ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Fransızca konuşmayı İngilizceden çok daha kolay buluyorum.I find it much easier to speak French than English.
Lütfen benimle İngilizce konuş.Please speak to me in English.
Lütfen bana İngilizce öğret.Please teach me English.
Amcam bir üniversitede İngilizce öğretir.My uncle teaches English in a college.
İngilizce ev ödevimde bana yardım eder misin?Will you help me with my English homework?
İngilizce öğretmenim bu kitapları okumamı tavsiye etti.My English teacher advised me to read these books.
İngilizcem hiç iyi değil.My English is anything but good.
Benim işim İngilizce öğretmektir.My job is teaching English.
Benim sekreterim iyi derecede İngilizce bilmektedir.My secretary has a good command of English.
Benim sekreterim iyi bir İngilizce hakimiyetine sahiptir.My secretary has a good command of English.
Amerika'ya getirildikten sonra babam İngilizceyi akıcı şekilde konuşuyor.Having been brought up in America, my father speaks English fluently.
Babam hem İngilizce hem de Fransızca konuşabilir.My father can speak French as well as English.
Babam bir İngilizce öğretmenidir.My father is a teacher of English.
Annem İngilizce konuşmaz.My mother does not speak English.
Kızım üç yıl önce İngiltere'ye gitti.My daughter went to Britain three years ago.
Arkadaşlarımdan bazıları İngilizceyi iyi konuşabilir.Some of my friends can speak English well.
Oradayken İngilizce eğitimi gördüm.I studied English when I was there.
İngilizce konuşabilen birini işe alacağım.I will employ somebody who can speak English.
Kötü İngilizcemden utanıyorum.I am ashamed of my poor English.
2000 İngilizce kelime ezberledim.I have memorized 2,000 English words.
İkinci sınıflara İngilizce öğretirim.I teach English to the second year classes.
Dört yıldır İngilizce okuyorum.I have been studying English for four years.
Dört yıldır İngilizce eğitimi alıyorum.I have been studying English for four years.
Dört yıldır İngilizce çalışıyorum.I have been studying English for four years.
Amerika'ya gitme düşüncesiyle İngilizce öğreniyorum.I am learning English with the idea of going to America.
İngiltere'den az önce döndüm.I have just returned from Britain.
İngiltere'de bir arkadaşım var.I have a friend in England.
İngitere'de asla bulunmadım.I have never been to England.
İngiltere'den birkaç kitap ısmarladım.I ordered several books from England.
İngiltere'nin birçok kısımlarını ziyaret ettim.I visited many parts of England.
İngiltere'nin birçok kısmını ziyaret ettim.I visited many parts of England.
İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to visiting Britain once again.
İngilizcede her zaman iyiydim.I was always good at English.
İngilizcemi geliştirmem için her fırsattan yararlandım.I made use of every opportunity to improve my English.
Kitabı İngiltere'den ısmarladım.I ordered the book from England.
İngilizce programlar dinlerdim.I used to listen to English programs.
Kanadalı olan bir İngilizce öğretmeni tanıyorum.I know an English teacher who comes from Canada.
Ben günden güne çok fazla İngilizce çalıştım.I studied English very hard day after day.
Bu on yıl İngilizce bir günlük tuttum.I have kept a diary in English these ten years.
Bu beş yıl İngilizce öğretmekteyim.I have been teaching English these five years.
Şu andan itibaren sıkı İngilizce çalışacağım.I will study English hard from now on.
Ben İngilizce konuşma yarışmasına katıldım.I took part in the English speech contest.
Bunu İngilizceye çevirtmeyi düşünüyorum.I am thinking of getting it translated into English.
İngilizce ödevimi yapmayı henüz şimdi bitirdim.I have just now finished doing my English homework.
Naomi kadar akıcı bir şekilde İngilizce konuşamam.I can't speak English as fluently as Naomi.
Kendimi İngilizce olarak anlatmamda hâlâ zorlanıyorum.I still have difficulty in making myself understood in English.
Bütün gün İngilizce kullanmak zorundayım.I have to use English all day.
İngilizceyi anlamam.I don't understand English.
İngilizceyi seviyorum ama iyi konuşamıyorum.I like English, but I cannot speak well.
İngilizceyi sevmiyorum.I don't like English.
İngilizceyi çok severim.I like English very much.
İngilizce okuyabilirim.I am able to read English.
İngilizce konuşabilirim.I can speak English.
Ben İngilizce konuşabilirim.I can speak English.
Kendimi İngilizce ifade edemedim.I couldn't make myself understood well in English.
Ben İngilizcede iyi bir not aldım.I got a good grade in English.
İngilizce bir konuşma yapmam rica edildi.I was called upon to make a speech in English.
İngilizce bir konferans verdim.I delivered a lecture in English.
Kendimi İngilizce olarak ifade edemiyorum.I can't make myself understood in English.
Kendimi İngilizce olarak anlamayı zor buldum.I found it difficult to make myself understood in English.

İlgili Sayfalar