'homme.
Buna rağmen yine de köy insanın elindeki imkânlarla ihtiyaclarını görüyorlar.Pourtant, les fugitifs trouvent auprès de la population des alentours de quoi subvenir à leur besoin.
Buna göre az sayıda insanın yaşlanma olanağı bulduğu düşünülmektedir.A contrario, beaucoup d'adultes détestent se souvenir qu'ils vieillissent continuellement.
Ama sandalye insanın düşmesini engelleyen bir dış kuvvet uygulamaktadır.Mais la chaise lui applique une force externe sous les fesses, qui l'empêche de suivre cette tendance.
İnsanın kromozom sayısı ise 46'dır.Le nombre de base de chromosomes est de 36.
Fakat bu sonuçlar birçok bilim insanının katıldığı bir tartışmaya yol açtı ve kesin bir sonuca ulaşılamadı.Les résultats de ces mesures sont encore l'objet de nombreux débats scientifiques sans conclusion définitive.
Yaklaşık 83 milyon insanın yaşadığı ülke, Avrupa Birliği'ndeki en büyük nüfustur.Avec environ 83 millions d'habitants, l'Allemagne est le pays le plus peuplé de l'Union européenne.
Sıcak bir yaz mevsimi, bu üç insanın yolları kesişir.Devant cette situation critique, les trois hommes ont besoin de se relaxer.
İnsanın günde sekiz bardak suya ihtiyacı vardır.La production est de huit millions de bouteilles par an.
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.Une vie sans ego connait le bonheur.
Bu ayaklanma 3000 insanın ölümüyle sonuçlandı.Cette exécution est suivie du massacre de 3 000 de ses habitants.
Akrep insanın resmi (Sınır taşından: Kudurru).Exemple : os de la face (crâne).
Babil'de her insanın bir koruyucu meleği ya da koruyucu ruhu bulunduğuna inanılırdı.Saint Basile le grand dit que chaque personne vivante possède un ange gardien.
LaVeyan satanistlere göre, Şeytan; insanın vahşi doğasını temsil etmektedir.Il est à différencier du satanisme LaVeyen, représentant Satan comme une force de la nature.
Bu özelliği sayesinde birçok insanın ölümüne yol açan eylemlerde bulunmuştur.C'est là qu'il a entrepris des expérimentations humaines qui ont entraîné la mort de nombreuses victimes.
Bir grup insanın, kendi arasında, ortaklaşa üretmesine ve tüketmesine dayanır.Les membres d'une bande coopèrent, notamment pour chasser et partager leur nourriture.
Grup, insanın olduğu her yerde oynamayı kendine ilke edinmiştir.Je crois en revanche que je donne priorité partout à l'humain.
Anlamaya çalışmak insanın kendinden başlar.Savoir où aller commence par la connaissance de soi.
Toplamda yaklaşık 30.000 insanın ölümüne neden olmuştur.Cette catastrophe fait environ 30 000 morts.
Şarkı genel olarak günümüz insanının sorunlarına değinmektedir.Ils correspondent globalement aux cantons d'aujourd'hui.
İşte Allah’ tan insanın isteyeceği bir tek şey olsaydı eğer, o da hidayet olmalıydı diyor.Telle est la parole d'Allah : «Oui, ce Coran conduit à ce qui est plus droit , » .
Yakından bakıldığında bu insanın bir rahip ya da keşiş olduğu anlaşılır.Les connaissances religieuses de l'auteur impliquent qu'il était moine ou prêtre.
Doğal hukuk; insanın mantıkla erişebileceği, yazılı olmayan hukuk kuralıdır.Pour lui, la loi naturelle est la seule loi qui est indiscutable.
Sermaye az sayıda insanın elinde yoğunlaşır.Tirage à très petit nombre pour quelques amis.
İnsan klonlama, bir insanın genetik kimliğinin bir kopyasının yaratılmasına verilen isim.En effet son pouvoir consiste à créer un clone d'une personne.
Charles Darwin, "İnsanın Türeyişi".Pierre Durand, Les Armes de l'Espoir.
Advaita Vedanta’ya göre insanın varoluş özü Brahman’la aynıdır.Selon la philosophie de l'Advaita Vedānta, le Brahman est la réalité ultime.
2.600.000 civarındaki insanın bu tapınağın inşaatına katkıda bulunduğu tahmin edilmektedir.Plus de six mille personnes étaient employées au service de ce temple.
Böylece AIDS kurbanı bir insanın toplum içindeki yerini sorgulayan bir dava da başlamış olur.Par exemple savoir si un suspect a déjà visité le lieu d'un crime.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.Ce, à une condition : arrêter de tuer des gens sur son passage.
Kültür, insanın toplumsal birliğinin en ayırıcı özelliklerinden birisidir.La culture est une caractéristique majeure de l'espèce humaine.
Bir insanın on parmağı vardır.Un hombre tiene diez dedos.
İnsanın iki ayağı vardır.El hombre tiene dos pies.
2.dünya savaşı 70 milyon'dan fazla insanın hayatına maloldu.La Segunda Guerra Mundial costó la vida de más de setenta millones de personas.
Sağlıklı bir insanın kalp atışlarındaki süre aralığı yaklaşık olarak 0,8 saniyedir.El tiempo entre los latidos del corazón de un ser humano sano es de aproximadamente 0,8 segundos.
Her insanın saklı bir yanı vardır.Toda persona tiene un lado oculto.
Tom Amerika'daki birçok insanın niçin beyzbolun futboldan daha ilginç olduğunu düşündüklerini merak etti.Tom se preguntaba por qué mucha gente en América pensaba que el béisbol era más interesante que el fútbol.
Aç insanın en kıymetli malı yiyecektir.El hombre hambriento se come sus bienes más valiosos.
İnsanın prensipleri olmalı.La gente debería tener principios.
İnsanın en iyi başarıları en büyük hayal kırıklıklarından sonra gelir.El mayor triunfo de una persona llega después de su mayor decepción.
İnsanın iyi hissetmesi için önce kendini sevmesi gerekir.Para que las personas se sientan bien primero se tienen que querer a sí mismas.
Sonsuza kadar fakir olmak mı? O zaman medeniyet ne için? İnsanın vicdanı ne içindir?¿Ser eternamente pobres? ¿Para qué sirve entonces la civilización? ¿Para qué sirve la conciencia del hombre?
Bu, dahası, insanın hayatta kalmasının vazgeçilmez önceliğidir.Esa es, además, la premisa indispensable de la supervivencia humana.

İlgili Sayfalar