Bugün bu rakam % 1’in çok altına inmiştir.Les revenus de ce 1 % « ont augmenté plus vite que ceux de l'ensemble de la population ».
Son elli yılda nüfusu yarıya inmiştir.En quarante ans, la population a presque quintuplé.
Yağmur yağdığında, tanrı yeryüzüne inmiştir ve yiyecek arıyor demektir.Après une pluie, il lui arrive de sonder le sol à la recherche de vers de terre.
Yağmur yağdığında, tanrı yeryüzüne inmiştir ve yiyecek arıyor demektir.Así, la lluvia, ubicada en el inframundo, se prepara, sube al cielo y cae para empapar la tierra.
Bunun sonucunda da Dünya'yla çarpışma ihtimâli sıfıra inmiş olur.Tras ello, debía ponerse en contacto con la Tierra.
İki bitle ise yanlış tahmin dallanmanın sonunda olmak üzere bir sefere inmiştir.Y todo lo que terminaste viendo concluye siendo una falsa realidad en los dos finales.
O dönemde, ülkede birkaç bin Yahudi varken bugün bu sayı yüzün altına inmiştir.Hasta ese momento, el país contaba con varios miles de judíos.
Bunun sonucunda da Dünya'yla çarpışma ihtimâli sıfıra inmiş olur.Con esse cadrà ineluttabilmente lo Stato.
Yeryüzüne inmiş ölümsüz bir melek olan Kalona'yı diriltir ve ölümsüzlüğe ulaşmak için onu kullanır.Città Terrena È la città dei Terreni che vengono custoditi e irretiti da Angels e Devils.
Oyun içi haberleşme artık 2 tuşa inmiş bulunmakta.La competizione del lancio del disco a due mani già non c'era più.
Tüm dünyada ise 20 binin altına inmiştir.In totale in ambito internazionale segnò 20 mete.
Koca Halil ise sığındığı köyle birlikte Çukurova'ya inmiştir.Egli sbarca nel Lazio insieme a Cunaro, da lui associato nel regno.
Böylece takım sayısı 64’e inmiş olur.In classifica sale così alla posizione n° 64.
Yeryüzüne inmiş ölümsüz bir melek olan Kalona'yı diriltir ve ölümsüzlüğe ulaşmak için onu kullanır.Указывая на землю своей правой рукой, Ангел закричал громким голосом: «Покайтесь, покайтесь, покайтесь!»
İlk Dacia 1300, 23 Ağustos 1969 tarihinde bantlardan inmiştir.Первая собранная Dacia 1300 покинула завод 23 августа 1969 года.
2007 yılı rakamlarına göre yatılı okullarda okuyan Kızılderili öğrenci sayısı 9.500 rakamına inmiştir.К 2007 г. число детей в индейских интернатах упало до 9500.
Kur'ân âyetlerinin bir kısmı bir hadise veya bir sorun üzerine inmiştir.Надпечатка может покрывать всю марку (ковровая) или часть марки (поясная).
Rus halkının göçü ise 2000 yılında 359.000 iken 2009 yılıdna 32.000 inmiştir.عدد المهاجرين الروس أنخفض بإطراد من 359,000 في عام 2000 إلى 32,000 في عام 2009.
Oksijen (O) ise yükseltgenme sayısı reaksiyondan önce 0 iken reaksiyondan sonra −2’ye inmiştir .وبالنسبة إلى الأكسجين كان عدد الأكسدة له 0 قبل التفاعل و انخفض عدد أكسدته إلى 2− بعد التفاعل .
Kur'an 'da bu dil ile inmiştir.اليقين في اللغة العلم الذي لا شك معه.
Beyattan sonra beyatı anan ve Sahabileri takdir eden Kur'an ayetleri inmiştir.Leu ainda alguns versículos das bem aventuranças para aquele que logo em seguida lhe balearia.
Rus halkının göçü ise 2000 yılında 359.000 iken 2009 yılıdna 32.000 inmiştir.O número de emigrantes russos declinou de 359 000} em 2000 para 32 000 em 2009.
Öylece inmiş yere...Estávamos mesmo em baixo ...
Stone'un giysisindeki oksijen seviyesi ise düşmeye başlamış ve kritik seviyeye inmiştir.Enquanto isso, o oxigênio do traje de Ryan diminui até níveis críticos.
İki bitle ise yanlış tahmin dallanmanın sonunda olmak üzere bir sefere inmiştir.Porém, ambas as diferenças desapareceriam ao final do Mioceno.
Babam ve büyükbabam, arabadan neler olduğuna bakmak için inmişlerdi.Meu marido, eu e a empregada nos levantamos imediatamente para ver o que se passava.
Sanjay çoktan inmiştir.E depois, Sanjaya foi eliminado.
Son elli yılda nüfusu yarıya inmiştir.De bevolking is de afgelopen vijftig jaar gehalveerd.
İlk Dacia 1300, 23 Ağustos 1969 tarihinde bantlardan inmiştir.De eerste Dacia 1100 rolde uiteindelijk op 20 augustus 1968 van de band.
Böylece takım sayısı 64’e inmiş olur.Het huisnummer is later veranderd in 64.
Koca Halil ise sığındığı köyle birlikte Çukurova'ya inmiştir.Van Maaren is met haar echtgenoot terug naar Weert verhuisd.
Kur'ân âyetlerinin bir kısmı bir hadise veya bir sorun üzerine inmiştir.Een ander heikel discussiepunt was de geschapen of ongeschapen Koran.
Dünya'nın 12 farklı bölgesine uzay filoları inmiştir.Dwanaście pozaziemskich statków kosmicznych pojawia się w różnych miejscach Ziemi.
Günümüzde ova seviyesine inmiştir.Obecnie te kwoty wyrównały się.
Köye bir kurtadam inmiştir ve tüm köy halkına ve hayvanlarına zarar vermeye başlar.Przybysze są nieufnie traktowani przez tutejszych ludzi, którzy niszczą cały ich dobytek oraz lądownik.
Dünya'nın 12 farklı bölgesine uzay filoları inmiştir.Tolv utomjordiska rymdskepp anländer till olika platser över hela världen.
Stone'un giysisindeki oksijen seviyesi ise düşmeye başlamış ve kritik seviyeye inmiştir.Stones rymddräkt har nått en för hög koldioxid-nivå, och hon är på väg att kvävas.
Meryem Suresi, Mekke döneminde inmiş ve 98 ayettir.Vid levande källan jag vilar förnöjd 98.
Yağmur yağdığında, tanrı yeryüzüne inmiştir ve yiyecek arıyor demektir.När jorden är uppluckrad fångar regnvattnet upp näringsämnen och jorden utarmas på näring.
Arkeologlar, çürüyen sarayı restore edebilmek için 15 m derine inmişlerdi.Arkeologer påträffade den 15 meter djupa håligheten under restaureringsarbeten i det vittrande palatset.
Balkanlara sık sık inmiş Bizans ordularını çok yıpratmıştır.Ofta stoppades byggplanerna av konservativa grannar.
Son elli yılda nüfusu yarıya inmiştir.Hospodářství se za posledních 50 let snížilo o polovinu.
Günümüzde ova seviyesine inmiştir.Tento den je nyní na dosah.
Önceki yıllarda İlçemiz merkezinde 1200 olan tezgâh sayısı bu gün 300 civarlarına inmiştir.Ještě okolo roku 1200 žili přibližně na třikrát větším území než dnes.
Rus halkının göçü ise 2000 yılında 359.000 iken 2009 yılıdna 32.000 inmiştir.Numărul de emigranți ruși a scăzut constant, de la 359,000 în 2000 la 32.000 în 2009.
Dünya'nın 12 farklı bölgesine uzay filoları inmiştir.Kaksitoista avaruusalusta laskeutuu ympäri maapalloa.
Oyun içi haberleşme artık 2 tuşa inmiş bulunmakta.Τέτοια ήταν η κατάσταση όταν έφτασαν στον Πύρρο δύο απροσδόκητα μηνύματα.
Kur'ân âyetlerinin bir kısmı bir hadise veya bir sorun üzerine inmiştir.Ayat (vers): Koranen er opdelt i aya eller mirakler.
Toplam nüfus 213’e inmiştir.Den sorte fugl er kommet 213.
Kalınlığı bir metre olan bu duvar günümüzde bir metre yüksekliğe inmiş bulunmaktadır.Forhøjningen over engen er i dag under en meter.
Meryem Suresi, Mekke döneminde inmiş ve 98 ayettir.Vi sidder i mørket, i dødsenglens skygge 90.
Halaçlı köyü 100 haneden 35 haneye inmiş bir yerleşim merkezidir.Kattehale er en bebyggelse med ca. 55 huse.
Babam ve büyükbabam, arabadan neler olduğuna bakmak için inmişlerdi.Nevøen og hans moder besluttede ikke at deltage i sejlturen over bugten.
Erkekler turnuvası da bundan etkilenmiş ve takım sayısı 16'dan 14'e inmiştir.Mændenes konkurrence var en 16-holds turnering og kvindernes i en 12-holds turnering.
Yeryüzüne inmiş ölümsüz bir melek olan Kalona'yı diriltir ve ölümsüzlüğe ulaşmak için onu kullanır.Englene ønsker å kunne ta over jorden og styre den som guder.
Son elli yılda nüfusu yarıya inmiştir.Populasjonen er halvert de siste ti år.
Bunun sonucunda da Dünya'yla çarpışma ihtimâli sıfıra inmiş olur.Kanskje er vi i ferd med å ødelegge jorda.
Otobüsteki bir tanığa göre, küçük kız orta yaşlı bir adam ile el ele otobüsten inmişti.Et jevnaldrende vitne fortalte at hun så henne bli dratt inn i en hvit minibuss.
Oksijen (O) ise yükseltgenme sayısı reaksiyondan önce 0 iken reaksiyondan sonra −2’ye inmiştir .Untuk oksigen (O), bilangan oksidasi sebelum reaksi adalah 0 dan menjadi 2− setelah reaksi.
Bu iddianın bir çeşitlemesine göre, Ay yüzeyine insansız araçlar inmiş olabilir.Terdapat banyak contoh kemungkinan adanya lakolit di permukaan bulan.