Ve andolsun ki onu, inerken bir kere daha gördü.He saw Him indeed another time
Biz sadece Rabbinin emrini indiririz/biz ancak Rabbinin emriyle ineriz."We do not come down," (will the angels say) "but only by your Lord's command."
Haber vereyim mi size şeytanların kime iner olduğundan?Should I tell you on whom the devils descend?
Her bir dönek/iftiracı günahkâr üzerine iner onlar.They come down to every mendacious sinner,
Kazandıkları, tepelerine inerken o zalimlerin korkudan titrediklerini göreceksin.You will see the evil-doers full of fear of what they deserve, yet it will come to pass.
Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz."We do not come down," (will the angels say) "but only by your Lord's command."
Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler.They come down to every mendacious sinner,
Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler.They come down to every mendacious sinner,
Onlar yalan ve iftiraya, günaha düşkün kimselere inerler.They come down to every mendacious sinner,
Biz (melekler) ancak Rabbinin emriyle ineriz."We do not come down," (will the angels say) "but only by your Lord's command."
Onlar her günahkar iftiracıya iner.They come down to every mendacious sinner,
Melekler ve Ruh, o gece Rab'lerinin izniyle her iş için iner de iner.In it descend the angels and Jibreel, by the command of their Lord – for all works.
Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.In it descend the angels and Jibreel, by the command of their Lord – for all works.
Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.In it descend the angels and Jibreel, by the command of their Lord – for all works.
O gece melekler ve Ruh, takdir edilen her iş için, Rablerinin izniyle inerler.In it descend the angels and Jibreel, by the command of their Lord – for all works.
Melekler ve Rûh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!In it descend the angels and Jibreel, by the command of their Lord – for all works.
O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.In it descend the angels and Jibreel, by the command of their Lord – for all works.
O gece Rab'lerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner...In it descend the angels and Jibreel, by the command of their Lord – for all works.
Melekler ve Ruh (Cebrail) o gece Rab'lerinin izniyle tüm buyrukları yerine getirmek için inerler.In it descend the angels and Jibreel, by the command of their Lord – for all works.
Yoksa öfkem üzerinize çöker. Ve kimin üstüne öfkem inerse o uçuruma gider.And he on whom My Anger descends, he is indeed perished.
Kimin üzerine de gazabım inerse, muhakkak o mahvolur.And he on whom My Anger descends, he is indeed perished.
Boş alan miktarı bu düzeye inerse yeniden uyarWarn when free space is below:
Ülke, geçen yılki sırasında 16 sıra aşağı inerek 136. durumda bulunuyor.It is 136th now, 16 positions down the ranking it was given last year.
Host-ziyaretçi kimyası Inert gaz Van der Waals etkileşimleri RadikallerHost-guest chemistry Inert gases Van der Waals interactions Radicals
Nisan 1992'de, ikinci YF-22, Edwards AFB'ye inerken düştü.In April 1992, the second YF-22 crashed while landing at Edwards AFB.
Mürettebatın, tank nakliye aracından iner inmez savaş paletine geçmesi bekleniyordu.The crew were expected to change to normal battle tracks as soon as the tank was unloaded.
Yükseltilmiş Cruck: bıçaklar duvar duvarına iner ve sırtlara kadar uzanır.Raised cruck: blades land on masonry wall, and extend to the ridge.
Orta Cruck: bıçaklar duvar duvarına iner ve bir yaka ile kesilir.Middle cruck: blades land on masonry wall, and are truncated by a collar.
Sam, Sfenks'in altındaki bir tünele giden yolu temizler ve Piramit'e iner.Sam clears himself a path to a tunnel underneath the Sphinx and descends into the Pyramid.
Keskin bir dönüşte, arka tekerleği çok kolay kaldırır, tehlikeli derecede sessizdir ve aşağı iner.On a sharp turn it too easily lifts a rear wheel, is hazardously silent, and low down.
İkili, uçaktan inerken tutuklandı.The two were arrested as they stepped off the plane.
Atomlar tipik olarak argon veya ksenon gibi bir inert gazlardandır.The atoms are typically from an inert gas such as argon or xenon.
Kuzgun, ölü kölenin karnındaki yiyeceği yemek için vadiye iner. [1] : 171Raven descends into the valley to eat the food from the dead slave's belly.[1]:171
Peygamber oradan solda kaldı; El-abū'ah ile birleştiği Yalyal patikasından aşağı inerken.From there the Prophet kept left; coming down the Yalyal trail where it joined al-Ḍabū'ah.
İkinci bir patlama meydana gelir, denizaltı tekrar deniz tabanına iner ve geminin gövdesi delinir.A second explosion sends the sub back to the seafloor and pierces the hull.
Mace Brown Doğa Tarihi Müzesi'nde Inermorostrum kafatasıInermorostrum anterolateral at Mace Brown Museum of Natural History
Tanrılar, kendi adamlarını korumak için Olympos'tan inerler ve ordu yakındaki tepelere yerleşir.The gods come down from the Olympus to save their protégés and the army settles in the hills nearby.
Genel olarak, bu azot veya helyum gibi yüksek basınçlı inert bir gazdır.Generally, this is a separate tank of liquid or high-pressure inert gas, such as nitrogen or helium.
Kartal boğayı yemek için aşağı iner.The eagle goes down to eat the bull.
Otoyol dağdan inerken güneydoğu yönünde ilerlemektedir.The highway heads in a southeastern route as it descends the mountain.
Bir çamur havuzuna inerler ve nehir tarafından süpürülürler.They land in a pool of mud and are swept away by the river.
Morissette (sürücü olarak) arabadan iner ve tüm "yolcuları" ortadan kaybolur.Morissette (as the driver) gets out of the car, and all her "passengers" have disappeared.
James Cook, Tanna adasına inerken, c.James Cook landing at Tanna island, c.
Onda, melekler ve ruh Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner.Es steigen darin herab die Engel und der Geist mit ihres Herrn Erlaubnis zu einem jeden Auftrag.
Herkes aşağı iner.Bitte alle aussteigen.
Neye uğradıklarını şaşıran çift bir anda dünyaya inerler.Es folgt eine ziemlich offene Unterhaltung der beiden, nach der sie sich ineinander verlieben.
Inertial Navigation) ile yaklaşmaktadır.Die Navigation erfolgte auf inertialer Basis.
İki yaşın üzerindekiler daha da derinlere iner.Mit etwa zwei Jahren wandern sie in etwas tiefere Zonen.
Daha da güneye inerek Etiyopya, Mogadişu, Mombasa, Zanzibar ve Kilva'da birer hafta kaldı.Jeweils rund eine Woche verbrachte er unter anderem in Äthiopien, Mogadischu, Mombasa, Sansibar und Kilwa.
Yolcular tüm kapılardan iner ve binerler.Und alle Türen fliegen auf und zu.
Kökleri yerin derinliklerine inerken, dalları gökyüzüne ulaşır ya da onu taşır.Seine Wurzeln reichen tief in die Erde und seine Wipfel berühren oder tragen den Himmel.
Gezegene 3 kişilik bir takım iner.Er wird von mindestens drei Planeten umkreist.
Aşağı inerken de iniş çağrılarına yanıt verir.Im Gewässer angekommen, beginnen sie sofort zu rufen.
Dağlar, at nalı şeklindedir ve yüksek platolardan derin kanyonlara iner.Der Gebirgszug bildet an seinen Rändern steile Klippen und ist durchzogen von tiefen Canyons.
Sonra ise sahneye iner.Mal auf die Bühne zu bringen.
Yakındaki bir düzlüğe iner.Er begibt sich in einen nahegelegenen Pavillon.
Orada köye inerler.Schau auf dieses Dorf.
Tam o sırada Anna kilise mahzenine iner.Zu dieser Zeit war er an der Klemenskirche in Werden tätig.
Uçak daha sonra emniyetli bir şekilde Heathrow Havaalanı'na iner.Der Heathrow Express verkehrt ohne Zwischenhalt zum Flughafen London Heathrow.
Inertia, Avustralyalı bağımsız bir plak şirketi.Die ÖBV ist eine unabhängige, österreichische Versicherung.