ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun sevgilisi İngiliz hükümeti için çalışan bir casus.Her lover is a spy working for the British government.
Ben akıcı bir biçimde İngilizce konuşurum.I speak English fluently.
Emily İngilizdir.Emily is English.
Emily ve Melanie İngilizdirler.Emily and Melanie are English.
İngiltere'ye olan gezimi havalar ısınana kadar erteleyeceğim.I'll postpone my trip to England until it gets warmer.
İngilizce bir dildir.English is a language.
İngiliz alfabesini değiştirebilir miyim?Can I change the English alphabet?
İngilizcenin gramer kuralları var mı?Does English have grammatical rules?
Bu benim bininci ingilizce cümlem.This is my thousandth English sentence.
İngiltere'de asgari ücret nedir?What's the minimum salary in England?
İngilizce kelime "amoeba" ve Japonca kelime "Tatoeba" kafiyeli değildir.The English word "amoeba" and the Japanese word "tatoeba" don't rhyme.
Bir İngiliz pasaportun varsa Avustralya'ya gitmek için bir vizeye ihtiyacın var mı?Do you need a visa to go to Australia if you have a British passport?
O, İngilizceyi garip bir aksanla konuşuyor.She speaks English with an odd accent.
Tom onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra İngilizce olarak açıkladı.After Tom explained it in French, he explained it in English.
Tom onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra aynı şeyi İngilizce olarak söyledi.After Tom explained it in French, he said the same thing in English.
Tom bana Fransızcadan İngilizceye çeviri yapabilecek birini tanıyıp tanımadığımı sordu.Tom asked me if I knew anybody who could translate from French into English.
Tom İngilizce kadar iyi Fransızca konuşabilir.Tom can speak French as well as English.
Tom korumanın arkasına sinsice yaklaştı ve onu İngiliz anahtarıyla dövdü.Tom sneaked up behind the guard and clobbered him with a monkey wrench.
İngiltere'de ne sıklıkta yağmur yağar?How often does it rain in England?
Çoğu öğrenci İngilizce konuşabilir.Most students can speak English.
O ne İngilizce ne de Fransızca konuşur.He speaks neither English nor French.
İngilizce yeteneğimi nasıl geliştirebilirim?How can I improve my English skill?
Tom Fransızcada İngilizcede olduğundan daha iyi.Tom is better at French than he is at English.
Burası İngilizce sınıfıysa niye Portekizce konuşayım?Why should I talk in Portuguese if this is an English class?
O, İngilizce öğreniyor.He's learning English.
Amcam üniversitede İngilizce okuyor.My uncle is taking English at university.
Üzgünüm, İngilizce konuşmuyorum.I'm sorry, I don't speak English.
İngilizce Q, W ve X harfleri bulunmaktadır.The letters q, w and x exist in English.
Birleşik Krallıkta İngilizce konuşulur.English is spoken in the UK.
Abd'de İngilizce konuşulur.English is spoken in the USA.
İngilizce sesçil bir dil değil.English is not a phonetic language.
"Oh" kelimesinin İngilizce'de kullanımı biraz karmaşıktır.The use of "oh" in English is quite complex.
İngilizce nedeniyle yaklaşık 600 dil tükenme sürecindedir.About 600 languages are in process of extinction, because of English.
Bu popüler Alman şarkıcı sadece İngilizce şarkı söyler.This popular German singer only sings in English.
Amerikan İngilizcesi Avrupa'nın ortak dili oldu mu?Has American English become the common language of Europe?
Severn Nehri sadece 354 km'dir, ancak İngiltere'deki en uzun nehirdir.The River Severn is only 354 km, but it is the longest river in England.
John'un karısı bir İngilizce öğretmenidir.John's wife is an English teacher.
İngilizce düzeyimi yükselteceğim.I'm going to raise my English level.
Alesszia İngilizce konuşamıyor.Alesszia doesn't speak English.
Tom hem Fransızca hem de İngilizce okudu.Tom has studied both French and English.
Dün aradığında İngilizce çalışıyordum.I was studying English when you called yesterday.
Püritenizm ilk yerleşimciler tarafından İngiltere'den geliyor.Puritanism comes from England by the first settlers.
İngiliz Parlamentosu Westminster Sarayı'ndadır.The British Parliament is still in the Palace of Westminster.
Mary evde İngilizce konuşmaz.Mary doesn't speak English at home.
Tom patronu için Fransızca mektubu İngilizceye çevirdi.Tom translated the French letter into English for his boss.
Tom İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.Tom speaks French as well as English.
O, İngiltere'de yaşıyor.He lives in England.
Marks & Spencers tanınmış bir İngiliz perakendecidir.Marks & Spencers is a well-known British retailer.
İngilizce öğrenelim.Let's learn English.
İngilizce, Latin alfabesiyle yazılır.English is written with a Latin alphabet.
İngilizce konuşmayı tercih eder misin?Would you rather speak English?
İngilizcem çok iyi değil.My English is not very good.
O İngilizce anlıyor ve hatta yazıyor.She understands English and even writes in English.
Ben beş yıldır İngilizce öğrenmekteyim.I have been learning English for five years.
O önce İngilizce ve sonra matematik öğrendi.He studied English and then math.
İngilizce ve ardından matematik okudu.He studied English and afterwards math.
İngilizce artık dünyanın her yerinde konuşulur.English is spoken everywhere in the world now.
İngiltere ve Fransa, Manş deniziyle ayrılır.England and France are separated by the English Channel.
İngiltere ve Fransa, Manş denizi tarafından ayrılır.England and France are separated by the English Channel.
Fransa ve İngiltere arasındaki savaş yüz yıl sürdü.The war between France and England lasted one hundred years.

İlgili Sayfalar