Ana içeriğe geç
Sözlük

inme ile cümle

inme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kullanım ömrü dolduğunda reaktörün ısıl verimi sadece %90 kapasiteye inmektedir.Durant son exploitation le réacteur n'a été disponible qu'à 39 % de sa capacité.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.Une bénédiction est récitée avant de revêtir le Talit.
Yolcular derhal trenden inmeli.Los pasajeros deben bajarse del tren ya.
Kimse “Yeraltı”na (öte-âlem) inmeden Göğe çıkamaz.Este terror escamado de los cielos no tiene piedad, y nada escapa a su ardiente aliento."
Teorik olarak, bu ona LaGuardia'ya dönmek ya da Teterboro'daki piste inmek için yeterli gücü sağlar.Teóricamente, esto le habría dejado con suficiente poder para regresar a LaGuardia o aterrizar en Teterboro.
Bu görevde 1915'e kadar kalmıştır ve birkaç seri inmenin ardından 1926'da ölmüştür.Trabajó en este puesto hasta 1915 y murió después de una serie de ataques en 1926.
15 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ ""Sahneye anaokulunda çıktım, bir daha inmedim"".Archivado desde el original el 15 de diciembre de 2017. «"Sahneye anaokulunda çıktım, bir daha inmedim"».
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Uno de ellos alzó la voz y dijo: — No lograrán huir del castigo que merecen por ofender al rey de Uxmal.
Mahallede hava alanı vardır fakat pek uçak inmemektedir.La localidad carece de aeropuertos pero cuenta con varios cerca.
Bir seri inme geçirdi ve felç oldu.Sentí un impulso interno, temblaba.
Zeplin gerçekte karaya inmedi.En el aterrizaje real no funcionó.
Planlar, Mars'a inmek, kolonileştirmek ve gezegeni dünyalaştırma tekliflerini içermektedir.Narra la llegada a Marte y la colonización del planeta por parte de los humanos.
Adilcevaz'ın tarihi oldukça eskiye inmektedir.Se cree que el concepto de propiedad es muy antiguo.
Matkap durunca Doktor, Ida ile beraber gezegenin içine inmeyi teklif eder.Cuando la perforación termina, el Doctor se ofrece a ir con Ida a las profundidades del planeta.
Yarılanma süresi, bir radyoaktif izotopun miktarının yarıya inmesi için gereken zamandır.Es el tiempo en que tarda una cierta cantidad de un radioisótopo en reducir su radioactividad a la mitad.
Ama kışın işinin sıfır altına inmesi de gözlemlenmiştir.Al observarlo, un suspiro suyo creó el viento (Xoshem).
Gözdeki kendi başına oluşan bir kusurdan ziyade beyne alınan bir darbe ya da inme neticesinde oluşur.Es decir, lo que tenés o lo que le pasa a tu cerebro afecta de manera directa a tu mente.
Kali Kalkin: Vişnu henüz bu forma inmemiştir.The Last Waltz: Imposible Vivir Así.
Mayıs 2009'da babası Sultan İsmail Petra büyük bir inme geçirdi.Nel maggio 2009, suo padre, il sultano Ismail Petra, è stato colpito da un grave ictus.
Yani hiç kimse “Yeraltı”na (öte-âlem) inmeden Göğe çıkamaz."Sia fatto ciò che nel cielo Empireo è stato ordinato, e non importi più").
Bu, pilotların, petrol tankına isabet etse bile, hala inmesini sağladı.Ciò consentiva ai piloti di poter atterrare, anche se il serbatoio dell'olio veniva colpito.
Galland'ın birimi Me 262S ile uçarak USAAF kontrolü altındaki havaalanına inmek istedi.Gli americani chiesero a Galland di portare la sua unità di Me 262 in un campo volo controllato dalla USAAF.
Sonra Milo hemen stadyuma inmeye çalışır.Marius, allora, va subito ad arruolarsi.
Üçünün de hayatı Ege Kıyılarında kesişir ve birbirlerinin derinliklerine inmeye başlarlar.Tutti e tre vanno in spiaggia e iniziano a litigare.
Bir olay birçok âyetin inmesine sebep olabilmektedir.Un’operazione che può aver fatto comodo a molti.
LK, bu sayede 20 dereceye kadar eğimli yüzeylere güvenle inme kabiliyetine sahipti.Si stimava che la nave avesse una stabilità garantita fino a 20 gradi.
Haçlıların Göksu Irmağı vadisini takip edip Akdeniz'e inmeleri planlanmıştı.Egli preferì scendere per il versante amazzonico delle Ande e recarsi a La Plata.
Joseph Mascolo 2015'te alzheimer hastalığına yakalanmış ve inme geçirmiştir.Nel novembre del 2015 a monsignor Wilson fu diagnosticata la malattia di Alzheimer.
Bir sonraki istasyonda inmelisiniz.Тебе на следующей выходить.
Kışın aç kalan ayı ve kurtların köye inmeleri köy hayatının en büyük heyecanlarındandır.Приход в деревню в зимнее время голодных медведей и волков - одно из самых ярких событий деревенской жизни.
Bu merdivenden aşağı melekler inmeye ve çocukların etrafında toplanmaya başlarlar.По этой лестнице всходят и нисходят ангелы.
Rieger, 29 Ekim 2009'da bir inme geçirerek Berlin'de öldü.29 октября 2009 года Ригер умер в Берлине от инсульта.
Aşağı inmeye çabalar, beceremez.Попытки сползти вниз не привели к успеху.
Mahalleye ulaşmak için Kayacı mahallesinde inmek yeterlidir.На территории села имеются выхода на поверхность родников.
3 Ağustos 1995 tarihinde Los Angeles, Kaliforniya'da geçirdiği inme sonucunda hayatını kaybetti.В ночь с 5 на 6 августа 2015 они втайне поженились в их собственном доме в Лос-Анджелесе.
Sadrazam (olasılıkla bir inme dolayısıyla) felç geçirip yatalak oldu.فيها: لما ذُرّي رماده في الفرات استدار كهلة القمر وضاء.
Leyla arabadan inmek istedi.أرادت ليلى مغادرة السيارة
Süryani halkının kökleri de eski Mezopotamya'nın en eski tarihsel dönemine kadar inmektedir.يعود تاريخ الحسكة القديم إلى تاريخ ميزوبوتاميا القديم.
Beynin kasılmaları o kadar belirgindi ki daha aracımdan inmeden, kafasındaki yarayı fark ettim.أنا أول مرة لاحظت الجرح على رأسه قبل أن إأترجل من عربتي، نبضات الدماغ تبدو واضحة للغاية.
Yarılanma süresi, bir radyoaktif izotopun miktarının yarıya inmesi için gereken zamandır.عمر النصف (بالإنجليزية: Half-Life) هو الزمن الذي يحتاجه العنصر المشع لكي ينحل نصف عدد ذراته.
Bu sırada çift park ettikleri araçtan inmekteydi.هذا الأخير طلب منها كراء عدة سيارات.
Beşinci caddede inmek istiyorum.أود النزول في الجادة الخامسة
Metrodan inmek için uğraştım.عانيت لأخرج من الميترو
Biz inmek üzereyiz.نحن على وشك الهبوط
Uçaktan ayrılan koltuk bir paraşüt açarak pilotun güvenle yere inmesini sağlar.Ela retorna ao assento do piloto e com segurança o avião pousa.
2010 yılında 3 kez inme geçirdi ve piyano çalmayı bıraktı.Desde 2010 que deixara de tocar piano, após três AVC.
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Descer ao verdadeiro lugar fez Cameron e a equipe quererem "fazer jus a aquele nível de realismo ...
İsa (a.s.) inmeyecek dedi.Mais uma vez, Jesus não se defende.
Ay'a iki kez gitmiştir (biri yere inmeden Apollo 10 ile).Seis missões Apollo pousaram na Lua (no total de doze astronautas que caminharam na Lua).
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.A oração depois continua com o trecho da Visitação.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.As principais causas médicas das mortes pelo karoshi são ataque do coração e derrame devido a estresse.
Morrissey'le tanıştıktan sonra şarkının cinayetlerinin kökenine inmeye çalıştığının farkına varmıştır.Após o encontro com Morrissey, ele aceitou que a canção era uma exposição sincera sobre o impacto do crime.
"'Dağdan inmek istemiyoruz diyorlar'".«Se a montanha não vai a Maomé».
Nihayet Cobain aşağı inmeye ikna edildi.Mas o Vasco acabou rebaixado.
Bir sonraki istasyonda inmelisin.Você deve descer na próxima estação.
İsa (a.s.) inmeyecek dedi.Jezus antwoordde: "Dat hoeft niet.
Mathias Rust'ın Mayıs 1987'deki uçuşu ve sonunda Moskova'ya inmesi PVO içinde büyük çalkantılara sebep oldu.Mathias Rusts vlucht naar Moskou in mei 1987 veroorzaakte een grote opschudding binnen de PVO.
Mahallede hava alanı vardır fakat pek uçak inmemektedir.Binnenin is het massief zonder luchtholten.
"Kaymakam'dan Demet Akalın'a: Aynı seviyeye inmem".'Ja, als jij door de bosjes rondsluipt kan ik je ook niet zien, wel?'.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.Het inleidend gebed wordt gebeden voor de eerste dienst.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod