ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun İngilizce konuşabildiğini bilmiyordum.I didn't know that he could speak English.
Onun İngilizceyi akıcı konuştuğunu duydum.I heard her speak English fluently.
Standart İngilizce öğrenmek istiyorum.I want to learn standard English.
Her gün İngilizce çalışırım.I study English every day.
Her gün yarım saat İngilizce çalışıyorum.I study English half an hour every day.
Her gün yarım saat İngilizce çalışırım.I study English half an hour every day.
Her gün İngilizce konuşurum.I speak English daily.
Her gün İngilizce konuşuyorum.I speak English daily.
Her akşam İngilizce çalışmaya alışkınım.I am accustomed to studying English every evening.
Akşam yemeğinden sonra İngilizce çalışırım.I study English after dinner.
Akşam yemeğinden sonra iki saat İngilizce çalıştım.I studied English for two hours after dinner.
Gelecek ayın sonuna kadar altı yıldır İngilizce okuyor olacağım.I will have been studying English for six years by the end of next month.
İyi bir İngilizce sözlüğüm var.I have a good English dictionary.
Altı yıldır İngilizce çalışıyorum.I have been studying English for six years now.
Bir Japonca-İngilizce sözlüğe ihtiyacım var.I need a Japanese-English dictionary.
Ben de İngilizceyi severim.I like English, too.
Ben de İngilizceyi seviyorum.I like English, too.
Öğretmenimiz İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.Our teacher speaks French as well as English.
Profesörün İngilizce konuşabilmesini doğal karşıladık.We all took for granted that the professor could speak English.
Biz İngilizce öğretmenimize E.T. diyoruz.We call our English teacher E.T.
Üç yıldır İngilizce öğreniyoruz.We have been studying English for three years.
İngilizce kullanmak için az fırsatımız var.We have little opportunity to use English.
Biz İngilizce eğitimi gördüm.We studied English.
Biz bir yabancı gördüğümüzde İngilizce kullanmaya eğilimliyiz.We tend to use English when we see a foreigner.
Okulda İngilizce eğitimi görüyorum.I study English at school.
Birçok şekilde İngilizce çalışabiliriz.We can study English in many ways.
Gelecek Pazartesi bir İngilizce sınavı olacağız.We will have an English test next Monday.
Aşağıdaki cümleleri İngilizceye çevirin.Put the following sentences into English.
İngilizceni geliştirmek istiyorsan onun konuşulduğu ülkelere gitsen iyi olur.If you are to improve your English, you had better go to countries where it is spoken.
Sözlük olmadan, İngilizce çalışmak zor olurdu.Without a dictionary, it would be hard to study English.
Affedersiniz. İngilizce konuşur musunuz?Excuse me. Do you speak English?
Keşke gençken daha çok İngilizce çalışsaydım.I wish I had studied English harder when I was young.
İlk başta İngilizcenin çok zor olduğunu düşündü ama şimdi kolay olduğunu düşünüyor.At first, he thought English very difficult, but now he thinks it is easy.
Yeni başlayanlar önce konuşulan İngilizceyi öğrenmeli.Beginners should learn spoken English first.
İngilizce öğrenecek misin?Are you going to learn English?
Katsuko sınıfını İngilizce olarak yönetiyor.Katsuko leads her class in English.
Yeni bir sayfa açacağım ve çok sıkı İngilizce çalışacağım.I'll turn over a new leaf and study English very hard.
Marko yalnızca İngilizce değil Almanca da okudu.Mariko studied not only English but also German.
Mariko sadece İngilizce değil aynı zamanda Almanca eğitimi de aldı.Mariko studied not only English but also German.
Matematik ve İngilizce benim en sevdiğim konulardır.Math and English were my favorite subjects.
Matematik ve İngilizce benim en sevdiğim derslerdi.Math and English were my favorite subjects.
Dünyadaki bilgisayarlarda tüm bilgilerin yüzde sekseni İngilizcedir.Eighty percent of all information on computers around the world is in English.
Dünyadaki birçok öğrenci İngilizce çalışıyor.A lot of students around the world are studying English.
Dünyanın herhangi bir yerinde çoğu otelde İngilizce'yi kullanabilirsiniz.You can use English at most hotels anywhere in the world.
Öğrenciler yeni İngilizce öğretmenlerini çok seviyor.The students adore the new English teacher.
Bir zamanlar İngiltere'de çok kötü bir kral yaşarmış.Once there lived a very wicked king in England.
Geçen ay İngiltere'den sipariş edilen mallar henüz gelmedi.The goods ordered from England last month have not arrived yet.
Keşke öğretmenimin konuştuğu gibi İngilizce konuşabilsem.I wish I could speak English the way my teacher does.
Öğretmen tahtaya İngilizce cümleler yazdı.The teacher wrote English sentences on the blackboard.
Öğretmen İngilizce kompozisyonumdaki birkaç hataya dikkat çekti.The teacher pointed out several mistakes in my English composition.
Öğretmen ona İngilizceye çok çalışmasını söyledi.The teacher told him to study English hard.
Savaştan sonra İngiltere'nin birçok kolonisi vardı.After the war, Britain had many colonies.
Abd savaş sırasında İngiltere ile olan ticareti durdurmayı denedi.During the war, America tried to stop trading with England.
Birçok Asyalının ortak dili İngilizce'dir.The common language of many Asians is English.
Birçok İngilizce kelime Latinceden türetilir.Many English words derive from Latin.
Taro İngilizce konuşur, değil mi?Taro speaks English, doesn't he?
Taro, İngilizce kelimeleri ezberlemek üzerinde yoğunlaştı.Taro concentrated on memorizing English words.
Taro, Londra'dan bazı İngilizce konuşma ders kitapları ısmarladı.Taro ordered some English conversation textbooks from London.
Taro benden daha iyi İngilizce konuşur.Taro speaks English better than I.
Büyüyünce, bir İngilizce öğretmeni olmak istiyorum.When I grow up, I want to be an English teacher.

İlgili Sayfalar