ing ile cümle
ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Neden İngilizce öğrenmek istemiyorsun?Why don't you want to learn English?
Neden İngilizce öğrenmek istemiyorsunuz?Why don't you want to learn English?
En uzun İngilizce kelime nedir?What's the longest English word?
Küçük bir İngilizce-Rusça sözlüğün var mı?Do you have a small English-Russian dictionary?
Onun sadece İngilizcesi değil Fransızcası da akıcıdır.She is not only fluent in English but speaks French fluently as well.
İngilizcedeki yeteneği beni gerçekten şaşırtıyor.His skill in English truly astounds me.
Tom Mary'ye Fransızca konuştu, ama o İngilizce cevap verdi.Tom spoke to Mary in French, but she answered in English.
Tom güçlü bir Fransız aksanıyla İngilizce konuşuyor.Tom speaks English with a strong French accent.
Tom elinde bir İngiliz anahtarıyla içeri geldi.Tom came in with a wrench in his hand.
Ben bir İngiliz binbaşıydım.I was an English major.
Burada herhangi bir İngiliz gezgin gördün mü?Have you seen any English travelers here?
İngilizce dünya dili değildir. O, Anglosakson İmparatorluğu dilidir.English is not the language of the world. It's the language of the Anglosaxon Empire.
O, İngilizce konuşmaz.He doesn't speak English.
Sanayi devrimi İngiltere'de başladı.The Industrial Revolution began in England.
Burada İngilizce konuşan biri var mı?Anyone here speaks English?
Onlar Almanya, Fransa ve İngiltere'ye gittiler.They went to Germany, France and England.
O İngilizce öğrenmek istemez.She doesn't want to learn English.
Lütfen kötü İngilizcemi affedin. Ben dili yeni öğrenmeye başlıyorum.Please excuse my bad French. I'm just beginning to learn the language.
Tom İngilizceyi Fransız aksanıyla konuşur.Tom speaks English with a French accent.
Bush'un İngilizcesi mükemmel.Bush's English is perfect.
Tom ve Mary Fransızca konuşuyorlardı ama John odaya girince ingilizceye döndüler.Tom and Mary were speaking in French, but switched to English when John entered the room.
Her iki İngilizce sürümü eşit kabul edilebilir mi?Are both English versions equally acceptable?
Tom, İngilizceyi ağır bir Fransız aksanı ile konuşur.Tom speaks English with a heavy French accent.
O, İngilizce anlamaz.He doesn't understand English.
İngilizce de benim ana dilim değil!English is not my mother tongue, either!
Neden İngilizce öğrenmek istiyorsun?Why do you want to learn English?
Gelecek sınav için İngilizce çalışıyor.He is studying English for the next exam.
Avustralya, İngiliz ceza kolonisi olarak kuruldu.Australia was started as a British penal colony.
Onlar İngilizceyi hiç anlamıyorlar.They don't understand English at all.
İngilizceyi hiç anlamıyorsun.You don't understand English at all.
Biz İngilizceyi hiç anlamıyoruz.We don't understand English at all.
Ben İngilizceyi hiç anlamıyorum.I don't understand English at all.
Akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilirim.I can speak English fluently.
İngilizcemi geliştirmek için her fırsattan yararlandım.I took advantage of every opportunity to improve my English.
O öyle İngilizce öğrendi.She learned English like that.
Neden bir İngiliz arabası satın aldın?Why did you buy a British car?
Bildiğim tüm İngilizce bu?That's all the English I know.
İsrail'de İngilizce eğitim seviyesi çok düşük.The level of English instruction in Israel is very low.
Kırsalda İngilizce eğitimi seviyesi çok düşük.The level of English instruction in the country is very low.
Mary kışkırtıcı bir tez sundu: "Argo, yeni İngilizceye dönüşüyor."Mary presented a provocative thesis: "Slang is becoming the new English."
Ona rahibeler tarafından İngilizce öğretildi.She was taught English by the nuns.
Ana dili İngilizce olmayan bir İngilizce öğretmeni tarafından ona İngilizce dersi verildi.He was taught English by a non-native English teacher.
İngilizceden başka yabancı diller öğrenmenin anlamı nedir?What's the point of studying foreign languages besides English?
İngilizceden başka bir yabancı dili öğrenerek ne kazanacaksın?What will you gain by studying a foreign language other than English?
İngilizce konuşmam.I don't speak English.
İngilizce konuşurum,biraz da İtalyanca ve İspanyolca.I speak English, a little Italian and Spanish.
İngilizcen iyileşiyor mu?Is your English getting better?
İngilizcende ilerleme var mı?Is your English getting better?
İngilizce çalışmaya başlayalı altı yıl oldu.It's been six years since I started to study English.
İngilizce çalışmaya başlayalı zaten beş yıl oldu.It's already been five years since we began to study English.
İngilizce, Fransızcadan sayısız sözcük ödünç aldı.English has borrowed numerous words from French.
Ben İngilizcede rahatım.I'm at ease in English.
İngiliz edebiyatı okumayı seviyorum.I like reading English literature.
İngiliz edebiyatı okumayı seversin, değil mi?You like reading English literature, don't you?
O İngiliz edebiyatı okumayı seviyor.He likes reading English literature.
İngiliz edebiyatı'nı okumayı seviyor.She likes reading English literature.
Mary İngiliz edebiyatı okumaktan hoşlanır.Mary likes reading English literature.
Biz İngiliz edebiyatı okumayı seviyoruz.We like reading English literature.
Onlar İngiliz edebiyatını seviyor.They like reading English literature.
İngiliz İmparatorluğu'nun dağılması nispeten barışçıldı.The dismantling of the British Empire was relatively peaceful.