Hem inişli çıkışlı hem de düz.Jest nierówna i płaska.
Hem inişli çıkışlı hem de düz.울퉁불퉁한 곳도 있고 평평한 곳도 있습니다.
Hem inişli çıkışlı hem de düz.Nó gồ ghề và bằng phẳng.
Hem inişli çıkışlı hem de düz.Она неровная и ровная.
Hem inişli çıkışlı hem de düz.Тя е грапава и плоска.
Hem inişli çıkışlı hem de düz.היא מחוספסת והיא שטוחה
Hem inişli çıkışlı hem de düz.انها خشنة و مستوية.
Hem inişli çıkışlı hem de düz.寒い場所
Houston, iniş noktamızı kaçırdık.Houston, am depăşit terenul de aterizare.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık.Houston, kami terlepas kawasan pendaratan.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houston, abbiamo superato la zona d'atterraggio.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houstone, minuli jsme místo přistání.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houston, me ajauduimme laskupaikan ohi.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houston, minęliśmy miejsce lądowania.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houston, nos pasamos del campo de aterrizaje.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houston, on a dépassé la zone d'atterrissage.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houston, perdemos a nossa zona de aterragem!
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houston, vi fløj forbi landingsstedet.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houston, vi har missat landningsplatsen.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Houston, we hebben onze zone gemist.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Χιούστον, περάσαμε τη ζώνη προσγείωσής μας.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Хюстън, прехвърлихме полето за кацане.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık. Hayır!Хюстън, прехвърлихме полето за кацане.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık.Houston!
Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık.هيوستن لقد تخطينا موقع الهبوط لقد تخطينا موقع الهبوط
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.7년간 태양계를 가로질러 옮겨 간 것이었습니다. 우리는 호이겐스를 타이탄의 대기로 내려보냈죠. 탐사선은 두시간 반 동안 내려가 지표면에 착륙했습니다.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Am lansat-o în atmosfera lui Titan, i-au trebuit doar două ore jumătate să coboare și apoi a asolizat.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.A Titán légkörét átszelve két és fél óra ereszkedés után ért a felszínre.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Det ut att ha dragits isär. När man ser linjer på en planet- -betyder det att det finns sprickbildningar.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.La dejamos caer en la atmósfera de Titán, el descenso le llevó dos horas y media, y aterrizó en la superficie.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Nós lançámo-la na atmosfera de Titã, levou duas horas e meia a descer, e aterrou na superfície.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Przez 2,5 godz. lądował on na powierzchni Tytana.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Spustili smo jo v Titanovo atmosfero, za spust je potrebovala dve uri in pol, in pristala je na površju.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Vysadili sme ju do atmosféry Titana, zostup trval dva a pol hodiny a potom sonda pristála na povrchu.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.We lieten ze los in de atmosfeer van Titan. Ze deed 2,5 uur over de afdaling, en ze landde op het oppervlak.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Мы отправили его к атмосфере Титана, спуск занял два с половиной часа, и он приземлился на поверхность.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.観測機は二時間半をかけて降下し 地表に降り立ちました いかに素晴らしいイベントであったか ご理解いただきたいと思います
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Daarin is de Huygenssonde geland.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Dan itulah tempat pendaratan roket satelit Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Dort drin ist die Huygens-Sonde gelandet.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.E questo è quello in cui è atterrata la sonda Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Erre szállt le tehát a Huygens szonda.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Et c'est là-dedans que s'est posée la sonde Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Foi em cima disso que a sonda Huygens aterrou.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.In to je bilo tisto, v čemer je pristal Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.거기에 호이겐스 관측선이 착륙한거죠.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Lös mark som är genomsyrad av flytande metan.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Pe așa ceva s-a așezat sonda Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Takže Huygensova sonda přistála do takové prohlubně.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.To je miesto, kde pristála sonda Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Y eso es en lo que aterrizó la sonda Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Και σ' αυτό προσγειώθηκε η βολίδα Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Тук се приземи сондата Хюйгенс.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Це те, на що приземлився зонд Гюйґенса.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Это было тем во что приземлился зонд Гюйгенс.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.וזה מה שגשושית הויגנס נחתה בו.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.وهي ما هبط عليها مسبار "هيوجينز".
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.しかし 我々が撮影した写真にも
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.A leszállás látott valamit, és megállt döbbenten.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Aloitussivujen hän näki jotain ja pysähtyi hämmästyneenä.