ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Genellikle İngilizceden İspanyolcaya çeviri yaparım.I usually translate from English into Spanish.
İngilizceyi müziğe tercih ederim.I prefer English to music.
O, İngilizcede akıcıdır.He is fluent in English.
En kısa sürede iyi bir iş İngilizcesi bilgisi edinmek zorundasın.You have to acquire as soon as possible a good knowledge of business English.
En kısa sürede iyi bir iş İngilizcesi bilgisi edinmeniz gerekir.You must acquire as soon as possible a good knowledge of business English.
"Tom, İngilizceye Fransızcadan ücretsiz çeviri yapacak." "Bunu bilmek güzel.""Tom will translate French into English for free." "That's good to know."
Bana İngilizcemde yardım edersen, sana Japoncanda yardım ederim.If you help me with my English, I'll help you with your Japanese.
İngilizce dilinden ve onunla ilgili her şeyden nefret ediyorum.I hate the English language and everything related to it.
Tom sadece Mary'nin İngilizce ev ödevinde ona yardım etmesini istiyor.Tom just wants Mary to help him with his English homework.
O, arkadaşına İngilizce öğretiyor.He teaches English to his friend.
İngiliz dili Alman dil grubuna aittir.The English language belongs to the German language group.
Ben bütün sabahı İngilizce çalışarak geçirdim.I spent the whole morning studying English.
Kültürel etkinlikler İngiltere'nin muhafazakar fikirlerine tepki için iyi bir yoldu.Cultural activities were a good way to react to the conservative ideas of Britain.
Küçük erkek kardeşim, İngilizce okumayı öğreniyor.My younger brother is learning to read English.
Tom'un bir İngiliz aksanı var.Tom has a British accent.
İngilizceden C aldım.I got a C in English.
Afedersiniz. İngilizce konuşabiliyor musunuz?Excuse me. Can you speak English?
İngilizce konuşmayı reddetti.She refused to speak English.
Benim yazdığım şey İngilizce değil.What I write is not English.
İngilizce yazmıyorum. Bu dil Rusça.I am not writing in English. This language is Russian.
Bu, İngilizcede benim son cümlem olacak.This will be my last sentence in English.
Bir daha asla İngilizcede yazmayacağım.I will never write again in English.
Ben İngilizce yazmayı durdurmaya karar verdim.I have decided to stop writing in English.
İngilizce yazmayı bilmiyorum.I don't know how to write in English.
Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasındaki fark nedir?What's the difference between American and British English?
İngilizce konuşan o çocuk benden daha uzun.That boy speaking English is taller than me.
O İngiltere'ye geldiğinde İngilizce bilmiyordu.She didn't speak English when she arrived in England.
O, İngiliz toplumunun bir parçası olmak istiyor.He wants to be part of the English society.
Onun İngilizce öğrenmesi gerek.He needs to speak English.
Sen akıcı bir şekilde İngilizce konuşursun.You speak English fluently.
İngilizce konuşabilen bir avukat istiyorum.I want a lawyer who can speak English.
Onun babası orta sınıftan bir İngiliz erkeği.Her father is a middle-class English man.
Soru İngilizce soruldu.The question was posed in English.
O Fransızca ve İngilizce konuşabilir.He can speak French and English.
Tüm son bölümü tek bir cümle olan İngilizce ünlü bir kitap var.There's a famous book in English whose entire last chapter is a single sentence.
İngilizcesi şaşılacak kadar iyiydi.Her English was surprisingly good.
Basit İngilizce'yle yazıldığından o kitabı sen bile okuyabilirsin.Since it's written in easy English, even you can read that book.
Bu kolay İngilizce ile yazıldı, bu yüzden sen bile o kitabı okuyabileceksin.It's written in easy English, so even you will be able read that book.
İngilizce bir mektup yazmayı biliyor musunuz?Do you know how to write a letter in English?
İngilizce bir mektup yazmayı biliyor musun?Do you know how to write a letter in English?
İngilizce çalışmam gerekiyordu ama bu filmi izlemeyi tercih ederim.I was supposed to study English, but I prefer watching this movie.
Ben İngilizce konuşabilir miyim?Can I speak in English?
İngilizcenin dünyada en yaygın dil olduğuna şüphem yok.I have no doubt English is the most common language in the world.
İngilizcenin egemenliği Avrupa diyaloğunu öldürüyor.The dominance of English is killing the European dialogue.
İngilizcenin hakimiyeti Avrupa diyaloğunu öldürüyor.The dominance of English is killing the European dialogue.
İngilizce konuşmanın oldukça kolay olduğunu keşfettim.I discovered that speaking English was pretty easy.
İngilizce yazarken İngiltere hakkında düşünmem.I do not think about England, whilst I write in English.
Ben İngilizcenin yaygın, sıradan bir dil olduğu Kanada'da yaşıyorum.I live in Canada, where English is a common, ordinary language.
Portekizce, İngilizce ve Rusça biliyorum.I know Portuguese, English, and Russian.
Onlar çok iyi İngilizce konuşmadı.They didn't speak English very well.
İngiltere'de mi doğdun? İngiliz aksanın yok gibi görünüyor.Were you born in England? You don't seem to have a British accent.
O yıllardır iyi İngilizce konuşuyor.He has spoken English well for many years.
Birçok İngilizce kitap okudum.I read a lot of books in English.
Birlikte ingilizce öğreneceğim birine bakıyorum.I am looking for someone to learn English together.
İstersen İngilizce kullanabiliriz.If you want we can use English.
Cristina'nın İngilizce okuduğunu unuttum.I forgot that Cristina read English.
Lütfen İngilizce cevap yazın.Write the answer in English, please.
Babam İngilizceyi iyi konuşur.My dad speaks English well.
Neden İngilizce öğreniyorsunuz?Why do you learn English?
İngiliz halkı kibirli ve kabadır.British people are arrogant and rude.

İlgili Sayfalar