Hiçbir şekilde çalışmamış harika bir fikirdi: infilak etti.Szalony kanadyjczyk Powell Crosley skomercjalizował w 1928 r.
Hiçbir şekilde çalışmamış harika bir fikirdi: infilak etti.Отличная идея, но она совсем не работала - всё взрывалось.
Hiçbir şekilde çalışmamış harika bir fikirdi: infilak etti.Така че, страхотна идея, но въобще не проработила: гръмнало е.
Hiçbir şekilde çalışmamış harika bir fikirdi: infilak etti.מיסחר את הדבר הזה, הקרוי 'כדור-קרח' ב-1928
Hiçbir şekilde çalışmamış harika bir fikirdi: infilak etti.جعل هذا الشئ تجارياً وسماه كرة الثلج عام 1928،
Hiçbir şekilde çalışmamış harika bir fikirdi: infilak etti.アンモニアの熱し方を間違えると、
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.Ad Omagh una bomba è scoppiata per mano dell'IRA nel mezzo delle trattative di pace.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.À Omagh, la bombe a explosé, I.R.A. Officielle, en plein processus de paix.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.Em Omagh, a bomba explodiu, o Real Exército Republicano Irlandês (Real IRA), no meio de um processo de paz.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.En medio de un proceso de paz, el IRA puso una bomba en Omagh.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.In Omagh gab es eine Bombe, Real IRA, mitten im Friedensprozess.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.In Omagh ging een bom af, Real IRA, te midden van het vredesproces.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.În Omagh, o bombă a explodat, Real IRA, în plin proces de pace.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.오마에서 폭탄이 터졌고, 리얼 IRA 와는 평화 협정 과정 중에 있었죠.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.Sebuah bom meledak di Omagh, IRA yang sebenarnya ada di tengah-tengah negosiasi perdamaian.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.W Omagh, w środku pokojowego procesu wybuchła bomba Real IRA.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.Тогда в Оме произошёл взрыв, организованный RIRA ["Добровольцы Ирландии"], прямо во время мирного процесса.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.ב"אומה" התפוצצה פצצה של המחתרת האירית, באמצע תהליך השלום.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.في أوما، انفجرت قنبلة، على يد الجيش الجمهوري الإيرلندي الحقيقي، في منتصف عملية السلام.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.爆破テロを行いました しかし 和平というより大きな目標を達成するためなどの理由で
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Am trecut pe lângă o stație de autobuz. Am văzut un autobuz explodând sub privirile noastre.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Chúng tôi đi qua một trạm xe buýt. Chúng tôi đã nhìn thấy một chiếc xe buýt bốc hoả ngay trước mắt mình.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Egy buszmegálló mellett haladtunk el éppen. Láttuk, ahogy egy busz a szemünk láttára felrobban.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Kami melintasi halte bus. Kami melihat sebuah bus meledak di depan kami.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.우리가 버스 정류장을 지나가는데 버스 한대가 우리 눈 앞에서 폭발했어요
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Mijaliśmy przystanek autobusowy. Na naszych oczach autobus wyleciał w powietrze.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Pasábamos por una parada de autobús. Vimos un autobús explotar ante nuestros ojos.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Passávamos por uma paragem de autocarro. Vimos um autocarro explodir à frente dos nossos olhos.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Procházeli jsme kolem autobusové zastávky. Přímo před očima nám vybuchl autobus.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Stavamo passando accanto a una fermata di autobus. Abbiamo visto un autobus esplodere davanti a noi.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.We liepen langs een bushalte en zagen hoe een bus voor onze ogen ontplofte.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Wir waren an einer Bushaltestelle, als vor unseren Augen ein Bus explodierte.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Περνούσαμε από μια στάση λεωφορείου. Είδαμε ένα λεωφορείο ν' ανατινάζεται μπροστά στα μάτια μας.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Видяхме как автобусът избухна пред очите ни.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Ми проходили автобусну зупинку. І побачили, як перед нашими очима вибухнув автобус.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Мы проходили мимо автобусной остановки. На наших глазах взорвался автобус.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.עברנו ליד תחנת אוטובוס. ראינו אוטובוס מתפוצץ לנגד עיננו.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.وكنا نمر بمحطة حافلات. شاهدنا حافلة تتفجر أمام أعيننا.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.目の前でバスが爆発したのです バスが燃え 多くの人が負傷し 亡くなりました
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti. Hey! Bırak, bırak.Het ruimteveer Atlantis is om 3:47 uur geėxplodeerd.
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti. Hey! Bırak, bırak.Lo shuttle Atlantis č esploso stamattina alle 3.47...
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti. Hey! Bırak, bırak.Το διαστημόπλοιο "Ατλάντις" εξεράγη στο διάστημα το πρωί.
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti. Hey! Bırak, bırak.Тази сутрин совалката 'Атлантис" се взриви в космоса.
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti.-Mitä nyt? Avaruusalus Atlantis räjähti kello 3.47 tänä aamuna.
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti.Ob 3.47 je razneslo Atlantis. NASA sporoča...
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti.Pesawat ulang-alik Atlantis meletup di ruang angkasa pukul 3:47 pagi, bahagian timur.
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti.Raketoplán Atlantis vybuchl dnes ráno z neznámých důvodů...
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti.- Scht! 'Die Raumfähre Atlantis ist heute im Weltraum explodiert.' [Knurrt]
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti.- Vad har hänt? Rymdfärjan Atlantis exploderade klockan 3.47 imorse.
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti.?מה הבעיה שלך .הוא אוכל את ה"גודזילה" שלי !עשה משהו !תפוס אותו, ריצ'רד ...אם לא הייתי אדם מאמין
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti.المكوك أطلانطس انفجر فى الفضاء الساعة 3:47 صباحاً بتوقيت شرق أمريكا