ing ile cümle
ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İngilizce öğretmenimiz hem sert hem de naziktir.Our English teacher is both strict and kind.
Benim İngilizcem hiç iyi değil.My English is not good at all.
Bu mektubun İngilizce yazılması gerekiyor mu?Does this letter have to be written in English?
İngilizceden vazgeçmeyin.Don't quit English.
İngilizceden vazgeçmemelisin.You shouldn't quit English.
İngilizce derslerine hazırlanmak için fazla vakit harcamıyorum.I don't spend much time preparing for English classes.
Matematiği İngilizce çalıştığımdan daha ciddi çalışıyorum.I study math more seriously than I study English.
İngilizce üçüncü dönem.English is third period.
İngilizce sınavı için hazırlanmak zorundayım.I have to prepare for the English test.
Benim kitaplarım Rumence, onunkiler ise İngilizce.My books are in Romanian; hers are in English.
O, İngilizcede 100 üzerinden 90 aldı.He got 90% in English.
Bu toplantıların hepsi İngilizcedir.All of these meetings are in English.
İngiltere'nin Charles I'i giyotin ile idam edildi.Charles I of England was executed by guillotine.
Onun akıcı İngilizce konuştuğunu duydum.I heard him speak fluent English.
O, İngilizce öğrenmek için üniversiteye gitti.She went to college to learn English.
O, İngiliz Kanalında yüzmüş tek Amerikalı.He is the only American to have swum the English Channel.
İngilizce konuşan biri var mı burada?Does anyone here speak English?
İngilizce öğretiyorum.I am teaching English.
Arapça konuşurum ama İngilizce öğrenimi yapıyorum.I speak Arabic but I study English.
Ben İngilizce öğretirim.I teach English.
İngilizce konuşan, ruhsatlı bir kılavuz istiyorum.I want a licensed guide who speaks English.
İngiliz kanalını yüzerek geçmeyi başardım.I was able to swim across The English Channel.
Her gün İngilizce öğreniyorum.I learn English every day.
Tüm diller eşittir, ama İngilizce diğerlerinden daha eşittir.All languages are equal, but English is more equal than the others.
Kanadalı bir İngilizce dil eğitmeni tanıyorum.I know an English language instructor who comes from Canada.
Bayan Smith bir İngilizce öğretmeni mi?Is Mrs. Smith an English teacher?
İngilizceyi seviyorsun, değil mi?You like English, don't you?
Anne babam İngilizce konuşmuyor.My parents don't speak English.
Anne babam İngilizce bilmiyor.My parents don't speak English.
Afedersiniz, İngilizce konuşur musunuz?Pardon me, do you speak English?
İngilizce kolay değil ama enteresan.English is not easy, but it is interesting.
İngilizce ve Almanca iki ilgili dildir.English and German are two related languages.
İngilizce, öğrenmek için zor bir dildir.English is a hard language to learn.
Bütün dünya İngilizce konuşuyor.The whole world speaks English.
Bu, İngilizce'nin artık sadece İngilizler için olmadığını göstermektedir.This shows that English isn't just for the British anymore.
İngiltere üzerindeki Norman zaferinin İngilizce dili üzerinde büyük bir etkisi vardı.The Norman victory over England had a big impact on the English language.
Hayatında ilk defa, Yuka, İngilizce bir kitabın tamamını okumayı bitirdi.For the first time in his life, Yuka finished reading an entire book in English.
O tek kelime Fransızca söyleyemez ama üstelik bir yerli gibi İngilizce konuşur.He can't say one word of French, but then again he speaks English like a native.
Avustralya'da, onlar İngilizce konuşurlar.In Australia, they speak English.
İngilizce benim birinci dilim değil.English is not my first language.
Birçok dil İngilizceden kelime alır.Many languages borrow from English words.
Birçok dil, İngilizceden kelime ödünç alır.Many languages borrow from English words.
Tüm diller eşittir, İngilizce hepsinin en eşitidir.All languages being equal, English is the most equal of all.
İngilizce bir Cermen dilidir.English is a Germanic language.
İngilizce ve Almanca ortak bir soyu paylaşırlar.English and German share a common ancestor.
İngilizce, Almanca'nın kardeş dilidir.English is a sister language of German.
İngilizce benim anadilim.English is my native language.
Onun İngilizce konuşabilip konuşamadığını biliyor musun?Do you know if she can speak English?
Kadın İngilizce okuyor.The woman reads English.
İngilizcede bu balığa ne denilir?What is this fish called in English?
O bu yıl İngilizce öğrettiğim bir öğrencidir.He is a student to whom I'm teaching English this year.
O İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşuyor?Does she speak English, French or German?
Bugün, İngilizce dilek kipinin gizemini çözeceğiz.Today, we are going to unravel the mystery of the English subjunctive.
Eğer o, İngilizcede akıcı ise, onu çalıştıracağım.If he's fluent in English, I'll hire him.
Dersimiz İngilizce.The lesson is English.
İngilizceyi iyi konuşabilirsin, değil mi?You can speak English well, can't you?
İngilizce konuşamıyor musun?Can't you speak English?
Bu cümleyi İngilizceye çevir.Translate this sentence into English.
O İngilizce konuşan birini işe alacak.He will hire someone who speaks English.
Ben, İngilizce konuşabilen birini işe almayı düşünüyorum.I plan to hire someone who can speak English.