-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim.[Смех]
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim..لنعقد جلسة استماع، استدعوا المهووسين
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim.[笑い声]
Bill Gates şarkısı! Her zaman bir inektim ve ilk DOS'u ben yazdım.A canção de Bill Gates. ♪ Sou um cromo já há muito ♪ e fui quem criou o DOS primeiro.
Bir avuç inek onlarýn interneti düzenlemesine engel olamazdý.Ils répétaient qu'ils réguleraient Internet, qu'une bande de nerds ne les arrêterait pas.
Bir avuç inek onlarýn interneti düzenlemesine engel olamazdý.И за група програмистчета не беше възможно да ги спре. Аз не съм програмистче.
Bir avuç inek onlarýn interneti düzenlemesine engel olamazdý..مشاهدة إصرارهم أن بإمكانهم تقييد الإنترنت .وأنه ليس بإمكان مجموعة من المهووسين إيقافهم
Bir avuç inek onlarýn interneti düzenlemesine engel olamazdý.オタク連中には止められないと断言する 彼らを垣間見てきた。 私はオタクじゃない。
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.A oto Mojżesz przychodzi i widzi tę samą krowę, przechodzącą przez jezdnię.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Imaginem que aparece Moisés e vê a mesma vaca a passear na rua.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Imaginen ahora que viene Moisés y ve a la misma vaca caminando por la calle.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Képzeljük el, hogy megjelenik Mózes és azt látja, hogy a tehén az utcán járkál.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Stel je voor dat Mozes langskomt, en hij ziet dezelfde koe op straat lopen.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Stellen Sie sich vor, Moses kommt, und er sieht die gleiche Kuh auf der Straße herum wandern.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Tưởng tượng Moses đến và thấy cùng con bò đó đi trên đường.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Представете си че Мойсей вижда същата крава на улицата
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Представьте, Моисей приходит и видит ту же самую корову, разгуливающую по улице.
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Apa seekor sapi menghargai hidupnya lebih dari saya menikmati BBQ?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Con bò có giá trị hơn món thịt bò nướng không?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Czy krowa więcej ceni życie niż ja potrawę z grilla?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?내가 바베큐를 좋아하는 것보다 소에게 자신의 목숨이 소중할까?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Una mucca dà più valore alla propria vita di quanto io ne dia a una grigliata?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?¿Una vaca valora más su vida de lo que yo disfruto una barbacoa?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?une vache donne-t-elle plus de valeur à sa vie plus que je n'en donne à un barbecue ?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Vaca îşi preţuieşte viaţa mai mult decât preţuiesc eu un grătar?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Vajon a marha többre értékeli az életét, mint én a marhasültemet?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Värdesätter en ko sitt liv mer än jag värdesätter en barbecue?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Váží si kráva svého života více, než si já vychutnávám barbecue?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Wertschätzt eine Kuh ihr Leben mehr als ich einen Grillabend?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Η αγελάδα υπολογίζει την ζωή της περισσότερο από ό, τι απολαμβάνω ένα μπάρμπεκιου;
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?"Важнее ли корове её жизнь, или мне важнее полакомиться отбивной?"
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Дали кравата цени живота си повече отколкото аз харесвам барбекюто?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Чи життя корови цінніше за мою насолоду від барбекю?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?האם פרה מעריכה את חייה יותר מכפי שאני נהנה מבשר על האש?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?おわかりでしょう 私はそれまでずっと 「種の差別」を犯していました
Bir inek ve eşek var.Je zde kráva i osel.
'birliktir inekler' ormanda saklanır, okurdu azmederek,Η αγελάδες είναι ένα! Κρύφτηκε στο δάσος, διάβασε βιβλία με μεγάλο ζήλο
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Allevava mucche e capre in modo da potersi prendere cura di noi.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Bà nuôi bò và dê để chăm sóc chúng tôi.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Chovala krávy a kozy, aby nás mohla zajistit.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Chovala kravy a kozy, aby sa o nás vedela postarať.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Criava vacas e cabras por forma a criar-nos.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Dia memelihara sapi dan kambing untuk membesarkan kami.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Ella criaba las vacas y las cabras para poder cuidarnos.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Elle élevait des vaches et des chèvres pour prendre soin de nous.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Hodowała krowy i kozy, by nam niczego nie brakowało.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Hon tog hand om korna och getterna så att hon kunde ta hand om oss.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.어머니는 저희를 보살피기 위해 소와 염소도 기르셨어요.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Sie hielt Kühe und Ziegen, sodass sie für uns sorgen konnte.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Ze fokte koeien en geiten om voor ons te zorgen.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Εξέτρεφε αγελάδες και κατσίκες για να μπορεί να μας φροντίσει.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Вона розводила корів та кіз, щоб дбати про нас.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Гледаше също кравите и козите, за да имаме месо и мляко.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.Она разводила коров и коз, чтобы иметь возможность нас содержать.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.היא גידלה את הפרות ואת העזים כדי שתוכל לדאוג לנו.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.وقالت أنها تربى الأبقار والماعز لذا يمكن أن الرعاية أنها بالنسبة لنا.
Bizi daha iyi büyütmek için ineklere ve keçilere bakardı.私達の面倒を見ています しかし父が家へ帰ると 家畜を売り
Bu bir inek.Đây là con bò.
Bu bir inek.Det är en ko.
Bu bir inek.Eine Kuh.