Buzda delikler açarak çözülme noktasına kadar indik ve bazı makineleri, birkaç ay boyunca orada bıraktık.そこにカメラを設置してきました 今もカメラはそこにあります
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.- Am avut grila opt ca ţintă fiindcă termografele indicau că grila nouă era din miez de ferită ferică.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.- Celowaliśmy w pole 8... ...bo odczyty termograficzne wskazywały, że pole 9 to czysty ferryt.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Dovevamo atterrare nel settore 8 perché il 9 č pieno di ferrite.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Kita memilih jaringan 8 kerana... ...thermographics menunjukkan jaringan 9 penuh ferit rendah.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Lasku olisi pitänyt tapahtua ruudulle 8, koska ruutu 9 on rautaferriittiä.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Lý do ta phải đáp ở ô 8 đó là các biểu đồ nhiệt cho biết ô 9 chỉ toàn là quặng sắt nén.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Queriamos aterrizar en la cuadricula 8... ...porque sabiamos que la 9 era de hierro ferrita.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Vi gik efter felt 8, fordi systemet viste, felt 9 er en jernåre.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Vi skulle landa i ruta 8 för att ruta 9 består av hård järnferrit.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Wir wollten doch in Feld 8 landen, weil Feld 9 aus komprimiertem Eisenferrit zu bestehen scheint!
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Στοχεύαμε στο τετραγωνίδιο 8... ...διότι οι θερμογραφικές έδειχναν σκληροσίδηρο στο 9.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Целехме сектор 8, защото термографиките показваха... че сектор 9 е железен ферит.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik.-Jistě.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik.- Seveda.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik..בואו נמשיך לקדוח
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik.السبب إننا كنا قصدنا الشبكة 8
Daha düşük enerji seviyelerine indikçe, iki şey gerçekleşti.A medida que ellos bajan y bajan sus niveles de energía dos cosas ocurren
Daha düşük enerji seviyelerine indikçe, iki şey gerçekleşti.Ketika mereka masuk ke negara energi yang lebih rendah dan lebih rendah, dua hal terjadi.
Daha düşük enerji seviyelerine indikçe, iki şey gerçekleşti.Kiedy elektrony przechodzą w niższe stany energetyczne, towarzyszą temu dwie rzeczy.
Daha düşük enerji seviyelerine indikçe, iki şey gerçekleşti.광자들이 더 낮은 에너지 준위로 가는 동안, 두 가지 일들이 일어났습니다.
Daha düşük enerji seviyelerine indikçe, iki şey gerçekleşti.S tím, jak jim ubývalo energie, staly se dvě věci.
Daha düşük enerji seviyelerine indikçe, iki şey gerçekleşti.Като са преминавали през по-ниски и по-ниски състояния на енергия, две неща са се случили.
Daha düşük enerji seviyelerine indikçe, iki şey gerçekleşti.При переході електронів на нижчі енергетичні рівні стаються дві речі.
Daha sonra Halifax'a ilerledik, Amerika'nın doğu sahilinden aşağıya indik,Am început în Bermuda pentru proiectul nostru de test.
Daha sonra Halifax'a ilerledik, Amerika'nın doğu sahilinden aşağıya indik,После се придвижихме нагоре до Халифакс, работехме надолу по източното крайрежие на САЩ,
David, devam et. Çok yakınız. Dört ülkeye kadar indik.데이비드, 부디 노력을 멈추지 말길 바랍니다. 조금만 더하면 됩니다. 이제 소아마비 발생국가는 4개국으로 줄었습니다.
David, devam et. Çok yakınız. Dört ülkeye kadar indik.דויד, תמשיך כך. אנחנו קרובים. נשארו לנו ארבע מדינות.
David, devam et. Çok yakınız. Dört ülkeye kadar indik.ديفيد، واصل. لقد أقتربنا. لقد إنخفض الأمر ووصلنا لأربع بلدان.
David, devam et. Çok yakınız. Dört ülkeye kadar indik.(拍手)
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.A kiedy schodzicie głębiej, ta śliczna błękitna woda, w którą wpadliście, zmienia kolor na coraz ciemniejszy.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Amint lefelé haladsz, a csodás, kék víz, amiben elmerültél egyre sötétebb kékké válik.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Jak klesáte hlouběji, nádherná modř vody přechází do stále tmavších odstínů.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.깊이 내려갈수록, 잠수함을 막 탔을 때 봤던 아름다운 푸른 바닷물은 색이 진해집니다, 짙은 남색에서
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Mentre scendete in profondità, quella meravigliosa acqua blu in cui vi siete buttati diventa sempre più scura.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Syvemmällä ihanan sininen vesi, johon sinut laskettiin, vaihtuu yhä tummemmaksi.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Terwijl je afdaalt, wordt dat mooie, blauwe water waarin je vertrok langzaamaan donkerder en donkerder blauw.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.וככל שאתה מעמיק,המים הכחולים שלתוכם צללת נהפכים לכחול כהה וכהה יותר.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.بينما تنزلون في عمق أكثر, ذاك الماء الأزرق الذي نزلتم فيه يخرج درجات أعمق من الزرقة
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.どんどん深く濃くなり やがて深いラベンダー色になり
Dört ülkeye kadar indik.Estamos en los últimos cuatro países.
Dört ülkeye kadar indik.Estamos perto. Só nos faltam quatro países.
Dört ülkeye kadar indik.Il nous reste 4 pays.
Dört ülkeye kadar indik.Już tylko cztery kraje.
Dört ülkeye kadar indik.Mai avem doar patru țări.
Dört ülkeye kadar indik.Nog vier landen.
Dört ülkeye kadar indik.Siamo vicini. Siamo scesi a quattro paesi.
Dört ülkeye kadar indik.Wir haben nur noch vier Länder.
Dört ülkeye kadar indik.Мы снизили количество до 4-х стран.
Dört ülkeye kadar indik.Стигнахме до четири държави.
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.Aconteció al día siguiente, cuando habían bajado del monte, que una gran multitud le salió al encuentro
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.A doua zi, cînd s'au pogorît de pe munte, o gloată mare a întîmpinat pe Isus.
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.A stalo sa nasledujúceho dňa, keď sišli s vrchu, že sa stretol s ním veliký zástup.
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.Bữa sau , khi Chúa cùng môn_đồ từ núi xuống , có đoàn dân đông đến đón_rước Ngài .
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.Bữa sau, khi Chúa cùng môn đồ từ núi xuống, có đoàn dân đông đến đón rước Ngài.
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.Es begab sich aber den Tag hernach, da sie von dem Berge kamen, kam ihnen entgegen viel Volks.
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.És lõn másnap, mikor õk a hegyrõl leszállottak, sok nép méne elébe.
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.Il giorno seguente, quando furon discesi dal monte, una gran folla gli venne incontro
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.I stało się nazajutrz, gdy oni zstąpili z góry, że mu lud wielki zabieżał.
Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsayı büyük bir kalabalık karşıladı.Keesokan harinya Yesus dan ketiga pengikut-Nya turun dari gunung itu, dan orang banyak datang kepada Yesus