ing ile cümle
ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İngilizce bir mektup yazdım.I wrote a letter in English.
İngilizce bir mektup yazmayı bitirdim.I finished writing a letter in English.
İngilizce yazılmış bir mektup aldım.I received a letter written in English.
İngilizce olarak yazılmış bir gazete aldım.I bought a newspaper written in English.
İngilizce bir günlük tutuyorum.I keep a diary in English.
Kendimi İngilizce olarak ifade edebildim.I could make myself understood in English.
İngilizce ve müziği severim.I like English and music.
İngilizceden usandım.I'm fed up with English.
İngilizceden bıktım!I'm fed up with English.
İngilizcemi tazelemek istiyorum.I would like to brush up my English.
İngilizcemi tazelemeliyim.I must brush up my English.
İngilizceye ek olarak Almanca eğitimi yapmak istiyorum.I want to study German in addition to English.
İngilizceye ilgi duyuyorum.I am interested in English.
İngilizce bir mektubun nasıl yazılacağını biliyorum.I know how to write a letter in English.
İngilizce telaffuzumu geliştirmek istiyorum.I would like to improve my English pronunciation.
İngilizce çalışmayı seviyorum.I like studying English.
İngilizceye ek olarak Fransızca eğitimi de alıyorum.I study French in addition to English.
İngilizceyi daha çok severim.I like English better.
Birkaç İngilizce kitabım var.I have few English books.
İngilizce bilgimi tazelemek istiyorum.I want to brush up my English.
İngilizce öğretebilirim.I can teach English.
İngilizceyi okuyabilirim fakat konuşamam.I can read English, but I can't speak it.
İngilizce okumak istiyorum.I want to study English.
İngilizce çalışırım.I study English.
İngilizce öğrenmek için Amerika'ya gitti.He went to America to study English.
İngilizce eğitimi göreceğim.I am going to study English.
İngilizce eğitimi yapmak istiyorum.I like to study English.
Her gün bir saat İngilizce çalışırım.I study English an hour every day.
İngilizce konuşmada iyiyim.I am good at speaking English.
İngilizce konuşabilmeyi istiyorum.I want to be able to speak English.
İngilizceyi müzikten daha çok seviyorum.I like English better than music.
Evde İngilizce çalışıyorum.I study English at home.
İngiliz arabalarını yabancı olanlara tercih ederim.I prefer English cars to foreign ones.
Bana bir yabancı tarafından İngilizce öğretildi.I was taught English by a foreigner.
Hava ısınıncaya kadar İngiltere'ye olan ziyaretimi erteleyeceğim.I'll put off my visit to England till the weather is warmer.
Ben bir öğretmen olmak amacıyla İngilizce öğrenmeye başladım.I started to learn English with the aim of becoming a teacher.
Bu İngilizce mektubu okumanı istiyorum.I want you to read this English letter.
Pazartesi ve Cuma günleri İngilizce çalışırım.I study English on Monday and Friday.
Beş yıldır İngilizce eğitimi alıyorum.I have been studying English for five years.
Beş yıldır İngilizce öğreniyorum.I have been studying English for five years.
Konuşma İngilizcesi ile daha çok ilgiliyim.I'm more interested in spoken English.
Üç yıldır İngilizce öğrenimi yapmaktayım.I have been studying English for three years.
Şimdi İngilizce çalışıyorum.I am studying English now.
Önümüzdeki şubat ayında beş yıldır İngilizce eğitimi alıyor olacağım.I will have been studying English for five years next February.
Bu öğleden sonra İngilizce çalışacağım.I am going to study English this afternoon.
Dün İngilizce yazılmış bir mektup aldım.I received a letter written in English yesterday.
İngilizce yeteneğimden memnun değilim.I'm not satisfied with my English ability.
İngilizceyi biraz konuşabilirim.I can speak English a little.
İngilizceyi iyi konuşan bir kız tanıyorum.I know a girl who speaks English well.
Sanırım Shintaro İngilizceyi iyi konuşur.I think that Shintaro speaks English well.
Matematiği İngilizceyi çalıştığımdan daha çok çalışırım.I study math harder than English.
Matematiğe İngilizceden daha sıkı çalışırım.I study math harder than English.
Matematiği İngilizce kadar çok çalışırım.I study math as hard as English.
Matematiği İngilizce kadar çok çalışmıyorum.I don't study math as hard as English.
İngilizce kadar çok matematik çalışmıyorum.I don't study math as hard as English.
Öğretmenin İngilizce olarak bir mektup yazmasını istedim.I wanted the teacher to write a letter in English.
İngilizce öğretmenime kompozisyonumu düzelttirdim.I had my teacher correct my English composition.
Tüm konuların içinde en çok İngilizceyi severim.I like English the best of all the subjects.
Japonca, İngilizce, ve Fransızca konuşurum.I speak Japanese, English, and French.
Onun İngilizce konuştuğunu asla duymadım.I have never heard him speak English.