Ana içeriğe geç
Sözlük

indik ile cümle

indik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Vystúpili sme na ľad a ja som si obliekol plavecký oblek a ponoril sa do mora.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.We daalden allemaal af naar het ijs, ik deed mijn kleren uit tot op mijn zwembroek en ik dook de zee in.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Wir gingen alle runter zum Eis, und ich zog meine Badesachen an und sprang in das Wasser.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Zeszliśmy wszyscy na lód, założyłem strój pływacki i wskoczyłem do morza.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Все сошли на лед. Я переоделся в плавки и прыгнул в море.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Всички слязохме на леда, и тогава си облякох плувния костюм и се гмурнах в морето.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.ירדנו כולנו אל הקרח, ואז לבשתי את בגד הים שלי, וצללתי אל תוך הים.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.و نزلنا على الجليد، و من ثم ارتديت سترة السباحة الخاصة بي، و غطست في البحر.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.水泳着を身につけ 海へと飛び込みました それまでに感じたことがない
- Houston, burası Freedom. Başarıyla indik.Atterraggio riuscito.
- Houston, burası Freedom. Başarıyla indik.- Hol vannak?
- Houston, burası Freedom. Başarıyla indik.Houston, vi er landet.</i>
- Houston, burası Freedom. Başarıyla indik.Houston, we zijn veilig geland.
- Houston, burası Freedom. Başarıyla indik. - Neredeler?Χιούστον, προσγειωθήκαμε με ασφάλεια.
- Houston, burası Freedom. Başarıyla indik. - Neredeler?هيوستن هنا فريدم لقد هبطنا بسلام أين هم؟
- Houston, burası Freedom. Başarıyla indik.Ve zdraví jsme přistáli.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Anh và tôi ra khỏi xe.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Anyám és én kiszálltunk a kocsiból.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Fratele meu şi cu mine ne-am dat jos.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.형과 저는 차에서 내렸어요.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Mein Bruder und ich stiegen aus.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Mi hermano y yo nos bajamos.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Mijn broer en ik stapten uit de auto.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Mio fratello ed io scendemmo.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Mój brat i ja wysiedliśmy.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Mon frère et moi sommes descendu.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.Мы с братом вылезли из машины.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.С брат ми слязохме от колата.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.אחי ואני יצאנו מהמכונית.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.وخرجنا أنا وأخي من السيارة
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.目の前には何千エーカーもの 綿花畑が広がっていた
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.A hlupák nevie, že sú tam mŕtvi a v hlbinách pekla tí, ktorých pozvala.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ale neví hlupec, že mrtví jsou tam, a v hlubokém hrobě ti, kterýchž pozvala.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ale prostak nie wie, że tam są umarli, a ci, których wezwała, są w głębokościach grobu.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ali on ne ve, da so mrtvi tam, v globočinah smrtnega kraja povabljenci njeni.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Egli non si accorge che là ci sono le ombre e che i suoi invitati se ne vanno nel profondo degli inferi
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Eikä toinen tiedä, että haamuja on siellä, että hänen kutsuvieraansa ovat tuonelan laaksoissa.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.El nu ştie că acolo sînt morţii, şi că oaspeţii ei sînt în văile locuinţei morţilor.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Er weiß aber nicht, daß daselbst Tote sind und ihre Gäste in der tiefen Grube.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.És az nem tudja, hogy ott élet nélkül valók vannak; és a pokol mélyébe esnek az õ hivatalosai!
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Et il ne sait pas que là sont les morts, Et que ses invités sont dans les vallées du séjour des morts.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Han ved ej, at Skyggerne dvæler der, hendes Gæster er i Dødsrigets Dyb.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.han vet icke att det bär till skuggornas boning, hennes gäster hamna i dödsrikets djup. ----
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.오직 그 어리석은 자는 죽은 자가 그의 곳에 있는 것과 그의 객들이 음부 깊은 곳에 있는 것을 알지 못하느니라
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Maar die voorbijganger weet niet dat haar huis het voorportaal van de hel is.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Mas ele não sabe que ali estão os mortos; que os seus convidados estão nas profundezas do Seol.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Men han vet ikke at der bor dødningene, at hennes gjester er i dødsrikets dyp.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Những người chẳng biết rằng kẻ chết ở đó , Và những người khách của nàng đều ở dưới chốn sâu của âm_phủ .
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Những người chẳng biết rằng kẻ chết ở đó, Và những người khách của nàng đều ở dưới chốn sâu của âm phủ.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.No saben ellos que allí están los muertos, que sus invitados están en lo profundo del Seol
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Αλλ' αυτος αγνοει οτι εκει ειναι οι νεκροι, και εις τα βαθη του αδου οι κεκλημενοι αυτης.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.И он не знает, что мертвецы там, и что в глубине преисподней зазванные ею.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Но той не знае, че мъртвите* са там, И че гостите й са в дълбочината на ада.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.ולא ידע כי רפאים שם בעמקי שאול קראיה׃
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.ولا يعلم ان الاخيلة هناك وان في اعماق الهاوية ضيوفها
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.人 卻 不 知 有 陰 魂 在 他 那 裡 . 他 的 客 在 陰 間 的 深 處
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.人 卻 不知 有 陰魂 在 他 那 裡 . 他 的 客 在 陰間 的 深處
Peki, Bay Truman, diyelim ki oraya gerçekten indik.A uporabite rakete. Recimo, da res pristanemo.
Peki, Bay Truman, diyelim ki oraya gerçekten indik. Bizi orada neler bekliyor?Mr Truman, hvis det nu lykkes at lande, hvordan vil det så være?
Peki, Bay Truman, diyelim ki oraya gerçekten indik. Bizi orada neler bekliyor?Vorausgesetzt, wir landen tatsächlich auf diesem Ding, wie sieht's da oben aus?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod