ing ile cümle
ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hayır, ben bir İngilizim.No, I am an Englishman.
Ne zaman İngilizce öğrenmeye başladın?When did you begin learning English?
İngilizce öğrenmeye ne zaman başladın?When did you begin to learn English?
İngilizceyi bir İspanyol ineği gibi konuşur.He speaks English like a Spanish cow.
O İngilizdir.He's English.
Onun İngilizcesi benimkinden daha iyidir.His English is better than mine.
O İngilizce ve Almanca konuşur.She speaks English and German.
İngiliz mizahını anlamıyorum.I don't understand British humour.
O İngiliz mizahından anlamaz.He doesn't understand British humour.
O İngiliz mizahından anlamıyor.She doesn't understand British humour.
Sen İngiliz mizahından anlamıyorsun.You don't understand British humour.
İngilizce konuşurum.I speak English.
İngiliz değilim.I'm not English.
Tom İngilizce öğretiyor.Tom is teaching English.
Tom İngilizce öğreniyor.Tom is learning English.
O, oğlunu bir İngiliz yatılı okuluna gönderdi.He sent his son to an English boarding school.
Bu, İngilizce gramerini şimdiye kadar ilk kez bir daha gözden geçirişim.This is the first time I've ever revised English grammar.
Dokuz yaşındayken Almanya'dan İngiltere'ye taşındım.I moved to England from Germany when I was nine.
O inanılmaz hızla İngilizce öğrendi.She learnt English incredibly quickly.
Marika bana İngilizcede yardım eder.Marika helps me in English.
İngilizce konuşabilen en az beş arkadaşım var.I have at least five friends who can speak English.
Sen hiç karınla İngilizce konuştun mu?Have you ever talked to your wife in English?
Prens Charles bundan sonraki İngiliz kralı olacak.Prince Charles will be the next British king.
Evde İngilizce çalışacağım.I will study English at home.
Tom o zamandan beri İngiltere'de kaldı.Tom remained in England ever since.
Neredeyse her gün İngilizce öğretiyorum.I teach English almost every day.
Biz İngilizce öğrendik.We learned English.
Ben bir İngilizce öğretmeniyim.I am a teacher of English.
Maria'ya İngilizce öğretmek zorundayım.I have to teach Mary English.
İngiliz Büyükelçiliği nerede?Where is the British embassy?
Amerikan İngilizcesi, İngiliz İngilizcesinden daha iyi değildir.American English isn't better than British English.
Eğer binlerce filmi İngilizce izlersem, ben onda akıcı olacak mıyım?If I watch a thousand movies in English, will I become fluent in it?
İngilizcede akıcı olmak için ne kadar süre İngiltere'de yaşamalıyım?How long should I live in England in order to become fluent in English?
Laurie tatil için İngiltere'ye gidiyor.Laurie is going to the United Kingdom for vacation.
Bana kalırsa İngilizce kolay değil.As far as I'm concerned, English is not easy.
Ben İngiltere'deyken çok yemin ederdim.When I was in England, I used to swear much.
O, İngilizce konuşmuyor.She doesn't speak English.
Jane Austen bir İngiliz yazardı.Jane Austen was a British writer.
Charlie Chaplin bir İngiliz aktördü.Charlie Chaplin was a British actor.
Charlotte Brontë bir İngiliz romancıydı.Charlotte Brontë was a British novelist.
James Cook bir İngiliz kaşifti.James Cook was a British explorer.
Barbados, İngiliz Uluslar Topluluğu üyesidir.Barbados is a member of the Commonwealth.
O, İngilizcenin dışında Almanca konuşur.Apart from English, he speaks German.
Onun bütün arkadaşları İngiltere'de yaşıyor.All her friends live in England.
İngilizce bir mektup yazmayacağım.I will not write a letter in English.
Neden İngilizce yazmıyorum?Why am I not writing in English?
Ben İngilizce yazmayı tercih ettim.I preferred to write in English.
Antigua ve Barbuda eski İngiliz sömürgesidir.Antigua and Barbuda is a former British colony.
Arjantin, Falkland Adaları için İngiltere'yle savaş yaptı.Argentina fought a war with Great Britain over the Falkland Islands.
Mary'nin cümleleri İngilizce öğrenmek için kullanılabilir.Mary's sentences can be used to learn English.
İngilizce ve Farsça'yı çok seviyorum.I like English and Farsi very much.
İngiltere’ye İrlandacada "Ríocht Aontaithe" denir.The United Kingdom is called "Ríocht Aontaithe" in Irish.
Erkek kardeşim 30 yıldan fazladır İngiltere'de yaşıyor.My brother has lived in England for more than thirty years.
O bir İngilizce öğretmeni olarak çalışmak için Meksika'ya gitti.He went to Mexico to work as a teacher of English.
O, Sırbistanda iki yıl İngilizce öğretti.He taught English in Serbia for two years.
İngiliz dilinde kaç tane sözcük var?How many words are there in the English language?
O, üç yıldır İngiltere'de olduğunu söyledi.She said that she had been in England for three years.
Hem İngilizce hem de İspanyolca konuşabilirim.I can speak both English and Spanish.
Raporu Afrikanca'dan İngilizceye çevirdik.We translated the report from English into Afrikaans.
Bay Smith, İngilizce konuşsan iyi olur. Fransızcanı hiç anlayamıyorum.Mr Smith, better speak English. I can't understand your French at all.