İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım.それでも私の生活は普通だと思っていました
İlk vidyosunda, ropörtajları bittiğinde infaz edilebileceğini söyledi.Él dijo en la primera entrevista que podría ser ejecutado después que las entrevistas acabaran.
Kraliçe infazların sayısı emretmişti.처형 여왕의 수가 주문했다.
Kraliçe infazların sayısı emretmişti.le nombre d'exécutions de la reine avait ordonné.
Kraliçe infazların sayısı emretmişti.liczby egzekucji królowej kazał.
Kraliçe infazların sayısı emretmişti.מספר ההוצאות להורג המלכה הורה.
Kraliçe infazların sayısı emretmişti.وكان عدد حالات الاعدام أمرت الملكة.
Kraliçe infazların sayısı emretmişti.彼らは非常に早く、太陽の下でぐっすり横たわって、グリフォンに出くわしました。
Orada da işkence görebiliyor, hapse atılabiliyor ya da halka açık infaza maruz kalabiliyorlardı.그들이 북한으로 돌아가면, 고문을 당하거나, 감금되거나, 공개 처형을 당하는 경우도 있습니다.
Orada da işkence görebiliyor, hapse atılabiliyor ya da halka açık infaza maruz kalabiliyorlardı.Tam so mučeni, zaprti ali javna usmrčeni.
Orada da işkence görebiliyor, hapse atılabiliyor ya da halka açık infaza maruz kalabiliyorlardı.Там биват измъчвани, вкарани в затвора или публично екзекутирани.
Orada da işkence görebiliyor, hapse atılabiliyor ya da halka açık infaza maruz kalabiliyorlardı.שם מענים וכולאים אותם, או מוציאים אותם להורג בפומבי.
Orada da işkence görebiliyor, hapse atılabiliyor ya da halka açık infaza maruz kalabiliyorlardı.حيث يقومون بتعذيبهم، وسجنهم أو إعدامهم علناً
Orada da işkence görebiliyor, hapse atılabiliyor ya da halka açık infaza maruz kalabiliyorlardı.公開処刑もありえます 出国できた私は本当に幸運でしたが
Saman'ın infazı acilen durdurulmalı ve dava baştan aşağı tekrar gözden geçirilmelidir.La ejecución de Saman debería de ser inmediatamente interrumpida y su caso debería ser revisado a fondo.
Teksas'ın yıllık infaz sayılarında hiçbir zaman sürekli bir azalma gözlenmedi.Es gab nie einen ernsthaften oder dauerhaften Rückgang in der Zahl der jährlichen Hinrichtungen in Texas.
Teksas'ın yıllık infaz sayılarında hiçbir zaman sürekli bir azalma gözlenmedi.텍사스에서 연간 사형집행 건수가 큰 폭으로 혹은 점차적으로 줄어든 적이 전혀 없었다는 것입니다.
Teksas'ın yıllık infaz sayılarında hiçbir zaman sürekli bir azalma gözlenmedi.là số lượng các vụ án tử hàng năm ở Texas không hề giảm một cách đáng kể.
Teksas'ın yıllık infaz sayılarında hiçbir zaman sürekli bir azalma gözlenmedi.הוא שמעולם לא נראתה ירידה רצינית במספר ההוצאות להורג במדינת טקסס.
Teksas'ın yıllık infaz sayılarında hiçbir zaman sürekli bir azalma gözlenmedi.لم يكن هنالك انخفاض جاد وثابت في ارقام الإعدام السنوية في تكساس
Teksas'ın yıllık infaz sayılarında hiçbir zaman sürekli bir azalma gözlenmedi.事態にはなりませんでした 実際 グラフを見ればテキサス州の死刑執行は
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.De obicei, în Texas media e de două execuții pe lună.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.En un año típico en Texas, hablamos de un promedio de dos personas al mes.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.In een doorsnee jaar ligt het gemiddelde in Texas op twee mensen per maand.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.In einem typischen Jahr in Texas sind wir durchschnittlich bei zwei Menschen pro Monat.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.In un anno normale in Texas, abbiamo una media di due esecuzioni al mese.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.보통 텍사스에서는 한 해에 평균적으로 한 달에 두 명 꼴로 집행사형을 집행하고 있습니다.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.Obvykle jsou v Texasu popraveni dva lidé za měsíc.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.Setiap tahun di Texas, rata-ratanya adalah sekitar dua orang per bulan.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.Trong một năm điển hình ở Texas, chúng tôi ước tính có hai người bị tử hình một tháng.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.Une année typique au Texas, la moyenne est de deux personnes par mois.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.Σε μια συνηθισμένη χρονιά στο Τέξας, κατά μέσο όρο εκτελούνται δύο άνθρωποι το μήνα.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.В типична година в Тексас има средно екзекутирани около двама човека на месец.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.В типичном году в Техасе, бывает в среднем два человека в месяц.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.За середньостатистичний рік в Техасі ми страчуємо приблизно дві людини щомісяця.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.בשנה טיפוסית בטקסס, הממוצע נע סביב שני אנשים בחודש.
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.في السنة العادية بتكساس المتوسط يشمل شخصين في كل شهر
Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında ayda ortalama iki insan infaz ediliyordu.典型的な件数は平均して 月に2人です 40人近くを執行する年もあります
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.그리고 이 폭동, 이 제멋대로인 처형과 살해는 결국 그들이 1400명이 넘는 사람을 죽이고 나서야 끝이 났습니다
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.A během těchto bouří, poprav a vraždění, zemře přes 1 400 lidí.
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.Ainsi, vous voyez, les choses empiraient. Le roi est emprisonné mais il ne va pas être emprisonné longtemps
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.W tych zamieszkach, w tych arbitralnych egzekucjach i mordach, oni w końcu zabili ponad 1,400 osób.
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.В тези бунтове, тези произволни екзекуции те всъщност избиват 1400 души.
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.В цих заворушеннях, в цих довільних стратах і вбивствах, в кінці кінців було вбито більше 1400 чоловік.
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.وفي خضم أعمال الشغب هذه والإعدامات التعسفية قتلت العصابات مايفوق 1400 شخص
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.最終的には、1,400人もの人たちが 殺されてしまうことになる。 当時の1,400人だから、相当の人数の処刑だ。
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.E embora muita gente no mundo inteiro tentasse o possível, ele foi executado.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.I mimo wysiłków ludzi na całym świecie, został stracony.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.비록 많은 사람들이 최선을 다했지만, 사형을 당했습니다.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Malgré les meilleurs efforts de ses supporters dans le monde, il a été exécuté.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Und obwohl Menschen rund um die Welt ihr Bestes versucht hatten, wurde er hingerichtet.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Y, a pesar de que las personas alrededor del mundo se esforzaron, fue ejecutado.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Παρόλο που πολλοί άνθρωποι προσπάθησαν αρκετά, εκτελέστηκε.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.И въпреки че хора по света направиха най-доброто на което са способни, той беше екзекутиран.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Незважаючи на зусилля багатьох людей зрізних країн, він був страченим.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Несмотря на усилия многих людей из разных стран, он был казнен.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.ולמרות שאנשים מכל רחבי העולם עשו כמיטב יכולתם, הוצא להורג.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.وعلى الرغم من أن السكان في مختلف أنحاء العالم بذلوا قصارى جهدهم، إلا أنه أعدم.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.このような人達が感銘を与えてくれます
Yıllık infaz sayısı yüksek kalırken yeni infaz cezalarının sayısı azalıyor.연간 사형 집행 건수는 여전히 높지만, 새롭게 사형 선고를 받는 사람은 점차 줄어드는 역설적인 상황에 놓인 것이죠.