Ana içeriğe geç
Sözlük

infilak ile cümle

infilak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
8 Şubat - Allende meteoru Meksika üzerinde atmosfere giriş yaparak infilak etti.February 8 The Allende meteorite explodes over Mexico.
(Yazıda bu durum "kafanın infilak etmesi", "...bunlar şaşmaz tanrılar!(The paper represents this as his head exploding, "...they are infallible gods!
Ekim 2006 bir seri bombalı kamyon Cezayir'de infilak etti,3 ölü ve 24 yaralı.In October, 2006 a series of truck bombs exploded in Algiers killing three and wounding 24.
Patlayan fünye çevrecinde bulunan ana patlayıcıyı infilak ettirir.They then surround the main character, who promptly flees.
Patlayıcı kablo otuz iki yükü mikro saniyenin birkaç ondalık diliminde infilak ettirdi.The exploding wire detonated the thirty two charges to within a few tenths of a microsecond.
100 bin ton ham petrol taşıyan Rumen tankeri infilak etti.She was carrying 140 tons oil.
Altında bulunan yanıcı maddeyi ateşlemekte bunun sonucunda ana patlayıcı infilak etmekteydi.降魔訣第一訣 → 北嗑土海洏 BACK TO HELL 嗚啦巴哈: (驅魔訣) Fends off the evil that attempts to attack.
Bay Başkan, uzay mekiği Atlantis, uzayda infilak etti.Mr. President, the shuttle Atlantis just exploded in space.
Uzay mekiği Atlantis, Doğu saatiyle 15:47'de uzayda infilak etti. Hey!The shuttle ATLantis exploded in space at 3:47 a. m., Eastern Standard Time.
Hiçbir şekilde çalışmamış harika bir fikirdi: infilak etti.You heat up one side, the hot side.
Omagh'da bomba 'Gerçek IRA' tarafından barış sürecinin orta yerinde infilak ettirildi.In Omagh, bomb went off, Real IRA, middle of a peace process.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.We were passing by a bus stop. We saw a bus blow up in front of our eyes.
Babam orada bulunmuştu ve bombanın infilakını izlemişti.He had been there and watched it go off.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.Six of eight Atlas rockets blew up on the pad.
8 Şubat - Allende meteoru Meksika üzerinde atmosfere giriş yaparak infilak etti.8 février : chute de la météorite d'Allende au nord du Mexique.
Redoubt infilak ederken.Bell's Redoubt.
Bir arıza nedeniyle dönüş yolculuğunda (1 Şubat 2003) infilak etti.Elle s'est désintégrée lors de son retour sur Terre le 1er février 2003.
18 Mayıs - ABD'nin Washington eyaletinde bulunan St. Helens Yanardağı infilak etti.18 mai : éruption du mont Saint Helens dans l'État de Washington aux États-Unis.
(Yazıda bu durum "kafanın infilak etmesi", "...bunlar şaşmaz tanrılar!(Il giornale lo rappresenta mostrando la sua testa che esplode, "...sono dèi infallibili!
Fakat bomba infilak etmez ve bu suikast girişimi başarısız olur.Per un difetto dell'innesco la bomba non esplode e l'attentato fallisce.
Uçak, kalkış sırasında yalpalayarak pistten çıktı ve infilak etti.L'aereo slitta fuori pista e si incendia.
1988 - Kuzey Denizi'ndeki bir petrol arama platformu infilak etti, çıkan yangında 167 kişi öldü.1988 — в Северном море взорвалась и затонула нефтяная платформа Piper Alpha, погибли 167 человек.
Ekim 2006 bir seri bombalı kamyon Cezayir'de infilak etti,3 ölü ve 24 yaralı.Октябрь — несколько заминированных грузовиков взорвалась в Алжире, погибли три человека, 24 ранены.
Araçlardaki patlayıcılar intihar bombacıları tarafından infilak edildi.Взрывные устройства были приведены в действие террористами-смертниками.
Bu esnada saldırgan, üzerinde taşıdığı patlayıcıları infilak ettirdi.أثناء هذا فجر المهاجم المفرقعات التي كان يحملها.
8 Şubat - Allende meteoru Meksika üzerinde atmosfere giriş yaparak infilak etti.8 de fevereiro - Queda do Meteorito Allende em Chihuahua no México.
Hiroşima'nın bombası havada infilak etti.De bom van Hiroshima explodeerde in de lucht.
8 Şubat - Allende meteoru Meksika üzerinde atmosfere giriş yaparak infilak etti.8 lutego – w Meksyku spadł meteoryt Allende.
İnfilak Arizonayı parçaladı ve güvertesindeki 1400 kişiden 1177'si ile batırdı.Wybuch spowodował natychmiastową śmierć 3/4 załogi, 1177 osób na pokładzie.
Geminin cephanesi ateş alınca büyük bir infilak yaşandı.Коли загорівся боєкомплект корабля, стався сильний вибух.
Görenlerin dediğine göre geminin ana yelken direğini ok gibi gökyüzüne atan bir infilak yaşandı.За словами тих, хто це бачив, стався вибух, який відкинув грот-щоглу корабля в небо, як стрілу.
On beş dakika sonunda Fransız dretnotlarından biri infilak etmiştir.Během patnáctiminutového střetnutí Francouzi ohlásili pět jistých sestřelů.
1988 - Kuzey Denizi'ndeki bir petrol arama platformu infilak etti, çıkan yangında 167 kişi öldü.1988 – Exploze zničila vrtnou plošinu Piper Alpha v Severním moři, 167 lidí zahynulo.
21 Şubat 1969: Fırlatmadan 69 saniye sonra, 12.200 m yükseklikte infilak etti.Indítások: 1969. február 21.: Robbanás 12 200 méteren, 69 másodperccel a felszállást követően.
Fünyenin içerisindeki patlamayı ana mühimmatın infilakı izler.A gránát fejének többi részét a robbanóanyag tölti ki.
18 Mayıs - ABD'nin Washington eyaletinde bulunan St. Helens Yanardağı infilak etti.18. toukokuuta – St. Helens -tulivuori purkautui Washingtonin osavaltiossa.
Bombacı arabasını polis karakolu yakınında infilak ettirdi.Gallinari avasi välittömästi tulen poliisiautoa kohti.
Bombacı arabasını polis karakolu yakınında infilak ettirdi.Pengebom meledakkan kendaraannya di bagian belakang kantor polisi.
Gemisi infilak eder ve dublörü Cordé ölür.Chiếc phi cơ rơi và thiếu tá Anderson thiệt mạng.
İnfilak eden akaryakıt depolarından metrelerce yükselen alev dilimleri kenti cehenneme çevirmiştir.焔獄道 入った者の罪悪や霊魂すら焼き尽くすとされる炎に満ちた洞窟。
İnfilak AP mayınları en bilinen kara mayını türüdür.黒の羨道 最も地上に近い箇所。
Bir arıza nedeniyle dönüş yolculuğunda (1 Şubat 2003) infilak etti.2月1日の帰還時に空中分解事故。
Patlayan fünye çevrecinde bulunan ana patlayıcıyı infilak ettirir.槍頭と鎖分銅を内蔵した仕込み杖を使う。
İnfilak eden Challenger Uzay Mekiği STS-51-L görevi fırlatma esnasında hayatını kaybetmiştir.这部电影向在STS-51-L航天飞机任务中罹难的宇航员们致敬。
(Yazıda bu durum "kafanın infilak etmesi", "...bunlar şaşmaz tanrılar!(논문은 이것을 가리켜 '머리 폭발'이라고 표현했다. "...그들은 신이고 오류가 있을 수 없다!
18 Mayıs - ABD'nin Washington eyaletinde bulunan St. Helens Yanardağı infilak etti.18 במאי – הר הגעש סנט הלנס במדינת וושינגטון מתפרץ.
21 Şubat 1969: Fırlatmadan 69 saniye sonra, 12.200 m yükseklikte infilak etti.שיגור ראשון - 21.2.1969 - המשגר המריא והגיע לגובה של 12.2 ק"מ, לפני שהתפוצץ.
İletişim hatları koptu, mühimmat depoları infilak etti ve ileri posta mevzileri yerle bir edildi.Efekt je bio razarajuć, presječene su komunikacijske linije, a deponiji streljiva uništeni.
Torpido Southland'in sancak baş omuzluğunda infilak etmiş, tekne derhal sancak tarafına yatmaya başlamıştır.Na južni steni se cikel začne v ladji desno spredaj.
O da ana patlayıcı infilak ettirir.Jie susprogdina pagrindinį stoties reaktorių.
Araçlardaki patlayıcılar intihar bombacıları tarafından infilak edildi.Plahvatuste korraldajateks osutusid enesetaputerroristid.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.6 de 8 cohetes Atlas estallaron en su plataforma.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.아틀라스 로켓의 개발 당시 8개중 6개가 로켓발사대에서 폭발했었지요.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.Nyolc Atlas rakétából hat felrobbant a kilövőálláson.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.Şase din opt rachete Atlas au explodat pe pista de lansare.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.Sechs von acht Atlasraketen explodierten auf der Abschlussrampe.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.Sei degli otto missili Atlas scoppiarono sulla piattaforma.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.Seis dos oito foguetões Atlas explodiram no arranque.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.Šest z osmi raket Atlas vybuchlo při startu.
Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti.Six sur Huit des fusées Atlas explosèrent au pas de tir.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod