Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Но он отрекся от Него, сказав женщине: я не знаю Его.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.ויכחש בו ויאמר אשה לא ידעתיו׃
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.فانكره قائلا لست اعرفه يا امرأة.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.彼 得 卻 不 承 認 、 說 、 女 子 、 我 不 認 得 他
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.彼得 卻 不 承認 、 說 、 女子 、 我 不 認得他
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin a dit, "Je n'ai jamais été athée au sens de nier l'existence d'un Dieu.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin a spus, "N-am fost niciodată un ateu în sensul de a nega existența lui Dumnezeu.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin řekl, "Nikdy jsem nebyl ateista v tom smyslu, že bych popíral existenci Boha.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin sagde, "Jeg har aldrig været en ateist i forstanden at benægte Guds eksistens.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin sa, "Jag har aldrig varit en ateist i den meningen att förneka existensen av en gud.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin zei, "Ik ben nooit een atheïst geweest in de zin dat ik het bestaan van een god ontken.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin zei, "Ik ben nooit een atheïst geweest in de zin dat ik het onstaan van God ontken.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""En ole koskaan ollut ateisti siinä mielessä että kieltäisin Jumalan olemassaolon.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Eu nunca fui um ateu no sentido de negar a existência de Deus.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Io non sono mai stato un ateo, nel senso di negare l'esistenza di un Dio.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Kata Darwin, "Saya tak pernah menjadi ateis dalam arti menyangkal eksistensi Tuhan.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nikoli nisem bil ateist v smislu zanikanja obstoja boga.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Ο Δαρβίνος είπε, "Δεν ήμουν ποτέ άθεος με την έννοια της άρνησης ύπαρξης του Θεού.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Дарвин е казал, "Аз никога не съм бил атеист в смисъл да отричам съществуването на един бог.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Я никогда не был атеистом в смысле отрицания самого существования Бога.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Я ніколи не був атеїстом в якості заперечення існування Бога.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.A jeźli kto o swoich, a najwięcej o domowych starania nie ma, wiary się zaprzał i gorszy jest niż niewierny.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ako pa kdo ne skrbi za svoje, zlasti pa za domače, je zatajil vero in je hujši od nevernika.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ale jestli sa niekto nestará o svojich vlastných a najmä o domácich, zaprel vieru a je horší ako neveriaci.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Jestliže pak kdo o své, a zvláště o domácí péče nemá, zapřelť jest víry, a jest horší nežli nevěřící.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.누구든지 자기 친족 특히 자기 가족을 돌아보지 아니하면 믿음을 배반한 자요 불신 자보다 더 악한 자니라
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Если же кто о своих и особенно о домашних не печется, тот отрекся от веры и хуже неверного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Коли ж хто про своїх, а найбільш про домашнїх не промишляв, той відцуравсь віри, і гірший од не вірного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.אבל מי שלא יפרנס את קרוביו וביותר את בני ביתו כפר באמונה והוא גרוע מאשר איננו מאמין׃
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.وان كان احد لا يعتني بخاصته ولا سيما اهل بيته فقد انكر الايمان وهو شر من غير المؤمن.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.人 若 不 看 顧 親 屬 、 就 是 背 了 真 道 、 比 不 信 的 人 還 不 好 . 不 看 顧 自 己 家 裡 的 人 、 更 是 如 此
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.人 若 不 看 顧親屬 、 就 是 背 了 真道 、 比 不 信 的 人 還 不 好 . 不 看顧 自己 家裡 的 人 、 更是 如此
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.A on opět zapřel s přísahou, řka: Neznám toho člověka.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.A opät zaprel s prísahou: Neznám toho človeka.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Åter nekade han med en ed och sade: »Jag känner icke den mannen.»
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.E ele negou outra vez, e com juramento: Não conheço tal homem.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.El s'a lepădat iarăş, cu un jurămînt, şi a zis: ,,Nu cunosc pe omul acesta!``
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.És ismét megtagadá esküvéssel, hogy: Nem is ismerem ezt az embert.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Il le nia de nouveau, avec serment: Je ne connais pas cet homme.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.In zopet zataji s prisego: Ne poznam tega človeka.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Ja taas hän kielsi valalla vannoen: "En tunne sitä miestä".
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.베드로가 맹세하고 또 부인하여 가로되 내가 그 사람을 알지 못 하노라 하더라
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Lalu Petrus menyangkal lagi, dan bersumpah. "Sungguh-sungguh saya tidak kenal orang itu!" kata Petrus
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Ma egli negò di nuovo giurando: «Non conosco quell'uomo»
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Og atter nektet han det med en ed: Jeg kjenner ikke det menneske.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Og han nægtede det atter med en Ed: "Jeg kender ikke det Menneske."
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Petrus zwoer dat het niet waar was. "Ik ken die man niet!" riep hij uit.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Song Phi -e-rơ lại chối và thề rằng: Ta chẳng hề biết người ấy.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Song_Phi - e-rơ lại chối và thề rằng : Ta chẳng hề biết người ấy .
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Tedy po wtóre zaprzał się z przysięgą, mówiąc: Nie znam tego człowieka.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Und er leugnete abermals und schwur dazu: Ich kenne den Menschen nicht.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Y otra vez negó con juramento: --Yo no conozco al hombre
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.Και παλιν ηρνηθη μεθ' ορκου οτι δεν γνωριζω τον ανθρωπον.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.И он опять отрекся с клятвою, что не знает Сего Человека.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.І знов одрік ся він, кленучись: Що не знаю чоловіка.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.ויוסף לכחש וישבע לאמר לא ידעתי את האיש׃
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.فانكر ايضا بقسم اني لست اعرف الرجل.
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.彼 得 又 不 承 認 、 並 且 起 誓 說 、 我 不 認 得 那 個 人
Petrus ant içerek, ‹‹Ben o adamı tanımıyorum›› diye yine inkâr etti.彼得 又 不 承認 、 並且 起誓說 、 我 不 認得 那 個人
Petrus yine inkâr etti ve tam o anda horoz öttü.Da leugnete Petrus abermals, und alsbald krähte der Hahn.