Buraya inmişti.C'était en bas, ici.
Buraya inmişti.Che scende, qui.
Buraya inmişti.Den var här nere.
Buraya inmişti.Desciende hasta aquí.
Buraya inmişti.Era aici jos.
Buraya inmişti.Er lag hier unten.
Buraya inmişti.Estava aqui em baixo.
Buraya inmişti.Itt volt lent.
Buraya inmişti.Jadinya di bawah sini.
Buraya inmişti.Je tady dole.
Buraya inmişti.여기 아래쪽에 있죠.
Buraya inmişti.Nó nằm dưới đây.
Buraya inmişti.Se osoitti tänne alas.
Buraya inmişti.Ze zat hier beneden.
Buraya inmişti.Ήταν εδώ κάτω.
Buraya inmişti.Вона спустилася сюди.
Buraya inmişti.Он падал в этом месте.
Buraya inmişti.Тя беше тук долу.
Buraya inmişti.זה היה כאן למטה
Buraya inmişti.اصبح يهبط هكذا ..
Buraya inmişti.どうです、いいでしょう、ねえ
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:¡Es muy tarde, ella no va a venir esta noche:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:Hisz nagyon későn, hogy majd nem jön le az éjjel:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis bardzo późno, że nie będzie zejść w nocy:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:"Tis foarte târziu, ea nu va veni în jos pentru a-noapte:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis heel laat, ze zullen niet naar beneden komen om-nacht:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis hyvin myöhään, hän aina ole tullut alas-ilta:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis meget sent, hun vil ikke komme ned i nat:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis molto tardi, lei non tornerà fino a questa sera:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis muito tarde, ela não vai descer esta noite:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis mycket sent, hon kommer inte komma ner i natt:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis rất muộn, cô sẽ không đi xuống đêm:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis sangat terlambat, dia tidak akan datang ke malam:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis sehr spät, sie werde nicht kommen in dieser Nacht:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis très tard, elle ne serez pas descendu cette nuit:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis zelo pozno, je ne bomo prišli do noč:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Tis מאוד מאוחר, היא לא תבוא עד הלילה:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:"To je veľmi neskoro, že už nepríde až do noci:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:"To je velmi pozdě, že už nepřijde až do noci:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:"Της πολύ αργά? Ότι δεν θα κατέβει στην-νύχτα:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:Тис много късно, тя не ще слезе до вечер:
'Çok geç Tis, o gece inmiş olacak:'Это очень поздно, она не придет до-ночь:
Egemen RAB diyor ki, ‹‹Halkım gurbette yaşamak için önce Mısıra inmişti. Şimdi de Asurlular onları ezdi.Dahulu kamu pergi ke Mesir dan tinggal di situ sebagai orang asing. Kemudian Asyur memeras kamu tanpa alasan
Egemen RAB diyor ki, ‹‹Halkım gurbette yaşamak için önce Mısıra inmişti. Şimdi de Asurlular onları ezdi.주 여호와께서 이같이 말씀하시되 내 백성이 이왕에 애굽에 내려가서 거기 우거하였었고 앗수르인은 공연히 그들을 압박하였도다
Egemen RAB diyor ki, ‹‹Halkım gurbette yaşamak için önce Mısıra inmişti. Şimdi de Asurlular onları ezdi.Mijn volk werd zonder reden getiranniseerd door Egypte en Assur en Ik stond dat toe.
Egemen RAB diyor ki, ‹‹Halkım gurbette yaşamak için önce Mısıra inmişti. Şimdi de Asurlular onları ezdi.ибо так говорит Господь Бог: народ Мой ходил прежде в Египет, чтобы там пожить, и Ассур теснил его ни за что.
Egemen RAB diyor ki, ‹‹Halkım gurbette yaşamak için önce Mısıra inmişti. Şimdi de Asurlular onları ezdi.כי כה אמר אדני יהוה מצרים ירד עמי בראשנה לגור שם ואשור באפס עשקו׃
Egemen RAB diyor ki, ‹‹Halkım gurbette yaşamak için önce Mısıra inmişti. Şimdi de Asurlular onları ezdi.لانه هكذا قال السيد الرب. الى مصر نزل شعبي اولا ليتغرب هناك. ثم ظلمه اشور بلا سبب.
Egemen RAB diyor ki, ‹‹Halkım gurbette yaşamak için önce Mısıra inmişti. Şimdi de Asurlular onları ezdi.主 耶 和 華 如 此 說 、 起 先 我 的 百 姓 下 到 埃 及 、 在 那 裡 寄 居 、 又 有 亞 述 人 無 故 欺 壓 他 們
Egemen RAB diyor ki, ‹‹Halkım gurbette yaşamak için önce Mısıra inmişti. Şimdi de Asurlular onları ezdi.主 耶和華 如此 說 、 起先 我 的 百姓 下到 埃及 、 在 那 裡 寄居 、 又 有 亞述 人 無故 欺壓他們
Genişleyin, ferahlayın. Merhaba gökyüzünden inmiştir.كن خفيف . مرحباً تنزل من السماوات .
‹‹Gökten inmiş olan ekmek Benim›› dediği için Yahudiler Ona karşı söylenmeye başladılar.Då knorrade judarna över honom, därför att han hade sagt: »Jag är det bröd som har kommit ned från himmelen.»
‹‹Gökten inmiş olan ekmek Benim›› dediği için Yahudiler Ona karşı söylenmeye başladılar.Da knurrede Jøderne over ham, fordi han sagde: "Jeg er det Brød, som kom ned fra Himmelen,"
‹‹Gökten inmiş olan ekmek Benim›› dediği için Yahudiler Ona karşı söylenmeye başladılar.Da knurret jødene over ham fordi han sa: Jeg er det brød som er kommet ned fra himmelen,
‹‹Gökten inmiş olan ekmek Benim›› dediği için Yahudiler Ona karşı söylenmeye başladılar.Da murrten die Juden darüber, daß er sagte: Ich bin das Brot, daß vom Himmel gekommen ist,
‹‹Gökten inmiş olan ekmek Benim›› dediği için Yahudiler Ona karşı söylenmeye başladılar.De Joden begonnen onrust te stoken, omdat Hij had gezegd: "Ik ben het brood dat uit de hemel is gekomen."
‹‹Gökten inmiş olan ekmek Benim›› dediği için Yahudiler Ona karşı söylenmeye başladılar.Entonces los judíos murmuraban de él porque había dicho: "Yo soy el pan que descendió del cielo.
‹‹Gökten inmiş olan ekmek Benim›› dediği için Yahudiler Ona karşı söylenmeye başladılar.Intanto i Giudei mormoravano di lui perché aveva detto: «Io sono il pane disceso dal cielo»
‹‹Gökten inmiş olan ekmek Benim›› dediği için Yahudiler Ona karşı söylenmeye başladılar.I reptali Židé na něho, že řekl: Já jsem chléb, kterýž jsem s nebe sstoupil.
‹‹Gökten inmiş olan ekmek Benim›› dediği için Yahudiler Ona karşı söylenmeye başladılar.I szemrali Żydowie o nim, iż rzekł: Jam jest on chleb, który z nieba zstąpił.