"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,"Estabas dispuesto a venderme por cuatro vacas y un becerro, y algunas sábanas.
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,"Hajlandó lettél volna engem eladni négy tehénért, egy borjúért és néhány takaróért cserébe.
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,"Hotel si me prodati za štiri krave, tele in nekaj odej.
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,"Je was bereid mij te verkopen voor vier koeien en een kalf en een paar dekens.
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,"Volevi vendermi per quattro mucche ed un vitello, e delle lenzuola.
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,"Vroiai să mă vinzi pentru patru vaci" "şi un viţel, şi nişte pături."
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,"Ти искаше да ме продадеш за четири крави, едно теле и няколко одеяла.
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,"Ти хотів продати мене за чотири корови, телятко і якісь покривала.
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,Ты хотел продать меня за 4 коровы, теленка и какие-то одеяла.
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,"אתה היית מוכן למכור אותי בעד ארבע פרות ועגל, וכמה שמיכות.
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun," كنتم تنوون أن تبيعونى مقابل أربع بقرات وعجل , وبعض البطانيات
"Beni dört inek, bir dana ve birkaç battaniye karşılığında satmayı düşünüyordun,それと毛布を少しを得るために私を売ろうとした でも安心して 私はこれから教育を受けて-
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Amit én látok, az egy tehén, ami éppen készül valami finomat enni.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Cái tôi thấy là một con bò chuẩn bị ăn một thứ gì đó thơm ngon.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Ce que je vois c'est une vache sur le point de manger quelque chose de délicieux.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Eu văd o vacă pe punctul de a mânca ceva delicios.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Ik zie een koe die gaat eten, iets lekkers.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Já vidím krávu, která má chuť na něco chutného.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Ja vidím kravu, ktorá sa chystá zjesť niečo veľmi chutné.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Ja widzę krowę zamierzająca zjeść coś pysznego.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.뭔가 맛있는 것을 먹으려는것 같은데
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.O que eu vejo é uma vaca prestes a comer algo delicioso.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Vedo è una mucca che sta per mangiare qualcosa di delizioso.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Was ich sehe, ist eine Kuh, die gleich etwas köstliches essen wird.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Yang saya lihat adalah sapi itu ingin makan sesuatu yang lezat.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Yo veo una vaca a punto de comer algo delicioso.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Αυτό που βλέπω εγώ είναι μια αγελάδα έτοιμη να φάει κάτι νόστιμο.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.А я вижу корову, которая собирается полакомиться чем-то очень вкусным.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Това, което виждам е крава която е на път да яде нещо вкусно.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.Я бачу корову, яка їсть щось смачненьке.
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.טעים. מה הפרה אוכלת?
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.ولكن ما أراه هو بقرة على وشك أكل شيء ما
Benim gördüğüm lezzetli birşey yemek üzere olan bir inek.食べようとしていますが
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.그래서 제 부족 사회의 6살부터 9살까지 소년들은 자기 아버지의 소들을 책임지고 보살핍니다.
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.Chlapec vo veku šesť až deväť rokov je v našej komunite zodpovedný za kravy svojho otca.
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.Een jongen tussen 6 en 9 jaar oud is in mijn dorp verantwoordelijk voor de koeien van zijn vader.
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.In meinem Stamm ist ein Junge zwischen sechs und neun Jahren verantwortlich für die Kühe seines Vaters.
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.Kuudesta yhdeksään vuoteen vanha poika on minun yhteisössäni vastuussa isänsä lehmistä.
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.Masajski chłopiec w wieku 6-9 lat pilnuje bydła swojego ojca.
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.Хлопець віком 6-9 років у моїй громаді відповідальний за батькових корів.
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.ילד מגיל 6 עד 9, בקהילה שלי אחראי על הפרות של אביו
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.لذا ولد، من عمر ٦ الى ٩ سنوات ، في مجتمعي مسئول عن أبقار أبيه،
Benim toplumumda altı ve dokuz yaş arasındaki bir erkek çocuk babasının ineklerinden sorumludur.家の牛の世話を任されます 同じように 僕にこの役がやってきました
Ben pezevenk sen ise ineksinEu sou brilhante você é um banana
Ben pezevenk sen ise ineksinFeltaláló vagyok, bébi
Ben pezevenk sen ise ineksinIch bin ein Hecht, du ein Loser
Ben pezevenk sen ise ineksinIo sono un figo, tu sei un secchione
Ben pezevenk sen ise ineksinJeg er en pimp, du er en nørd
Ben pezevenk sen ise ineksinJestem kimś, ty jesteś nerdem
Ben pezevenk sen ise ineksinTa là tay ma cô, ngươi là tên mọt sách
Ben pezevenk sen ise ineksinYo soy un chulo, tú eres un rarito.
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim.Ayons une audience, amenez les nerds...
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim. Cidden mi?Facciamo un'udienza, facciamo entrare i nerd... [risate]
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim. Cidden mi?Tengamos una audiencia, traigan a los nerds... [risas]
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim. Cidden mi? Ýnekler?"Spindelmannen tittar in i kameran."
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim. Cidden mi?Ας κάνουμε μια ακρόαση, φέρτε τους σπασίκλες...
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim. Cidden mi?Хайде, ще направим изслушвания, доведете програмистчетата... /присмех/
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim."Điều tôi muốn làm với<br/>cuộc đời tôi là có thể."
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim.[Latter] Lad os få en høring, hent nørderne...
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim.Pojďme udělat slyšení, přiveďme je..