inmek ile cümle
inmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şehre inmek istiyorum.Je veux aller en ville.
Locke inmek için tekerlekli sandalyesini bekler.Locke tourne la roue.
Kullanım ömrü dolduğunda reaktörün ısıl verimi sadece %90 kapasiteye inmektedir.Durant son exploitation le réacteur n'a été disponible qu'à 39 % de sa capacité.
Teorik olarak, bu ona LaGuardia'ya dönmek ya da Teterboro'daki piste inmek için yeterli gücü sağlar.Teóricamente, esto le habría dejado con suficiente poder para regresar a LaGuardia o aterrizar en Teterboro.
Planlar, Mars'a inmek, kolonileştirmek ve gezegeni dünyalaştırma tekliflerini içermektedir.Narra la llegada a Marte y la colonización del planeta por parte de los humanos.
Adilcevaz'ın tarihi oldukça eskiye inmektedir.Se cree que el concepto de propiedad es muy antiguo.
Galland'ın birimi Me 262S ile uçarak USAAF kontrolü altındaki havaalanına inmek istedi.Gli americani chiesero a Galland di portare la sua unità di Me 262 in un campo volo controllato dalla USAAF.
Mahalleye ulaşmak için Kayacı mahallesinde inmek yeterlidir.На территории села имеются выхода на поверхность родников.
Süryani halkının kökleri de eski Mezopotamya'nın en eski tarihsel dönemine kadar inmektedir.يعود تاريخ الحسكة القديم إلى تاريخ ميزوبوتاميا القديم.
Bu sırada çift park ettikleri araçtan inmekteydi.هذا الأخير طلب منها كراء عدة سيارات.
Beşinci caddede inmek istiyorum.أود النزول في الجادة الخامسة
Metrodan inmek için uğraştım.عانيت لأخرج من الميترو
Biz inmek üzereyiz.نحن على وشك الهبوط
Leyla arabadan inmek istedi.أرادت ليلى مغادرة السيارة
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Descer ao verdadeiro lugar fez Cameron e a equipe quererem "fazer jus a aquele nível de realismo ...
"'Dağdan inmek istemiyoruz diyorlar'".«Se a montanha não vai a Maomé».
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.W czasie walk doszło do dwóch bitew.
Mahalleye ulaşmak için Kayacı mahallesinde inmek yeterlidir.W miejscowości znajduje się przeprawa promowa na Wiśle do sąsiedniej Skawiny.
Eğer bir şey dünyadan derine inmek istiyorsa bırakın denesin.Chcąc opuścić w nim planetę, przeszkadzają mu Maximale.
Fakat kasaba halkı su almak için sarp ve dik bir yokuştan inmek zorunda idiler.Runtom staden sträcker sig en bördig och vattenrik trakt.
Adilcevaz'ın tarihi oldukça eskiye inmektedir.Єдиність минулого вважається досить правдоподібною.
Geminin her iki ucunda kemer zırhı sıfıra kadar inmekteydi.Do obou kaplí se vstupuje z lodi půlkruhovými oblouky.
Bu rüyadan çok etkilenir ve uçaktan inmek ister.Trošku se bojí, protože poletí letadlem.
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.Za války byly dvě potopeny.
Adalet Partisi ise köklere inmek istemez ve isteyeni de engeller.Prd, co chce ven, ani Joviš nezadrží.
Eğer bir şey dünyadan derine inmek istiyorsa bırakın denesin.Dacă un lucru dorește să meargă mai adânc decât pământul, să încerce.
"'Dağdan inmek istemiyoruz diyorlar'".(De-asta nu merg cu voi la munte.)".
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Călătoria subacvatică l-a făcut pe Cameron și echipa sa „să se simtă foarte în viață....
Ayrıca alnı da diğer musurlara kıyasla oldukça dik olarak inmektedir.De asemenea, conține cu mult mai mult umor decât celelalte serii.
Daha sonra yavaş yavaş çökerek dünyanın yüzeyine öldürücü toz ve yağmurlar olarak inmektedirler.Lassan leereszkedve, halálos por és eső formájában érik el a föld felszínét.
Bu nedenlerle çoğu pilot sisli havalarda havalimanına inmek istemiyordu.Az esős időben sok pilóta nem ment ki a vizes pályára.
Eğer bir şey dünyadan derine inmek istiyorsa bırakın denesin.Ha tehát hozzá akar vágni egy nagy darab evilágot, elugrik előle.
Locke inmek için tekerlekli sandalyesini bekler.Paljastuu, että Locke on pyörätuolissa.
Kâbus gören Wendy trenden hemen inmek ister.Wendy – Jää todennäköisesti junan alle.
Adilcevaz'ın tarihi oldukça eskiye inmektedir.Η ιδέα της αντιμεταθετικής ιδιότητας είναι αρκετά παλιά.
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.I løpet av karrieren fikk han to kamper for landslaget.
İniş dehlizine inmek mümkün olmakla birlikte, genellikle ziyaretçilere yasaktır.Ting som kan være forbundet med døden er ofte forbudt ombord.
Ayrıca alnı da diğer musurlara kıyasla oldukça dik olarak inmektedir.I tillegg er hodet uforholdsmessig lite i forhold til resten av kroppen.
Eğer bir şey dünyadan derine inmek istiyorsa bırakın denesin.Jika engkau ingin meninggalkan sesuatu, maka tinggalkanlah kesenangan dunia.
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Lặn xuống xác con tàu thực khiến cả Cameron và đoàn làm phim muốn " đạt được tới mức độ hiện thực đó....
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.Hai bên đánh nhau ở đất Bật.
Eğer bir şey dünyadan derine inmek istiyorsa bırakın denesin.野放しにしておけば世に横行しかねない。
Onun dışında daha da güneye inmek gibi planları vardı.南側に延伸する計画もあった。
"'Dağdan inmek istemiyoruz diyorlar'".”退而告公山不狃。
Banco endişeye düşmüştür (Come dal ciel precipita - "Nasıl karanlık göklerden düşüp inmekte").膽振國(日语:胆振国〔膽振國〕/いぶりのくに Iburinokuni */?
Teorik olarak, bu ona LaGuardia'ya dönmek ya da Teterboro'daki piste inmek için yeterli gücü sağlar.理論上來說,這讓他有能力飛返拉瓜地亞機場或飛往新澤西的泰特伯勒機場降落。
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.두 차례의 세계 대전 시기에는 중립을 지켰다.
Öncelik mümkün olan en yakın yere inmektir; neresi olduğunun önemi yoktur.במקרה זה, הנחיתה הכרחית בהקדם האפשרי, לא משנה היכן.
Locke inmek için tekerlekli sandalyesini bekler.בדרך אליו הנרי רואה כיסא גלגלים.
Bu rüyadan çok etkilenir ve uçaktan inmek ister.Слиза бавно от самолета и ляга на земята.
Hoşap'ın bilinen tarihi Urartular'a kadar inmektedir.Той представлява новост за счетоводната практика до момента.
Onun dışında daha da güneye inmek gibi planları vardı.I ona je, kao i on, došla s Juga.
Ayrıca alnı da diğer musurlara kıyasla oldukça dik olarak inmektedir.Jej zariadenie vo vnútri je v porovnaní s ostatnými mešitami známymi z iných krajín tiež relatívne strohé.
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.Med vojno je opravil 2 bojna skoka.
Galland'ın birimi Me 262S ile uçarak USAAF kontrolü altındaki havaalanına inmek istedi.Galland je hotel premestiti Hartmanna v testni program Me 262.
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.Mūšio vietoje atstatytos dvi žeminės.
Pilotlar ormanın önündeki ovaya inmek istiyordu.Kad lakūnai norėjo leistis prieš girią esančioje lygumoje, pasak.
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.Sai lahingutes kahel korral põrutada.
Alaska ya da Fiji'ye inmek kadar fark yaratabilir.혹은 알레스카에 착륙할 것인지를 결정하죠.
Alaska ya da Fiji'ye inmek kadar fark yaratabilir.זה ההבדל בין לנחות באלסקה או בפיג'י.