Ana içeriğe geç
Sözlük

inkâr et ile cümle

inkâr et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşte bunlar Rablerini inkâr etmişlerdir.They are those who disbelieve in their Lord!
Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.Then whosoever wills, let him believe, and whosoever wills, let him disbelieve.
Çünkü onlar Allah'ı da resulünü de inkâr ettiler.That is because they disbelieved in God and His Messenger.
Bu, onların Allah'ı ve Resulünü inkâr etmelerinden dolayı böyledir.That is because they disbelieved in God and His Messenger.
Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmeyi âdet edinmişler ve onlardan hep gafil olagelmişlerdir.This is because they rejected Our signs as false and were heedless to them.
Buna rağmen yine de onu inkâr ettiler.But they rejected Noah, calling him a liar.
Daha önce inkâr etmişlerdi onu.When they disbelieved in it of yore.
Halbuki daha önce (dünyada) O'nu inkâr etmişlerdi.When they disbelieved in it of yore.
Onları, sapmış olanlardan başkası inkâr etmez.Only the wicked sinners deny it.
Bu halinizin sebebi şu: Allah'a, yalnız O'na çağrıldığınzda inkâr etmiştiniz.They will be answered, "Your suffering is only because you disbelieved when One God was mentioned.
Öyle ki, iman sahasından uzaklaşmış fasıklardan başkası onları inkâr etmez.Only the wicked sinners deny it.
Onları yoldan çıkan sapıklardan başkası inkâr etmez.Only the wicked sinners deny it.
Tuttular o mucizeleri inkâr ettiler.But they willfully rejected them.
Türkiye iktidar partisi mahkemede İslamcılık yaptığını inkâr ettiTurkey's ruling party denies Islamism in court
Fakat sorunu inkâr etmeyi bırakmak bu yolda atılması gereken adımlardan yalnızca biri.But ending denial is just one step.
Çok az kişi yeteneklerini inkâr etmesine karşın, Maior'un atamasına şiddetle karşı çıkıldı.Although few deny his qualifications, Maior's appointment was strongly resisted.
Bilimsel birer kanıt olmadan atomların varlığını inkâr etmek kolaydı.Without scientific proof, the existence of atoms was easy to deny.
Darbeye karışmaya inkâr etmiş olsa da isyancıları övmüştür.Obwohl er es bestreitet, wird er zu den Rebels gezählt.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Andere sagten ihnen nach, dass sie keine echten Christen seien.
Owens bunu inkâr etse de, Strowman bu sözü aldığı videoyu gösterdi.Owens lo negó, pero Strowman mostró imágenes que confirmaban su afirmación.
Owens bunu inkâr etse de, Strowman bu sözü aldığı videoyu gösterdi.Owens negou isso, mas Strowman mostrou um vídeo confirmando a promessa.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Ik vroeg hen, of ze christen zijn.
Gizlilik içinde çalışmalarının, temel prensipleridir (ancak bunu reddetmeleri, inkâr etmeleri).De aanvallers nemen hun startpositie (in gevechtshouding) in bij hun partners (uitvoerder).
Sovyetler Birliği, uzun süre insanlı bir ay programı olduğunu inkâr etti.De Sovjet-Unie heeft jarenlang ontkend dat er ooit een geheim protocol is geweest.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Вони запевнили його, що християн серед них немає.
Fakat yazar bunu defalarca inkâr etmiş, Wolf'un ölümü vesilesiyle verdiği mülakatta da kabul etmemiştir.Ezek gyakran a küzdelem feladását és a halál elfogadását közvetítik, amit Farkas nem fogad el.
Yahudiler, İsâ'nın babasız yaratılışını inkâr ettiler.)- 湯浅宗親は宗光の孫(宗重の曾孫)にあたる。
Çek Cumhuriyeti'nde Holokost ve komünist mezalimini inkâr etmek yasa dışıdır.フランスとドイツの法の下では、ヘイトスピーチの否定と、ホロコーストの事実を否定することは違法である。
Gizlilik içinde çalışmalarının, temel prensipleridir (ancak bunu reddetmeleri, inkâr etmeleri).」其馭屬吏寬平忠厚,務安上全下,使各稱其職而止。
Ancak, bu iddiayı inkâr etmek için nedenler vardı.한편, 이 주장이 부정확하다는 다른 주장도 있다.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.לא הייתי אומר שאני נוצרי.
Sovyetler Birliği, uzun süre insanlı bir ay programı olduğunu inkâr etti.ברית המועצות הראתה דו־ערכיות גדולה יותר לביקור בני אדם בירח.
Owens bunu inkâr etse de, Strowman bu sözü aldığı videoyu gösterdi.Оуенс отрича, но Строуман показва доказващи кадри.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Ostali stanovnici su bili kršćani.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Ich hlavnou vinou bolo to, že boli kresťania.
Ama kesin bir dille inkâr etmek... ...daha kötü bir etki yapacaktır.Mais nier avec une idée derrière la tête, pourrait avoir des conséquences plus graves.
Ama kesin bir dille inkâr etmek... ...daha kötü bir etki yapacaktır.لكن تكذيب انكم سوية للفوز بشيء يمكنه ان يضعنا في وضعية اسوء مما نتصور
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Ale on zaprel a povedal: Ženo, neznám ho.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.A on się go zaprzał, mówiąc: Niewiasto! Nie znam go.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.A on zapřel ho, řka: Ženo, neznám ho.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.A on zataji, rekoč: Žena, ne poznam ga.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Dar Petru s'a lepădat, şi a zis: ,,Femeie, nu -L cunosc.``
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Er aber verleugnete ihn und sprach: Weib, ich kenne ihn nicht.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti."Hoe kom je erbij", antwoordde Petrus. "Ik ken Hem niet eens."
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.베드로가 부인하여 가로되 이 여자여 내가 저를 알지 못하노라 하더라
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Ma egli negò dicendo: «Donna, non lo conosco!»
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Mais il le nia disant: Femme, je ne le connais pas.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Mas Pedro o negou, dizendo: Mulher, não o conheço.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Men han fornægtede ham og sagde: "Jeg kender ham ikke. Kvinde!"
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Men han fornektet ham og sa: Jeg kjenner ham ikke, kvinne!
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Men han nekade och sade: »Kvinna, jag känner honom icke.»
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Mutta hän kielsi sanoen: "Nainen, en tunne häntä".
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Õ pedig megtagadá õt, mondván: Asszony, nem ismerem õt!
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Pero él negó diciendo: --Mujer, no le conozco
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Song Phi -e-rơ chối Ðức Chúa Jêsus, nói rằng: Hỡi đờn bà kia, ta không biết người đó.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Song_Phi - e-rơ chối Ðức_Chúa_Jêsus , nói rằng : Hỡi đờn bà kia , ta không biết người đó .
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Tetapi Petrus menyangkal. Ia berkata, "Saya sama sekali tidak mengenal orang itu!
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Ο δε ηρνηθη, λεγων Γυναι, δεν γνωριζω αυτον.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.А той се отрече, казвайки: Жено, не Го познавам.
Ama Petrus, ‹‹Ben Onu tanımıyorum, kadın!›› diye inkâr etti.Він же одрік ся Його, кажучи: Жінко, не знаю Його.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod