Erkek kardeşimle karşılaştırıldığında ebeveynlerim bana insafsızca davranıyor.My parents treat me unfairly compared to my brother.
Senin eleştirin çok insafsız.Your criticism is very unfair.
Tom insafsızca davranıldığından şikayet etti.Tom complained that he had been unfairly treated.
Tom Mary'yi insafsızca suçladı.Tom accused Mary unfairly.
Seni insafsızca suçladım. Üzgünüm.I accused you unfairly. I'm sorry.
Beni insafsızca suçluyorsun.You're accusing me unfairly.
Onu insafsızca suçladım.I accused him unfairly.
Seni insafsızca suçladım.I've accused you unfairly.
Neden beni insafsızca suçluyorsun?Why are you accusing me unfairly?
Bana karşı çok insafsız davranıyorsun.You're being very unfair to me.
Çok insafsız davranıyorsun, değil mi?You're being very unfair, aren't you?
"When the cruel winter (Ne zaman insafsiz Kış. )""'Rise in midges' despite harsh winter".
Hiçbir ölümde tabiat bu kadar kör, ecel bu derece insafsız olmamıştır."Never has death been so greedy, nor heroes so indifferent to it."
Kötülerden ve insafsızlardan nefret etsinler.The gentiles are appointed Dégelisiens and Dégelisiennes.
Baal'a inanıp tapanların insafsızca kurban edilmeleri.He was a sannyasi (renouncer) who believed in the infallible authority of the Vedas.
Borç geri ödenene kadar hapse atılmak oldukça insafsız bir uygulama.You can imagine the debtor's prison could be quite harsh.
CA:Bu çok insafsız.CA: That is outrageous.
İnsafsızsın birisin ve kendin dışında kimseyi dinlemiyorsun.You're utterly ruthless and never listen to anyone but yourself.
Cidden çok insafsız!So unfair, really!
O halde bu insafsızca bir taksim!This is certainly an unjust apportioning.
Bu, pek insafsızca bir pay şimdi.This is certainly an unjust apportioning.
Ölçüde, tartıda insafsızlık etmeyin.So that none may err against the scales,
İşte bu, insafsız bir bölüştürme.This is certainly an unjust apportioning.
O zaman bu, insafsızca bir taksim!This is certainly an unjust apportioning.
Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim.This is certainly an unjust apportioning.
O zaman bu insafsız bir taksim olmaz mı?This is certainly an unjust apportioning.
Ne de insafsız bir paylaşma!This is certainly an unjust apportioning.
İnsafsız ve sahtekar.Crude, and above all, mean and infamous,
"İnsafsızlıktan başka bir şey değil," diyor."It's just ruthless," she said.
Kötülerden ve insafsızlardan nefret etsinler.Vergib dem, der dir Unrecht und Schlechtes antut.
Baal'a inanıp tapanların insafsızca kurban edilmeleri.Les croyants s'y désaltèrent et s'y lavent.
Baal'a inanıp tapanların insafsızca kurban edilmeleri.Com'è infame l'accusa di iniquità rivolta a chi è credente!
"When the cruel winter (Ne zaman insafsiz Kış. )"(EN, ES) Quel maledetto giorno d'inverno...
Baal'a inanıp tapanların insafsızca kurban edilmeleri.Там верующие подверглись испытанию и сильному потрясению.
Felek merhametsiz ve insafsızdır.Нищителі— грізні й безжальні.
Baal'a inanıp tapanların insafsızca kurban edilmeleri.Kdož by uvěřil a pokřtěn byl, spasen bude.
İnsafsız bir şiddet dalgasının ardından genellikle yeni hükümdarın intikam alması beklenen bir durumdu.Etter voldeligheter fulgte ofte hevnen til den nye herskeren.
Bu başarının ardından "İnsafsız" adlı parçayı yayınladı.Det fikk etter hvert kallenavnet «Kootut virheet», (sammensatt mistak).
Baal'a inanıp tapanların insafsızca kurban edilmeleri.이러한 재가인(在家人)들이 믿고 실천하여 온 불교를 재가불교(出家佛敎)라 한다.
İnsafsız bir şiddet dalgasının ardından genellikle yeni hükümdarın intikam alması beklenen bir durumdu.Dažnai po siaubingo smurto protrūkio ateidavo naujojo imperatoriaus kerštas.
Borç geri ödenene kadar hapse atılmak oldukça insafsız bir uygulama.Dokážete si představit, že vězení pro dlužníky může být docela kruté.
CA:Bu çok insafsız.Asta e scandalos.
CA:Bu çok insafsız.CA : C'est scandaleux.
CA:Bu çok insafsız.CA: Das ist ungeheuerlich.
CA:Bu çok insafsız.CA: Dat is ongelooflijk.
CA:Bu çok insafsız.CA: Det är ofattbart!
CA:Bu çok insafsız.CA: Det er skandaløst!
CA:Bu çok insafsız.CA: Es escandaloso.
CA:Bu çok insafsız.CA: Ez felháborító.
CA:Bu çok insafsız.CA: Isso é chocante.
CA:Bu çok insafsız.CA: 별 얘기가 다 있네요.
CA:Bu çok insafsız.CA: To je neslýchané.
CA:Bu çok insafsız.CA: Tutto ciò è scandaloso.
CA:Bu çok insafsız.CA: Это вопиюще!
CA:Bu çok insafsız.Zaskakujące!
CA:Bu çok insafsız.КА: Това е нечувано.
CA:Bu çok insafsız.КА: Це шалено.
CA:Bu çok insafsız.כ.א.: זאת שערוריה.
CA:Bu çok insafsız.ك أ: ذلك فظيع
CA:Bu çok insafsız.(拍手)