Ana içeriğe geç
Sözlük

inkar ile cümle

inkar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu inkar edemeyeceğin bir gerçektir.Es un hecho que no puedes negar.
Onun dürüst olduğunu inkar edemeyiz.No podemos negar que él es honesto.
Onun zeki olduğu inkar edilemez.No se puede negar que es inteligente.
Her şeyi inkar ediyorum.Niego todo.
Aslını inkar eden haramzadedir".Quien diga tales cosas es un infiel».
Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.Remedan lo que ya antes habían dicho los infieles.
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.La verdad es que les era indiferente o que no lo creían.
Aklıyla sırf tenzihte bulunan kimse sıfatların inkarcısıdır.Se aplica solo a quienes no creen en los Vedas.
O dönemde Kuzey Vietnam güçlü bir şekilde Güney Vietnam'a silah ve asker gönderdiğini inkar etmekteydi.El Vietnam del Norte siempre ha negado rotundamente haber mandado tropas o equipo para el Vietnam del Sur.
Magnifico böyle bir yaşayan kızının olduğunu inkar eder.Magnifico niega que ella viva aún.
Sorulduğunda bunu inkar edecektir.Cuando lo descubre, la rechaza.
Emilia İago'dan Otello'nun karşısını ihanetle itham etmesini inkar etesini söyler ama İago bunu kabul etmez.Emilia exige que Yago niegue la acusación de Otelo; él se niega.
ABD ve İngiltere bu iddiaları ne kabul etmek ne de inkar etmek için pek çaba sarfetmedi.Realmente los británicos no desaprobaban ni reconocían aquella conquista.
Onu inkar etmeyin.Non negarlo.
Her şeyi inkar ediyor.Nega tutto.
Peki bugün Dünya Ticaret Merkezi gibi yüksek binaların ideal hedefler olduğunu kim inkar edebilir?”E chi può negare oggi che gli edifici alti come le torri del World Trade Center siano obiettivi ideali”?
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.I loro successori furono empi e non regnarono.
Olivier sonsuza dek dini inkar etti.Coconnas gli giura amicizia eterna.
Bu Dünya Snooker'ı tarafından inkar edildi ve O'Sullivan daha sonra suçlamasını geri aldı.Gli aveva sabotato un'operazione terroristica e da allora O'Neill la cerca per vendicarsi.
Belediye başkanı bir rüşvet aldığını inkar etti.Мэр отрицал факт получения взятки.
Geçen hafta onunla tanıştığını inkar etti.Он отрицал, что встречался с ней на прошлой неделе.
Onu öptüğünü gördüm. Bunu inkar etme!Я видел, как ты его целовала. Не отрицай это!
Âd Kavmi Hûd'u yalanlamış, Allah'ın tanrılığını inkar etmiştir.После начавшейся засухи адиты направились в Мекку, просить у Аллаха дождя.
Neler yaptıklarını inkar etmedi, ama herhangi bir sorumluluğu da reddetti.Он не отрицал того, что сделал, однако отказался признать свою ответственность.
Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.Они произносят своими устами слова, похожие на слова прежних неверующих.
Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkar etmişti.Он проповедовал среди народа Израиля и призывал их на путь веры, но многие израильтяне отвергли его.
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.Не должно быть никакого доверия к ним и никакого общего права с ними».
Önüne gelene hareket çekip sonra inkar etmesiyle tanınır.Известность получил его отказ исповедаться и покаяться перед кончиной.
Sırf teşbihte bulunan kimse ise zâtın inkarcısıdır.Тот, кто утверждает обратное, является неверующим джахмитом.
Sorulduğunda bunu inkar edecektir.Когда будет что ответить, вас вызовут.
Hem Fransız hem de İran hükümetleri, iki meselenin birbirine bağlı olduğunu inkar etmektedirler.И французское, и немецкое правительства взаимно обвиняли друг друга.
Suçlayanların ifadeleri inkar edilemez delil olarak sayıldı.Эти показания были использованы обвинителями как неопровержимое доказательство вины.
Sırf teşbihte bulunan kimse ise zâtın inkarcısıdır.والكفر لا يحل إلا على القوم الكافرين.
Aslını inkar eden haramzadedir".وسحق الله تعالى الكافرين.
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.ولا هما (التصوف والفقه) إِلا بإِيمان، إِذ لا يصح واحد منهما دونه.
Jace'in inkar etmesine rağmen, Sorgucu bir kez daha Jace'i tutuklar.وعند إنكار جايس, يسجن المحقق جايس مرة أخرى.
Bu farkında olmama durumu genellikle inkar veya herhangi bir biçimde tedaviye direnmeye sebep olur.قلة الوعي عادةً ما يؤدي إلى احدى أشكال الرفض و المقاومة لأي شكل من المساعدة أو العلاج.
Sorulduğunda bunu inkar edecektir.يتم رفضه حال اكتشافه.
Aklıyla sırf tenzihte bulunan kimse sıfatların inkarcısıdır.(إن الكافرون إلا في غرور).
Geçmişi hatırlamaya çalışıyor, neler olduğunu biliyor ve inkar etmiyor.المعرفة هي تذكر ما كنا نعرف سابقا، ولكننا نسيناه.
Ek olarak Hüseyin'in Kuveyt'i işgal edeceğini inkar ederek kendisine yalan söylediğini belirtti.كما قالت أن صدام كذب عليها بإنكار أنه سيغزو الكويت.
Tom, Mary'nin onu yapmakla itham ettiğini inkar edemezلا يستطيع توم أن ينفي ما تتّهمه ماري بفعله.
Şüpheliler her şeyi inkar ederler.المشتبه بهم ينكرون كل شيء.
Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkar etmişti.Achior lhe fala: Os Israelitas não podem ser derrotados contanto que eles permaneçam fiéis ao deus deles.
Hopper'ın sanat dünyası ve pop kültürü üzerindeki etkileri inkar edilemez.A influência de Hopper no mundo da arte e da cultura pop é inegável.
Sorulduğunda bunu inkar edecektir.E, ao interrogar-se, interpela-nos.
Mürselat Suresi'nde kıyamet gününden ve bu günde inkarcılar ile inananların durumlarından bahsedilir.Usa-se na celebração do Dia dos Fiéis Defuntos e nas missas dos Fiéis Defuntos.
1985 yılından bu yana Holokost inkarcılarına karşı aktivist olarak onun anlattıkları dikkate alınmamıştır.Seu registro de ativista contra negadores do Holocausto desde 1985 não foi levado em consideração.
Âd Kavmi Hûd'u yalanlamış, Allah'ın tanrılığını inkar etmiştir.Adão orou ao seu Criador: Soberano do universo!
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.Eu já não temo nem creio."
O dönemde Kuzey Vietnam güçlü bir şekilde Güney Vietnam'a silah ve asker gönderdiğini inkar etmekteydi.O Vietnã do Norte sempre negou veementemente ter mandado tropas ou equipamento para o Vietnã do Sul.
Önüne gelene hareket çekip sonra inkar etmesiyle tanınır.Nega-se o antecedente e depois se nega o consequente.
Suçlayanların ifadeleri inkar edilemez delil olarak sayıldı.Seus testemunhos foram utilizados pela acusação como prova irrefutável de culpa.
Âd Kavmi Hûd'u yalanlamış, Allah'ın tanrılığını inkar etmiştir.De 'Ad bleven in plaats van God de afgod Sirius aanbidden.
Aslını inkar eden haramzadedir".Hij behoorde tot de ongelovigen.
"Aslını inkar eden haramzadedir!Het bericht wordt op ongeloof onthaald.
Sırf teşbihte bulunan kimse ise zâtın inkarcısıdır.Voor ongelovigen brengt het slechts ongeluk.
Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.Oni naśladują słowa tych, którzy przedtem nie wierzyli.
Gerçi onlar dini tam olarak inkar etmemiş, sadece onun toplumdaki rolünün ve nüfuzunun azaltılmasını istedi.Uwierzyła im i poszła z nimi, ale oni ją napadli i obrabowali.
Her ne kadar inkar etse bile bir alkolik.Du måste erkänna, att Du är alkoholist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod