insanın ile cümle

insanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Devriye de insanın Allah’ tan gelip yine Allah’ a gideceği konusu işlenir.So solle der Mensch zurückgeführt werden zu Gott.
Ne ona karşı çıkma gücü, ne de güçlü insanın sahip olduğu özelliklere sahip olma şansı vardır.Es gibt keine Sicherheit, wenn man genauso stark ist wie ein möglicher Gegner.
Çoğu insanın 12 çift kaburga kemiği vardır.Der Mensch besitzt 12 Brustwirbel.
İnsanın kromozom sayısı ise 46'dır.Die Chromosomenzahl beträgt etwa 164.
Bu da insanın bilgilerinin doğruluğunun sorgulanmasına neden oldu.Daher wurde menschliches Wissen in Frage gestellt.
Kitaplarında, günlük hayat içinde insanın varoluş, kimlik sorunlarını irdeler.Er suchte im alltäglichen Leben der Arbeit und des Existenzkampfes die grundlegenden menschlichen Werte.
İnsanın kendine özgü bireyliğini ve topluma özgü toplumsallığını saptar.Sie geben Aufschluss über die regionale Zugehörigkeit und die soziale Stellung des Einzelnen.
Çok sayıdaki fakir insanın şehir içine akın etmesine yol açıldı.Es gelang ihnen, einen Teil der armen Bevölkerung in der Hauptstadt auf ihre Seite zu bringen.
4.252 insanın gemiden tahliye edilmesi gerekti.252 Leute mussten das Dorf verlassen.
Homo homini lupus İnsan insanın kurdudur.In: Homo homini lupus.
Her insanın bir masum hikayesi vardır.Jeder einzelne von uns gäbe einen schlechten Romanhelden ab.
Bunların, 1 milyonu Yahudi olmak üzere 1,1 milyon insanın öldürüldüğü tahmin edilmektedir.Die Zahl der ermordeten Juden beträgt mindestens 1,7 Millionen.
Doğanın keşfedilmemiş yönlerini ve insanın bilinmeyen yönlerini araştırmak.Noch ungeklärte Naturgesetze und die im Menschen verborgenen Kräfte zu erforschen.
Meleklerin insana üstünlüğü yoktur, aksine insanın meleklere üstünlüğü vardır.Der vollkommene Mensch steht über den dienenden Engeln.
Pişmanlık bir insanın geçmişteki davranışlarından hoşnut olmama duygusudur.Und ich genieße es, die Vergangenheit zu spüren.
Birey ilk başlarda; bu dünyanın, aslında başka sayısız insanın dünyasından oluştuğunu bilmiyordur.Du (fem.) hast zuerst gesehen, daß der, der wahrhaft zuerst existiert, ohne Wesen ist.
Bu insanın düzenli ve disiplinli bir hayata sahip olması demektir.Er möchte, dass Tom ein normales, schönes Leben führt.
Budist Etik, insanın içerisindeki uyanışı sağlamanın bir yoludur.Buddhistische Ethik ist ein Weg zur Selbsterlösung.
Bir insanın kurt adama dönüşmesi için bir kurt adam tarafından ısırılması gerekir.Wird ein Mensch von einem Werwolf gebissen, verwandelt er sich in einen Wolfsmenschen.
Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur.Die Wahrheit liegt im Inneren des Menschen.
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."«Es gibt nichts Teureres als ein langes Leben».
İnsanın çevreyle oluşturduğu ilişki en büyük dengelerden biridir.Der Mensch müsse für den Menschen das höchste Wesen werden.
İnsanın günde sekiz bardak suya ihtiyacı vardır.Sie verbringt generell acht Stunden täglich im Wasser.
Bu yüzden insanın yapabileceği en iyi şey hayatını yaşamak olacaktır.Was ihr fehlt ist der Mann fürs Leben.
Bu yüce insanın burada dünyaya gediğini gösteren bir dikili taş yaptırdı.Von diesem Herrscher stammt eine große Stele, die sich an diesem Ort fand.
Koyun da sığırla birlikte insanın ilk evcilleştirdiği hayvanlardan biridir.Ziegen gelten als das erste vom Menschen gehaltene Milchvieh überhaupt.
Bu iki şempanze türü ve insanın DNA'sının %98.4'ü tamamen aynıdır.Zum Vergleich: Schimpansen und Menschen haben 98,8 % der DNA gemeinsam.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.Aus diesem Schicksalsfaden wurde dann das Leben der Menschen gewebt.
Bu filmlerde Peter Cushing, "Dr. Who" adında bir bilim insanını oynamıştır.In den Filmen spielte Peter Cushing die Hauptrolle, und der Doktor stellt sich selbst als Doctor Who vor.
İnsanın ölüme karşı zaferini sembolize eder.Symbolisch sollte der Sieg des Lebens über den Tod gezeigt werden.
İnsanın bir kardeşi olarak algılanır.Es reicht zu wissen, dass jemand ein Bruder ist.
İnsanın gelişimidir hümanizmin ereği, bütün insanlar için hayatı daha iyi yapmak.Humanismus zielt auf die bestmögliche Entwicklung jedes Menschen.
Başka bir iddiaya göre Keçi Adam bir insanın ve keçinin cinsel ilişkisinin sonucudur.Das Prestige eines Mannes ergibt sich aus der Anzahl seiner Rinder und Frauen.
Akrep insanın resmi (Sınır taşından: Kudurru).Bildnisbüste eines Mannes (Gips).
Dünyada kaynaklar kısıtlıdır ve her insanın bütün ihtiyaçlarını, arzularını karşılaması olanaksızdır.Ressourcen sind stets knapp, während die Bedürfnisse aller Individuen unbegrenzt sind.
Secde vaziyeti insanın Rabbine en yakın olduğu haldir.Siehe, es ist der Herr, der die Herzen der Menschen erregt und den Menschen ein neues Herz gibt.
645'ten fazla insanın öldüğü belirtildi.Es wurden 645 Todesopfer gezählt.
Epeyce insanın ölümüne sebebiyet verdi.Er verschuldete den Tod mehrerer Personen.
Bu cinse mensup iki tür, insanın yaşayan en yakın akrabalarıdır.Beide Spezies sind die biologisch engsten Verwandten des Menschen.
Bu test özellikle insanın günlük yaşamındaki davranışlarda gösterdiği beceriyi ölçer.Wie sich Glaube in den alltäglichen Situationen eines Menschen bewährt.
Karmobil sürmek, birçok insanın önemli bir hobisi olduğu bir spordur.Zierpflanzen sind ein Hobby sehr vieler Menschen.
Bulunmaları için büyü kullanmak veya bir insanın vücuduna girmek gereklidir.Magier sind in der Lage, Devs in die Körper von Menschen einfahren zu lassen oder daraus zu vertreiben.
Üçüncüsü insanın doğru şeyleri yapması anlamına gelir.Das würde die Menschen davon überzeugen, dass er das Richtige tue.
Aklın nesnel olamamasının sebebi de insanın kendi hayatının öznesi olamamasıdır.Doch das können sie nicht, die Menschen müssen selbst auf den Sinn ihres Lebens kommen.
İnsanın karnını doğuran, ekmek düşüncesi, değil, ekmeğin kendisidir.Das auf Jahrmärkten oft erhältliche Magenbrot ist kein Brot, sondern eine Lebkuchenart.
Rufusun beyni insanın beynine çok yakındır.Die Lissenzephalie ist beim Menschen eine Fehlbildung des Gehirns.
70 milyon engelli insanın bulunduğu Hindistan’da, sadece 100.000 tanesi endüstri alanında iş sahibi olabildi.In Großbritannien arbeiteten dagegen nur 100.000 Frauen in der Landwirtschaft.
İlk insanın ne zaman Amerika’ya göç ettiği tam olarak bilinmemektedir.Es ist nicht bekannt, wann er die USA wieder verließ.
İnsanın Kökeni: Bizi insan yapan nedir?.Was den Mensch zum Menschen macht.
Manolya, birbirleri ile uzaktan veya yakından ilişkili bir grup insanın tesadüflere dayalı öyküsünü anlatır.Dickens erzählt hierbei die Geschichte vieler Menschen, die direkt und indirekt mit dem Fall verbunden sind.
Bu kadar fazla insanın bir araya toplanabileceği bir alan yoktu.Es gab allerdings keinen Raum, in den sich Einzelne hätten zurückziehen können.
Benim için, insanın değeri her şeyin üstündedir."Das Menschenherz ist mehr wert als, als alles Gold eines Landes“.
İnsanın Mars'a yolculuk edeceği günler yakında gelecek.Le jour arrivera bientôt où l'homme pourra voyager vers Mars.
İnsanın kibri, onun zayıflığıdır.L'orgueil de l'homme est sa faiblesse.
Çoğu insanın karşılaştığı biriyle karşılaştı.Elle a rencontré quelqu'un que beaucoup de monde rencontre.
Çevreyi değiştirmek zor şey. İnsanın kendi uyum sağlama kapasitesini değiştirmesi daha kolay.Changer l'environnement est chose difficile. C'est plus simple de changer sa propre capacité d'adaptation.
Secde vaziyeti insanın Rabbine en yakın olduğu haldir.Et c'est un mois durant lequel les œuvres sont élevées vers le Seigneur de l'Univers.
İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır.Il a créé l'Univers, il a créé la Terre, il a créé les humains, et que reçoit-il en réponse ?
Devriye de insanın Allah’ tan gelip yine Allah’ a gideceği konusu işlenir.Les gens seront ressuscités par Allah, nus et incirconcis, afin d'être jugés.
Onların devleti yıkılmadan önce, onlar her yıl Çin'i istila ettiler ve binlerce insanın ölümüne neden oldular.Avant la destruction de leur État, ils ont envahi la Chine chaque année et tué des milliers de personnes.

İlgili Sayfalar