ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Luis, İngilizce dersini bilmiyor.Luis does not know his English lesson.
Bir Fransız için iyi İngilizce konuşuyor.He speaks English well for a Frenchman.
Manş denizi Fransa'yı İngiltere'den ayırır.The English Channel separates France from England.
Bu el yazısı eseri Fransızcadan İngilizceye çevirebilir misin?Can you translate this manuscript from French to English?
Bu cümlenin İngilizce çevirisi nedir?What is the English translation of this sentence?
Bu öğleden sonraki İngilizce dersini atlattım.I skipped English class this afternoon.
Tom tipik bir İngiliz.Tom's a typical Englishman.
O hiç İngilizce konuşmaz.He speaks no English.
Benim akıcı bir biçimde konuşabileceğim tek dil İngilizce'dir.The only language I can speak fluently is English.
Hangisini daha sık konuşuyorsun, Fransızca mı yoksa İngilizce mi?Which do you speak more often, French or English?
Hangisini daha sık konuşursun, Fransızcayı mı yoksa İngilizceyi mi?Which do you speak more often, French or English?
İngilizce neden yeni lingua franca'dır?Why is English the new lingua franca?
Onun İngilizcesi gerçekten iyiydi.Her English was really good.
Onun İngilizcesi gerçekten iyi.His English is really good.
Bu cümleyi İngilizceye çevirebilir misiniz?Could you translate this sentence into English?
O, İngilizcede çok ilerleme yapmadı.He didn't make much progress in English.
İngilizceni geliştirmek ister misin?Would you like to improve your English?
Almanca veya İngilizce konuşur musun?Do you speak German or English?
Ben de onlara İngilizce öğretiyorum.I also teach English to them.
Sen de ona İngilizce öğretiyor musun?You also teach her English?
Sen bize İngilizce konuşmayı öğretiyorsun.You teach us to speak English.
Sen bize İngilizce konuşmayı öğretmiyorsun.You do not teach us to speak English.
Onlara İngilizce konuşmayı öğretmiyorlar.They do not teach them to speak English.
Her gün İngilizce çalışmalıyız.We must study English every day.
İngilizcede "make" ve "do" arasındaki fark nedir?What is the difference between "make" and "do" in English?
İngilizcede "skill" ve "ability" arasındaki fark nedir?What is the difference between "skill" and "ability" in English?
Ben İngilizce öğrenmeye çalışıyorken İngilizce yorumlar yazmaktan korkarım.I am afraid to write English comments while I'm trying to learn English.
Ben temel İngilizce bilgisine sahibim.I have a basic knowledge of English.
Ben hâlâ İngilizceye güvenmiyorum.I still don't have confidence in english.
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when you speak English.
Tom hem Fransızcada hem de İngilizcede iyidir.Tom is good at both French and English.
Tom Fransızcada iyi ama İngilizcede çok daha iyi.Tom is good at French, but he's a lot better at English.
Tom kitabı Fransızcadan İngilizceye çevirdi.Tom translated the book from French into English.
Tom, Rusçayı İngilizceden daha iyi konuşuyor.Tom speaks Russian better than English.
Bir tek İngilizce kelime bilmiyorum.I don't know one single English word.
Linda İngiltere'de doğdu. O bu yüzden İngiliz.Linda was born in England. So, she's English.
Onun İngilizcesi benimkinden daha iyiydi.Her English was better than mine.
Babam bir orta okulda İngilizce öğretiyor.My father teaches English at a middle school.
İsaac Newton bir ingiliz fizikçiydi.Isaac Newton was an English physicist.
Üç saatir İngilizce çalışıyorum.I've been studying English for three hours.
Yeni başlayanlar için hangi İspanyolca-İngilizce sözlüğü önerirsin?Which Spanish-English dictionary would you recommend for beginners?
Yeni başlayanlar için tavsiye ettiğin herhangi İspanyolca-İngilizce sözlükler var mı?Are there any Spanish-English dictionaries you recommend for beginners?
Tom Fransızcayı İngilizceden daha iyi konuşur.Tom speaks French better than English.
Tom Fransızcayı İngilizceden çok daha iyi konuşur.Tom speaks French much better than English.
O İngilizce şarkıyı söyleyelim.Let's sing that English song.
İngilizce "I" zamiri neden hep büyük harfle görünüyor bilmiyorum.I don't know why the English pronoun "I" always appears with a capital letter.
Bozuk İngilizce dünyanın en yaygın dilidir.Bad English is the most widespread language in the world.
Burada İngilizce konuşabilen biri var mı?Is there anyone here who can speak English?
İskoçya, İngiltere'den kopmak istiyor.Scotland wants to break away from England.
Yeni bir yardımcı dile ihtiyacımız yok, İngilizce zaten o rolü yerine getiriyor.We do not need a new auxiliary language, the English language already fulfills that role.
Bu kitap İngilizce yazılmadı.This book is not written in English.
Ben İngilizim.I am British.
Sonunda İngiltere'ye ulaştık.We finally arrived in England.
John yetmiş beş yaşında İngilizce öğrenmeye başladı.John began learning English at the age of seventy-five.
Erkek kardeşim hiç İngilizce konuşmaz.My brother doesn't speak English at all.
Aksine, gerçekten çok iyi İngilizce konuşuyorsun!On the contrary, you speak English very well, indeed!
İngilizce menün var mı?Do you have a menu in English?
Küçük kız kardeşin ne zaman İngilizce öğrenmeye başladı?When did your younger sister start learning English?
Dünyanın en büyük ülkesinin devlet başkanı İngilizceyi anlamıyor.The president of the largest country in the world doesn't understand English.
Dünyanın en geniş ülkesinin devlet başkanı İngilizceyi anlamıyorThe president of the largest country in the world doesn't understand English.

İlgili Sayfalar