ing ile cümle

ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İngilizce konuşman zor olacak.It will be hard for you to speak English.
Spiker İngilizce konuştu.The announcer spoke English.
İrlanda ve İngiltere deniz ile ayrılır.Ireland and England are separated by the sea.
Dört yüz milyon insan ilk dilleri olarak İngilizce konuşmaktadırlar.Four hundred million people speak English as their first language.
İki yabancı ile tanıştım, biri Kanadalı idi ve diğeri İngiltereli.I met two foreigners, one was from Canada, and the other from England.
Bir yıl içinde hepinizi akıcı İngilizce konuşturacağım.I'll have you all speaking fluent English within a year.
Bir ay içinde İngilizce öğrenmek imkansızdır.It's impossible to learn English in a month.
Bir milyar kişi İngilizce konuşur.One billion people speak English.
"İngilizce ödevime yardım edecek misin?" "Tabii ki de.""Will you help me with my English homework?" "Certainly."
"İngilizce ödevimde bana yardım eder misin?" "Elbette.""Will you help me with my English homework?" "Certainly."
İngilizcede "kaisha" için kelime nedir?What's the word for "kaisha" in English?
"Kim size İngilizce öğretiyor?""Bayan Yamada.""Who teaches you English?" "Miss Yamada does."
"Hayır, " İngiliz tekrarladı."No," repeated the Englishman.
İngilizcede, Japoncadan ödünç alınmış bazı kelimeler vardır.In English there are some words borrowed from Japanese.
Sen akıcı İngilizce konuşuyorsun.You speak fluent English.
İngilizce öğretmenin kim?Who is your English teacher?
Ken daha önce İngiltere'de bulundu.Ken has been to England before.
Ken, sadece İngilizce değil aynı zamanda Fransızca da konuşur.Ken studies not only English but French.
Kenji bir İngilizce bir konuşucusu.Kenji is a good speaker of English.
Goro İngilizcede iyidir.Goro is good at English.
Sevsen de sevmesen de İngilizceyi öğrenmelisin.You must learn English whether you like it or not.
Birkaç kişi Sachiko'dan daha iyi İngilizce konuşabilir.Few people can speak English better than Sachiko.
Bay Hirose öğrencilerine İngilizce dil bilgisi öğretiyor.Mr Hirose teaches the students English grammar.
Prens, Amerikalı bir bayandan İngilizce öğrendi.The prince learned English from the American lady.
İngilizce ve matematik üst düzey liselerde çok yapılır.English and mathematics are made much of in senior high schools.
Amerika Birleşik Devletleri bir zamanlar İngiliz İmparatorluğu'nun bir parçasıydı.The United States was once part of the British Empire.
Bugün İngilizce dersimiz var.We have an English class today.
Bugün canım İngilizce çalışmak istemiyor.I don't feel like studying English today.
İngilizce akıcılık bugün çok pazarlanabilir bir yetenektir.Fluency in English is a very marketable skill today.
Ben bu yıl mümkün olduğu kadar çok İngilizce kitap okumak istiyorum.I want to read as many English books as possible this year.
En büyük İngilizce Sözlük 450.000' in üzerinde kelimeye sahiptir.The largest English dictionary has over 450,000 words.
Dün İngilizce sınavımız vardı.We had an examination in English yesterday.
Ben dün gece televizyon izlemedim ama İngilizce çalıştım.I did not watch TV but studied English last night.
Bayan Yamamoto bize İngilizce öğretir.Ms. Yamamoto teaches us English.
Sanayi Devrimi ilk defa İngiltere'de ortaya çıkmıştır.The Industrial Revolution took place first in England.
Kız kardeşim partide İngilizce bir şarkı söyledi.My sister sang an English song at the party.
Kız kardeşim İngilizcede önemli bir gelişme kaydetti.My sister has made remarkable progress in English.
Konuştuğum adam İngilizce öğretmenimdir.The man I was talking to is my English teacher.
Bugün ilk dersimiz İngilizcedir.Our first lesson today is English.
İngilizce öğretmenimiz her zaman zamanında gelir.Our English teacher is always on time.
Kütüphanede bir sürü İngilizce kitabımız var.We have a lot of English books in the library.
Öğretmenimiz bir lise öğrencisiyken çok İngilizce çalışmış olmalı.Our teacher must have studied English hard when he was a high school student.
Biz genellikle İngilizce konuştuk.We usually talked in English.
Derslerimizden en çok İngilizceyi severiz.We like English the best of all our subjects.
Biz romanı Japoncadan İngilizceye çevirdik.We translated the novel from Japanese into English.
Şimdi üç yıldır İngilizce eğitimi almaktayız.We have been studying English for three years now.
İngilizcenin uluslararası bir dil olduğunu öğrendik.We learned that English is an international language.
İngilizce konuşurken birkaç hata yapmayız.We make not a few mistakes when speaking in English.
Biz İngilizceyi nasıl okuyacağımızı öğrendik.We learned how to read English.
Biz İngilizce öğrenimi yapmalıyız.We must study English.
İyi zaman geçirdik, İngilizce öğrendik.We had good time, learning English.
İngilizce öğrenerek iyi zaman geçirdik.We had good time, learning English.
Okulda İngilizce öğreniyoruz.We study English at school.
Biz okulda İngilizce öğreniyoruz.We learn English at school.
Önümüzdeki şubat ayında beş yıl boyunca İngilizce eğitimi alıyor olacağız.We will have been studying English for five years next February.
Biz sınıfta İngilizce konuşuyoruz.We speak English in class.
Biz aynı sınıfta İngilizce öğrenimi görmekteyiz.We study English in the same class.
Biz her gün İngilizce öğreniriz.We study English every day.
Her gün okulda İngilizce eğitimi yaparız.We study English at school every day.
İngiltere'de yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in England.

İlgili Sayfalar