Ana içeriğe geç
Sözlük

inmiş ile cümle

inmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Belki bu eğri zaman içinde çıkmış, inmiş, çıkmış, böyle iniş çıkışlara devam eder diye düşünebilirsiniz.Вы можете думать "цена то растёт, то падает, так будет и дальше".
Belki bu eğri zaman içinde çıkmış, inmiş, çıkmış, böyle iniş çıkışlara devam eder diye düşünebilirsiniz.אתם חושבים, טוב זה עלה, זה ירד, זה עלה, זה יעלה וירד כל הזמן.
Belki bu eğri zaman içinde çıkmış, inmiş, çıkmış, böyle iniş çıkışlara devam eder diye düşünebilirsiniz.تعتقدوا ، إنه ارتفع ، إنه إنخفض , إنه إرتفع ، سوف يستمر في الإرتفاع و الإنخفاض .
Belki bu eğri zaman içinde çıkmış, inmiş, çıkmış, böyle iniş çıkışlara devam eder diye düşünebilirsiniz.また上がって、これからも上下し続けるのではないか」と思っているかもしれません 問題はこういう事です
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Da jeg hørte hendes Naade, sir, at hun var landet fra en oceandamper på et tidlige tidspunkt i morges. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Én összegyűjtött őméltósága, uram, hogy ő is leszállt egy óceánjáró egy korán reggel. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Jag samlade från hennes nåd, sir, att hon hade landat från en oceanångare på ett tidigt timme i morse. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""J'ai rassemblé de sa Madame, monsieur, qu'elle avait atterri d'un paquebot à un heure plus tôt ce matin. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Myslím, získané od Jej Milosti, pane, že ona pristála zo zaoceánskeho parníka na skoro ráno. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Saya yang dikumpulkan dari Nyonya, Sir, bahwa dia telah mendarat dari kapal laut pada jam awal pagi ini. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Sem zbral iz njene lady-čanstvo, gospod, da je ona iztovorjene iz oceana pri linijskih zgodnji uri zjutraj. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""To mi od ní slečno, pane, že ona přistála ze zaoceánského parníku na časně ráno. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Ymmärsin hänen ladyship, sir, että hän oli laskeutunut valtamerilaivan at varhain tunnin tänä aamuna. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Zebrałem od jaśnie pani, proszę pana, że wylądował z oceanicznego liniowca w wczesnej godziny rano. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Аз, събрани от нея благородие, сър, че тя е разтоварени от океански лайнер в ранния час тази сутрин. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Я зрозумів з її милість, сер, що у неї висадилися з океанського лайнера на ранню годину ранку. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan Bu sabah erken saatte. ""Я понял из ее милость, сэр, что у нее высадились с океанского лайнера на ранний час утра. "
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan"나는 그녀가에서 바다의 큰 기선에서 상륙했다는 그녀의 자리가, 선생님의 수집
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan"جمعت من ladyship لها ، يا سيدي ، انها سقطت من سفينة المحيطات في جامعة النجاح
"Ben o bir, bir transatlantiği inmişti ki, onun Hanımefendileri, efendim toplanan早い時間の今朝。"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Een uur later stappen ze uit de riksja, en ze gooit haar handen in de lucht en zegt, "Was dat niet geweldig?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:En timme senare stiger de ur rickshawn, och hon kastar upp sina händer och säger, "Var inte det underbart?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:한 시간 후 인력거에서 내릴 때, 그녀는 손을 올리며 '너무나도 멋지지 않았니?'라고 말하며,
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Ko sta po eni uri stopila z rikše, je vrgla roke v zrak in rekla:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:O hodinu neskôr vystupovali z rikše a ona rozhodila rukami a povedala:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Peste o oră au coborât din ricşa, iar ea îşi ridică braţele spre cer şi spune:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Po godzinie wysiadają a ona mówi z podnieceniem:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Po hodině slezli z rikši, ona rozhodila ruce a řekla:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Uma hora depois, descem do riquexó, ela atira as mãos ao ar e diz: "Não é que foi maravilhoso?
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Una hora después se bajaron del carrito, levantó los brazos y dijo: "¿No fue fantástico?,
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Une heure plus tard, ils descendent du pousse-pousse, elle lève les bras en l'air et dit:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Và một giờ sau họ xuống xe, và cô ấy vươn vai và nói, "Chẳng phải nó thật tuyệt vời sao?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Μια ώρα αργότερα κατεβαίνουν από την άμαξα, και σηκώνει τα χέρια της ψηλά και λέει, "Δεν ήταν υπέροχο;"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Годиною пізніше, вони злізають з рикші, і вона, піднімаючи руки вгору, каже:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:И когато след час слезли от рикшата, тя подскачала от радост, и казала "Това беше страхотно, нали?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Час спустя, они слезают с рикши, и она вздымает руки, и говорит:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:ואחרי שעה כשהם ירדו מהריקשה, היא הניפה את ידיה ואמרה "נכון שזה היה נהדר?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:وبعد ساعة نزلوا من الدراجة الثلاثية، تقوم برفع يديها عالياً وتقول، " ألم يكن ذلك رائعاً؟"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:すると彼女は感激して言いました 「素敵だったわ!」と 「あのリキシャの運転手も素敵だったわ!」と
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:一個鐘頭後,當佢哋落人力車嘅時候 佢(女)舉高雙手話:「好正呀!」
Bizim atalarımız ovalara inmişti.A mi ősünk kiment a síkságra.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.I nostri andarono nelle pianure.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.우리 조상은 평지로 나왔습니다.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Los nuestros se fueron a las llanuras.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Naši předkové vyšli ven na pláně.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Nasz wyruszył na równiny.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Nos ancêtres sont partis pour les plaines.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Onze voorouders gingen de vlakte op.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Os nossos antepassados desceram à planície.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Strămoșii noștri au ieşit în câmpie.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Våra förfäder gick ut på slätten.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Vore forfædre gik ud i de åbne vidder.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Ο δικός μας πρόγονος βγήκε έξω στην πεδιάδα.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Наши предки переселились на равнины.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Нашите предци са отишли към равнините.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.ושלנו יצאו אל המישורים.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.اما جدودنا فقد نزلوا الى الارض
Bizim atalarımız ovalara inmişti.これがすべてを語ったのです
Buraya inmişti.Bola tu dole.
Buraya inmişti.Była tutaj.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod