ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Elinden geldiğince çok İngilizce çalıştı.She studied English as hard as she could.
O üniversiteden yeni mezun bir İngilizce öğretmenidir.She is an English teacher fresh from college.
Babam İngilizceyi iyi konuşabilir.My father can speak English well.
Babam, bir lisede İngilizce öğretiyor.My father teaches English at a high school.
Sade bir İngilizceyle yazılmış bu kitabı okumak kolay.Written in plain English, this book is easy to read.
Düz İngilizce ile yazmaya çalış.Try to write in plain English.
Okuldan sonra, İngilizce konuşma pratiği yapmak için bir İngiliz okuluna gidiyorum.After school, I go to an English school to practice English conversation.
İngilizce test için hazırlanmak zorundayım.I have to prepare for the test in English.
Günde ortalama iki saat İngilizce çalışıyorum.I study English two hours a day on an average.
Kitaplıkta İngilizce-Japonca bir sözlük var mı?Is there an English-Japanese dictionary on the bookshelf?
Kız kardeşin hem İngilizce hem de Fransızca'ya hakimdir.My sister has a good command of both English and French.
Her gün çok İngilizce çalıştım ama çok öğrenmedim.I studied English very hard every day, but I didn't learn a lot.
Her gün İngilizce çalış.Study English every day.
Her gün üç saat İngilizce çalışmayı kural haline getiriyorum.I make it a rule to study English for 3 hours every day.
Yarın profesörümüz İngiltere'ye geri gidiyor.Tomorrow our professor is going back to England.
Ben yarına kadar bu mektubu İngilizceye çevirttirmek istiyorum.I want to have this letter translated into English by tomorrow.
Biz yarın İngilizce sınav olacağız.We are going to have an examination in English tomorrow.
Sorun onun İngilizcesini izleyip izleyememendir.The problem is whether you can follow her English.
Arkadaşım, İngilizce sınavında iyi notlar aldı.My friend got good marks in the English examination.
Yuka yeni atanmış İngilizce öğretmeniyle tanıştırıldığı an âşık oldu.Yuka fell in love the moment she was introduced to the newly-appointed English teacher.
Hayatında ilk kez, Yuka, İngilizce bir kitabı okuyarak bitirdi.For the first time in her life, Yuka has finished reading an English book.
Yumi ve Emi İngilizce testi için çalışıyorlar.Yumi and Emi were studying for their English test.
Yumi dün gece İngilizce çalıştı.Yumi studied English last night.
Yumi İngilizce programını dinlemek için erken kalktı.Yumi got up early to listen to the English program.
Yumi çok iyi İngilizce konuşur.Yumi speaks English very well.
Yumi İngilizceyi sıkı çalışır.Yumi studies English hard.
Kim daha iyi İngilizce konuşabilir, Yoko mu yoksa Yumi mi?Who can speak English better, Yoko or Yumi?
Yoko İngilizce konuşur, değil mi.Yoko speaks English, doesn't she?
Yoko, şimdi Londra'da. O İngilizce eğitimi görüyor.Yoko is in London now. She's studying English.
Önümüzdeki Mart ayında dört yıl boyunca İngilizce eğitimi almış olacaksın.You will have studied English for four years next March.
İngilizceyi akıcı şekilde konuşmak istiyorum.I would like to speak English fluently.
İyi İngilizceyi kötü İngilizceden nasıl ayırırsın?How can you tell good English from bad English?
Mesela, İngilizceyi seviyor musun?For example, do you like English?
Bay Suzuki bize İngilizce öğretiyor.Mr Suzuki teaches us English.
bu arada, ingilizcem kesinlikle ümit vaadetmiyorBy the way, my English is absolutely hopeless.
Eğer İngilizce konuşanlar bunu anlamıyorsa bu hiçbir anlam ifade etmiyor.That means nothing if English speakers don't understand it.
Açıkça öğretmen hem İngilizce hem de Fransızca anlayabiliyor.Obviously the teacher can understand both English and French.
Sanki bu, İngilizcenin doğru olduğunun kanıtıydı.Just as if that was proof that that English was correct.
Burada bir İngiliz konuşmacı var mı?Is there an English speaker here?
Mrs. Bruce İngiltere ile Japonya arasında uçan ilk kadın pilottu.Mrs. Bruce was the first female pilot to fly between England and Japan.
Hiç şüphe yok ki İngilizce dünyada en çok konuşulan dildir.It isn't a surprise that English is the world's most spoken language.
Toni benden daha iyi İngilizce konuşur.Toni speaks English better than me.
İngilizce konuşuyor musun?Do you speak English?
Mariko İngilizceyi güzel konuşur.Mariko speaks English well.
Mariko İngilizce konuşmada iyidir.Mariko is good at speaking English.
Elbette o İngilizce konuşabilir.Of course she can speak English.
O, İngilizce konuşabilir, elbette.She can speak English, of course.
Aşağıdaki soruları İngilizce olarak yanıtlayın.Answer the following questions in English.
Çoğu İngilizler tutucudur.Most Englishmen are conservative.
Sanırım bir İngiliz için gerçek bir Amerikan aksanını taklit etmek zordur.I think it's very difficult for an Englishman to imitate a real American accent.
İngilizce çalışır ama üstelik Almanca da çalışıyor.He studies English, but he's also studying German.
İngilizceyi hiç konuşamam.I can't speak English at all.
İngilizce küresel bir dildir.English is a global language.
İngilizce çalışıyor olmam gerek ama bir film izlemeyi tercih ederim.I should be studying English, but I'd rather watch a movie.
Genç insanların İngilizce çalışması önemli.It's important for young people to study English.
İngilizce konuşmak eğlencelidir.Speaking in English is fun.
İngilizce konuşmak eğlenceli.It's fun to speak in English.
İngilizceyi iyi konuşmak zordur.It's difficult to speak English well.
İngilizce konuşmak kolay değil ama eğlencelidir.Speaking English isn't easy, but it's fun.
Şu iki çocuk neredeyse İngilizcede aynı yeteneğe sahip.Those two boys have about the same ability in English.

İlgili Sayfalar