Ana içeriğe geç
Sözlük

infaz ile cümle

infaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama son bölüm her zaman bir infaz ile sonlanır.Όμως το τέταρτο κεφάλαιο πάντα τελειώνει με μία εκτέλεση.
Ama son bölüm her zaman bir infaz ile sonlanır.Але четвертий розділ завжди закінчується стратою.
Ama son bölüm her zaman bir infaz ile sonlanır.Но четвъртата глава винаги свършва с екзекуция.
Ama son bölüm her zaman bir infaz ile sonlanır.Но эта четвёртая глава всегда кончается казнью.
Ama son bölüm her zaman bir infaz ile sonlanır.אך הפרק הרביעי תמיד נגמר בהוצאה להורג.
Ama son bölüm her zaman bir infaz ile sonlanır.لكن ذلك الجزء غالبًا ماينتهي بالإعدام
Ama son bölüm her zaman bir infaz ile sonlanır.第4章の最後は死刑執行で終わります 私が死刑囚を担当するようになったのは20年以上前です
Bir papazın infazını gördü.Dobrol, on je sedaj v nebesih.
Bir papazın infazını gördü.No cóż, jest już w niebie.
Bir papazın infazını gördü.Viděla jak zabili biskupa.
Bir papazın infazını gördü.Είδε ένα επίσκοπος να πεθαίνει.
Bir papazın infazını gördü.Как е? Видя как убиха един епископ.
Bu gibi savaşlarda, 100 mm top hayatınızı kurtarabilir veya kritik bir infaz gerçekleştirmenizi sağlayabilir.이런 전투에서는 100mm 구경 포가 자신을 살릴 수도 있을 만한 적군 격파로 이어질 수도 있습니다
Bu gibi savaşlarda, 100 mm top hayatınızı kurtarabilir veya kritik bir infaz gerçekleştirmenizi sağlayabilir.Dans ce cas, un canon de 100 mm pourra vous sauver la vie et vous permettre d'éliminer un ennemi important.
Bu gibi savaşlarda, 100 mm top hayatınızı kurtarabilir veya kritik bir infaz gerçekleştirmenizi sağlayabilir.W tego typu bitwach działo kalibru 100 mm może ocalić wam życie lub pomóc w zniszczeniu ważnego przeciwnika.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Ce sont les affaires les plus urgentes ; ce sont les gars qui sont le plus près d'être exécutés.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Diese Fälle sind am dringlichsten, diese Leute sind ihrer Hinrichtung am nächsten.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Đó là những vụ khẩn cấp nhất; của những người gần án tử nhất.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Es lógico, son los casos más urgentes, son las personas más cercanas a la ejecución.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Kasus-kasus inilah yang paling mendesak, karena merekalah yang akan dieksekusi dalam waktu dekat.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.그들은 사형 집행이 얼마 안 남은 사람들이니까요.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Logisch natuurlijk: dat zijn de meest dringende zaken, van mensen die het dichtst bij hun executie zitten.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.To sprawy najpilniejsze, tym osobom najbliżej do wykonania wyroku.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Αυτές είναι οι πλέον επείγουσες υποθέσεις αυτοί είναι οι άνθρωποι που βρίσκονται πιο κοντά στην εκτέλεση.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Авжеж, вони мали рацію - ці справи найтерміновіші, бо таким хлопцям недовго залишалось чекати страти.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Те дела — самые неотложные; те парни — ближе всех к казни.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Това са случаите, които са най-спешни; това са хората, които са най-близо до екзекутиране.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.אלו הם האנשים הקרובים ביותר להוצאה להורג.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.هؤلاء هم الأشخاص اكثر قربًا للإعدام
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.うまく行くと クライアントは 新たな審理を受けることになります
Cezadan muafiyet ve cezanın infazının ertelenmesi artık uyuşturucu kanunu suçlarına da uygulanabilmektedir.Åtalseftergift och skyddstillsyn kan nu tillämpas på narkotikabrott.
Cezadan muafiyet ve cezanın infazının ertelenmesi artık uyuşturucu kanunu suçlarına da uygulanabilmektedir.Za kršitve zakonov o drogah se zdaj lahko uporabita oprostitev kazni in preložitev izvršitve kazni.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.A fiatal fiúkat megtanítják az öngyilkos merényletek létjogosultságára és a kémek kivégzésére.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Ai giovani vengono insegnate le ragioni che giustificano un attacco suicida e le condanne a morte delle spie.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.A jovens rapazes são ensinadas justificações para os ataques suicidas e para a execução de espiões.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.A los chicos les enseñan a justificar los ataques suicidas y la ejecución de espías.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Băieţi tineri sunt învăţaţi justificări pentru atacuri sinucigaşe şi execuţia spionilor.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Kleinen Jungen werden Rechtfertigungen für Selbstmordattacken und für die Hinrichtung von Spionen beigebracht.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.어린 소년들은 자살폭탄테러의 정당성과 첩자의 암살에 대한 것을 배웁니다.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Les jeunes garçons ont appris les justifications pour les attaques suicides et les exécutions d'espions.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Men leert jonge knapen een wettiging voor zelfmoordaanslagen en voor de executie van spionnen.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Mladí chlapci jsou učení, jak ospravedlňovat sebevražené útoky a popravy špionů.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Mladých chlapcov tam učia, ako si odôvodniť samovražedné útoky aj ako popravovať špiónov.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Młodych chłopców przekonuje się o słuszności ataków samobójczych i egzekucji szpiegów.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Những bé trai được dậy những lý lẽ bào chữa cho các cuộc tấn công tự sát và việc hành hình gián điệp.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Para pria muda diajarkan dasar pembenaran dari serangan bunuh diri dan eksekusi para mata-mata.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Νεαρά αγόρια μαθαίνουν να δικαιολογούν τις επιθέσεις αυτοκτονίας και την εκτέλεση κατασκόπων.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Младите момчета са обучавани на оправдания за самоубийствени нападения и екзекуцията на шпиони.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Молодих хлопців вчать виправдовувати самовбивчі атаки та страчувати шпигунів.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.Молодых людей обучают тому, что атаки с самоубийством обоснованны и что предатели подлежат уничтожению.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.מלמדים ילדים קטנים צידוקים לפיגועי התאבדות ולהוצאה-להורג של מרגלים.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.يتم تعليم الأطفال الصغار المبررات للقيام بهجمات إنتحارية وإعدام الجواسيس.
Genç erkek çocuklara intihar saldırısı için gerekçeler ve casusların infaz edilişi öğretiliyor.スパイを殺すことの 正統性について説かれています 私はスワット出身でこの様な宗教学校で
İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım.제가 7살 때, 저는 처음으로 공개 처형 장면을 보게 되었습니다.
İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım. Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.Când aveam șapte ani, am văzut prima execuție publică, dar credeam că viața mea în Coreea de Nord era normală.
İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım. Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.Seitsenvuotiaana näin ensimmäisen julkisen teloituksen, mutta pidin elämääni Pohjois-Koreassa normaalina.
İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım.Pri sedmih letih sem bila prvič priča javni usmrtitvi.
İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım.Toen ik zeven jaar oud was, zag ik mijn eerste openbare executie.
İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım.כשהייתי בת 7, ראיתי לראשונה בחיי הוצאה פומבית להורג,
İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım.حين كنت في سن السابعة، رأيت أول إعدام عام
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod