Ana içeriğe geç
Sözlük

iner ile cümle

iner kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tamamen göçmen bir karaktere sahiptir ve kışları güneyde Güney Asya ile Sahraaltı Afrika’ya kadar iner.È completamente migratore e d'inverno si sposta verso sud fino all'Africa sub-sahariana.
İki adam iner.Due gli astenuti.
Bu devrede, nehirlerde su çekildiğinden hidroelektrik enerji üretimi en düşük seviyeye iner.Questo deposito di ghiaccio viene prodotto quando le tariffe elettriche sono più basse.
Bu bölümde Peter ile Brian osurarak yere iner.В этой серии Питер и Брайан повздорили.
Eve geri dönerken Peter ve Brian tartışmaktadır ve tartışma sonucunda Brian arabadan iner.На обратном пути Питер с Брайаном ссорятся до такой степени, что пёс выходит из машины.
Bazen yeryüzüne iner.Изредка спускается на землю.
Kışın 100 metre derinliğe iner.Зимой держится на глубине до 300 метров.
Onları yalnız bırakmak için alt kata iner.Затем оно улетает, оставляя ребят одних.
Inertial Navigation) ile yaklaşmaktadır.Инерциальную навигационную систему.
2001 yıllın Nisan ayı - montaj hattından ilk Hyundai Accent rus montajın iner.Апрель 2001 года — сходит с конвейера первый Hyundai Accent русской сборки.
3441: Sauron Barad-dûr'dan inerek Elendil ve Gil-Galad ile savaştı.3441 — Саурон выходит на поединок с Элендилом и Гил-Галадом.
Dağlar denize dik olarak iner.На юге горы круто обрываются к морю.
Attan inerler.Запрягались лошадью.
TARDIS 20. yüzyılın başlarına, İngiltere'nin güney sahilindeki Fang Rock adasına iner.На пути в Брайтон ТАРДИС приземляется на острове Скала клыка на южном побережье Англии в начале XX века.
R134a, soğutucularda kullanılan renksiz inert gaza verilen addır.В качестве хладагента в кондиционерах используется R134a.
Yere idrarlarını ve dışkılarını yapmaya haftada bir kez gibi inerler.Раз в неделю они спускаются на землю, чтобы испражниться.
Otelin çatısından aşağı iner.Она бросается с крыши замка вниз.
Bisiklete binersin, Bizim yolda inersin.Он едет на велосипеде в одну сторону, потом обратно.
29 Ocak 2016'da Inertia, Monkey Puzzle ve RCA tarafından yayımlandı.Альбом вышел 29 января 2016 года на лейблах Inertia, Monkey Puzzle Records и RCA Records.
Doktor ve Jack TARDIS'le Daleklerin ana gemisine inerek Rose'u kurtarırlar.Доктор и Джек спасают Розу, телепортированную на корабль далеков.
İnançsal tarihi MÖ 4. binyıla kadar iner.Была популярна некоторое время до выхода Pivot 4.
Virgil'in Aeneid adlı eserinde, Aeneas yer altı dünyasına gölün yakınındaki bir mağaradan iner.В «Энеиде» Вергилия Эней спускается в Аид через пещеру рядом с этим озером.
Özelliklerini koruyarak yere inerler.Они встают на защиту своей природы.
Yere nadir inerler.На землю садятся редко.
TARDIS Necros'a bir cenaze evine iner.ТАРДИС приземляется на Некросе, где находится похоронное бюро Тихий Покой.
Yarışçıların bazen bisikletten inerek yürümeleri ve bisikletlerini omuzlarında taşımaları gerekir.Игрок должен уезжать от неё на велосипеде.
Şehrin geçmişi Tarihöncesi'ne değin iner.تلفزيون المدينة يستعيد بريق الماضي..
İki adam iner.يخرج بعد الرجلين.
Sonunda Padme'nin gemisi gezegene iner.سفينة بقيادة شقيقه باولو]] إلى هذا البعد.
Ona göre “unutkanlık, yüzeysel olanların sandığı gibi basit bir vis inertiae (atalet) değildir.فلا (أرى) : أنس من (أجد) لأن المحتضر يقلب طرفه يريد أن يرى أهله فالمناسب هو الرؤية وليس الوجود.
Uçak daha sonra emniyetli bir şekilde Heathrow Havaalanı'na iner.انتقلت الشركة في وقت لاحق إلى مطار هاتفيلد في هيرتفوردشاير.
Ara sıra sıcaklık 0 °C'e dek iner.حتى تصل درجة الحرارة أحيانا إلى الصفر.
Lawrence onlarla birlikte Tayland'a iner.تدار كما هو الحال مع تايوان.
Elvira buna inanır ve sokağa iner.يخرج منها ادريس ويقف على قارعة الطريق.
Ertesi gün bir helikopter iner ve içinden Küba asıllı Amerikalı CIA ajanı Félix Rodríguez çıkar.No dia seguinte, um helicóptero pousa com o agente cubano-americano da CIA Félix Rodríguez.
Eve geri dönerken Peter ve Brian tartışmaktadır ve tartışma sonucunda Brian arabadan iner.No caminho para casa, Peter e Brian discutem até que Brian sai do carro.
Ertesi gün, Beth ve Noah asansör boşluğundan bodrum katına inerek hastaneden kaçmayı planlar.No dia seguinte, Beth e Noah armam um plano para escapar do hospital através do poço do elevador.
29 Ocak 2016'da Inertia, Monkey Puzzle ve RCA tarafından yayımlandı.Foi lançado em 29 de janeiro de 2016 por Inertia, Monkey Puzzle e RCA Records.
Doktor ve yol arkadaşları, günümüzün Norveç'ine, bir kulübenin yanına iner.A Doutora e seus companheiros chegam à Noruega atual, materializando-se perto de uma cabana.
Her günün sonunda yeraltı dünyasına inerek, ölülerin kaderini belirler.Toda noite, Utu descia ao submundo para decidir o destino dos mortos.
Çeşitli uygulamada soy gazlar, inert atmosfer ortamı yaratmak amacıyla kullanılır.Em muitas aplicações, os gases nobres são usados para prover uma atmosfera inerte.
Beth ve Noah asansör boşluğundan aşağı inerken Noah düşüp bacağını kırar.Beth e Noah descem pelo poço do elevador, mas Noah cai e fere a perna, atraindo os zumbis.
Mekik uzaydaki görevini bitirdikten sonra normal bir uçak gibi yere iner.Após isso o avião espacial aterrisa como um avião comum.
Sakat Bran Stark (Isaac Hempstead-Wright), Osha (Natalia Tena) ile birlikte Winterfell'ın mezarlığına inerler.Bran (Isaac Hempstead-Wright) faz Osha (Natalia Tena) carregá-lo até a cripta da família Stark.
Arabasının benzini bitince, arabadan iner ve otostop çekmeye başlar.Se tudo der certo, você vai sentir o carro colando no chão e acelerando.
Üçlü, Jorj'u bayıltıp asansörle aşağı iner.O Doutor incapacita Jorj e o trio vai abaixo em um elevador.
Bu yüzden tanrıların hepsi yeryüzüne inerler.E o mundo percebeu que os deuses caminhavam sobre a Terra.
Yakındaki bir düzlüğe iner.Eles chegam a um terreno baldio.
Bazıları ise yeraltına inerler.Algumas são subterrâneas.
Daha sonra arabadan inerek sahile doğru yönelir.Ele corre então para o cais.
Ama Dionisos Hades'e inerek Ariadne'yi ve annesi Semele'yi geri getirir.Dioniso por sua vez desceu até o Hades e trouxe a ela e a sua própria mãe, Sêmele, de volta.
Ardından da ekibin asteroid yüzeyine inerek araştırma yapması sağlanacaktı.Relata o que passaria se um astronauta se lançasse desde a sua superfície.
Vakti gelen ruh maddi aleme iner.Bem-vindo, espírito trazido pelo tempo.
4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için inerler de inerler.Engelen en de Geest door Gods gebod dalen neer, zeggende "In alles Vrede," tot het rijzen van de dageraad.
Birlikte yer altına inerler.Ze komen samen in dezelfde schuilplaats.
Attan inerler.Een trekpaard.
Uçtuktan sonra yere inerken ise gagalarını aşağı doğru uzatırlar.Wanneer ze over de oceaan vliegen, trekt levend haar hen naar beneden.
Bazen yeryüzüne iner.Soms komen ze ook op de grond.
Otelin çatısından aşağı iner.Een man is van het dak van een hotel gevallen.
Babaları işteyken evin içinde tartışan Danny ve Walter, kovalamaca sonucunda bodrum katına inerler.Twee broers, Walter en Danny, ontdekken in de kelder van hun huis een bordspel met als thema ruimtevaart.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod