Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Dus diep vanbinnen -- we weten allemaal als je diep genoeg gaat, heb je atomen.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Et donc très profond... on sait tous que si on va suffisamment loin, on trouve les atomes.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Hlboko vo vnútri - všetci vieme, už sme sa tam dostali - máme atómy.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.아시다시피, 아주 충분히 아래쪽으로 내려가면 원자가 있겠죠.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Nun, tief im Innern - wir alle wissen, wenn wir tief genug gehen, haben wir Atome.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Pokud se hodně přiblížíme, jak všichni víme, uvidíme atomy.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Quindi all'interno... sappiamo tutti che in profondità ci sono gli atomi.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Så dybt inde -- vi ved alle, går man langt nok ned, har man atomer.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Tan profundo - que sabemos que si nos adentramos suficiente, encontraremos átomos.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Wiemy, że znajdziemy atomy.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Βαθιά μέσα στην ύλη, όλοι μας γνωρίζουμε ότι υπάρχουν τα άτομα.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Глубоко внутри -- все мы знаем, что спустившись достаточно глубоко, мы увидим атомы.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Някъде много навътре, на достатъчна дълбочина, знаем, ще видим атоми.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.עמוק פנימה- כולנו יודעים שאם תרד עמוק פנימה במידה מספקת, תמצא אטומים.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.عميقا جدا في الداخل -- حيث نعلم جميعنا أننا في الموضع المناسب عميقا، سنرى الذرات.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.原子で終わりではないこともご存じでしょう
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Ale zpátky, sonda po cestě atmosférou sbírala data, snímala panoramatické fotografie.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.A sonda tirou medidas da atmosfera na descida, e também tirou fotos panorâmicas.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.De sonde deed metingen in de atmosfeer onderweg naar beneden, en ze nam ook panoramische foto's.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.En fin, la sonda realizó medidas de la atmósfera durante su descenso, y tomó también imágenes panorámicas.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.-för att förstå ett planetärt system- -som varit onåbart under människans hela historia.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Jadi, roket itu mengukur atmosfer saat turun ke permukaannya dan juga mengambil gambar-gambar panorama.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Jedenfalls machte die Sonde beim Sinkflug Messungen der Atmosphäre und machte auch Panoramafotos.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Kakorkoli, sonda je na poti navzdol naredila meritve atmosfere in hkrati posnela tudi panoramske posnetke.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.어쨌든 탐사선이 내려가는 동안 대기를 측정하였으며 파노라마 사진도 찍었습니다.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Opadając, próbnik zbierał dane i robił panoramiczne zdjęcia.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Sonda a luat măsurări atmosferice pe măsură ce cobora, și de asemenea a făcut fotografii panoramice.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Szóval a szonda útban lefelé méréseket készített a légkörről, és panorámaképeket is felvett.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Както и да е, сондата направи измервания в атмосферата по време на спускането, както и панорамни снимки.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Тем не менее, зонд осуществил измерения атмосферы, пока летел вниз, и также сделал панорамную фотографию.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.Хай там як, а зонд провів вимірювання атмосфери на шляху вниз і також зробив панорамні світлини.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.אבל בכל אופן, הגשושית לקחה מדידות של האטמוספירה בדרך הנחיתה, וגם לקחה תמונות פנורמיות.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.و لكن على العموم, أخذ المسبار قياسات للغلاف الجوي اثناء هبوطه, و ايضا أخذ صور بانورامية شاملة.
Her neyse, sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti.パノラマ画像の撮影も行いました 最初の写真を見たときの事は 言葉にできません
İfadeyi üssüyle çarptığımız için, 2 aşağı iner ve 1 bölü 2'yle sadeleşir. -제가 1/2를 넣은 이유입니다. 도함수를 쓸 때, 2는 1/2로 상쇄되고,
İfadeyi üssüyle çarptığımız için, 2 aşağı iner ve 1 bölü 2'yle sadeleşir. -2次導関数を得る際、乗数の2でかけるので、 それが、この1/2で打ち消されます。 2次導関数を得る際、乗数の2でかけるので、 それが、この1/2で打ち消されます。
İfadeyi üssüyle çarptığımız için, 2 aşağı iner ve 1 bölü 2'yle sadeleşir. -Mnożymy wyrażenie f ' '(0)przez x kwadrat, więc po zróżniczkowaniu otrzymamy 2x, a zatem 2 skróci się z 1/2
İfadeyi üssüyle çarptığımız için, 2 aşağı iner ve 1 bölü 2'yle sadeleşir. -Och det är därför jag la till en halv där.
İfadeyi üssüyle çarptığımız için, 2 aşağı iner ve 1 bölü 2'yle sadeleşir. -Você multiplica a expressão pelos expoentes, para ter um 2, e cancelar com o 1/2.
İfadeyi üssüyle çarptığımız için, 2 aşağı iner ve 1 bölü 2'yle sadeleşir. -Vynásobíte výraz exponenty, aby se dvojka dostala dolu, tahle dvojka se vykrátí s jednou polovinou.
İfadeyi üssüyle çarptığımız için, 2 aşağı iner ve 1 bölü 2'yle sadeleşir. -Умножаваме израза по степенните показатели, така че 2 ще дойде и ще се анулира с това 1/2
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Ami híg volt, és ha rátették a tészta tetejére, lefolyt a tányér aljára.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Care erau subţiri şi era de-ajuns să torni puţin pe deasupra ca să se ducă imediat la fundul pastelor.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Die waren dun, en als je een beetje erover goot dan zonk het naar de bodem van de pasta.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Ils étaient fins et on mettait juste un peu et cela se noyait dans le fond de l'assiette de pâtes.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Jotka olivat laimeita, ja vähäinenkin määrä vajosi suoraan pastan läpi.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Kajne? Omaka je bila redka, in samo nekaj si jo prelil čez, in izgnilia je pod testenine nad dno krožnika.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.묽기 때문에 파스타에 부으면 그릇 바닥에 가라 앉아 버립니다.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Které byly řídké, kterých jste si nandavali jen trošku a které stekly dolů až na spodek těstovin.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Ktorá bola riedka a keď ju dáte navrch tak stečie rovno dole na dno cestovín.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Mong, va chung ta chi do mot it len tren my, nước sốt lên đĩa mỳ thì nó sẽ chảy xuống tận đáy đĩa.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Que eran poco espesas y que, si ponías un poco encima se colaba hasta el fondo de la pasta.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Sie war dünn und man verwendete nur ein wenig davon, und sie sank nach unten auf den Tellerboden.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Taki rzadki wywar ścieka pod makaron. Taki rzadki wywar ścieka pod makaron.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Tunna såser. När man hällde på den så sjönk den direkt till botten av pastan.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Ήταν λεπτές, και έβαζε λίγο πάνω πάνω και βυθιζόταν μέχρι το πάτο της μακαρονάδας.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Които бяха редки и като сипете малко от тях то потъва надолу през спагетите.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Который был жидким, так что если положить немного сверху, то он стечёт под спагетти.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.Про ті, що були рідкими, коли ви просто додавали їх до пасти, і які стікали донизу, на дно тарілки.
İnceydi ve makarnanın üzerine bir parça koyunca, en dibine kadar inerdi.רוטב שהיה דליל, ופשוט היית שם קצת ממנו על הפסטה והוא היה נוזל למטה לתחתית הפסטה.