Aşağıya, bodruma indik.Πήγαμε κάτω στο υπόγειο.
Aşağıya, bodruma indik.Й ми спустилися до підвалу.
Aşağıya, bodruma indik.Мы спустились в подвал.
Aşağıya, bodruma indik.Слязохме долу в мазето. И отворих един шкаф.
Başarıyla indik.Kami berjaya mendarat dengan selamat.
Başarıyla indik. - Neredeler?¿Dónde están?
Başarıyla indik. - Neredeler? Koordinatlarımız 15H-32...- Estamos na localização 15H-3 2.</i>
Başarıyla indik. - Neredeler? Koordinatlarımız 15H-32...- Gdzie są? <i>Jesteśmy na miejscu o współrzędnych 15H-32...</i>
Başarıyla indik. - Neredeler? Koordinatlarımız 15H-32...- Où sont-ils ? - <i>Position 15 H 32.</i>
Başarıyla indik. - Neredeler? Koordinatlarımız 15H-32...- Suntem la coordonatele 15H-32...</i>
Başarıyla indik. - Neredeler? Koordinatlarımız 15H-32...'Wir sind sicher gelandet auf den Koordinaten 15-H-32.'
Başarıyla indik. - Neredeler?!קולונל שארפ
Başarıyla indik.Tu Freedom.
Başarıyla indik.- Къде са те?
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon.Como ejemplo, los electrones del carbono están muy cerca del núcleo,
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Então por exemplo, à medida que voê desce, no carbono, estes elétrons estão muito próximos ao núcleo.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Jadi misalnya, saat Anda turun, karbon, elektron-elektron sangat dekat dengan nukleus.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.So zum Beispiel, als Sie eingehen, Kohlenstoff, diese Elektronen sind sehr nah an den Zellkern.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Takže napríklad keď pôjdeme dole, uhlík, tieto elektróny sú veľmi blízko k jadru.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Takže například u uhlíku elektrony jsou velice blízko jádru.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Weźmy węgiel - jego elektrony walencyjne są blisko jądra.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Οπότε, για παράδειγμα, όπως προχωράμε, ο άνθρακας, αυτά τα ηλεκτρόνια είναι πολύ κοντά στον πυρήνα.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon.예를 들자면, 여러분이 아래로 가면, 탄소,
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon.А ось, наприклад, вуглець.
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.A biodiversita je indikátorem toho, kolik vody je zadržováno či kolik léčivých rostlin tu může růst.
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.A bioróżnorodność jest wskaźnikiem równowagi zasobów wodnych, jak dużo leków można tutaj pozyskać.
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.Az élővilág hűen tükrözi a kiegyensúlyozott víz-háztartást, és a gyógyszer-ellátást is.
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.그런데 생물다양성은 그 자체가 하나의 지표가 됩니다 물 균형도나 약재 보유정도를 파악할 수 있죠
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.Und biologische Vielfalt ist ein Indikator, für die Wasserbilanz, wie viel Medizin hierbehalten werden kann.
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.А биоразнообразие - это показатель того, сколько необходимо воды; сколько необходимо иметь лекарств.
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.Биоразнообразие е индикатор за баланса на водата и това колко вещества могат да бъдат задържани.
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.אבל אתם יכולים גם למדוד את חזרת המגוון הביולוגי. והמגוון הביולוגי הוא סמן לכמות המים שניתן לאזן,
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.وهذا التنوع البيئى مؤشر إلى أي مدى تكون المياه متوازنة، وكم من الأدوية يمكن أن تحتفظ بها هنا.
Biyoçeşitlilik ne kadar suyun dengelendiği, ne kadar ilacın orada tutulabileceğine dair bir indikatör.保たれているのかがわかります。 そして、私は自然の降水機を作りあげました。
Böylece gemiyi durdurduk. Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Và chúng tôi cho dừng tàu trên 1 tảng băng, tôi mặc đồ bơi vào rồi nhảy xuống biển.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Astăzi folosesc un cuptor cu microunde, pentru că nu pot aduce pe scenă mașina mare de inducție.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Dnes jsem použil mikrovlnnou troubu, protože jsem sem nemohl přinést toto velké indukční zařízení.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Dnes tu mám mikrovlnku, lebo nemôžem zobrať veľký indukčný stroj sem na javisko.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Dzisiaj użyłem mikrofalówki, bo duża maszyna nie zmieściłaby się na scenie.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Hari ini saya menggunakan microwave karena tidak dapat membawa mesin induksi besar di atas panggung.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Heute benutze ich eine Mikrowelle, weil ich nicht die große Induktionsmaschine mit auf die Bühne nehmen kann.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Hoje eu uso um micro-ondas porque não posso trazer a máquina de indução ao palco.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Hôm nay tôi dùng một lò vi sóng vì tôi không thể đem cái máy cảm ứng từ cồng kềnh lên sân khấu được.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Hoy usé un horno de microondas, porque no puedo traer la gran máquina de inducción aquí al escenario.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.I dag bruger jeg en mikroovn, fordi jeg ikke kan tage den store induktions maskine med op på scenen.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.오늘 저는 전자레인지를 사용하였습니다. 제가 큰 전기 인덕션 기계를 이 무대로 가져올 수 없었기 때문입니다.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Ma egy mikrósütőt használtam, mivel nem hozhatok be ide egy nagy indukciós gépet.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Oggi userò il microonde perché non è possibile usare sul palco la grossa macchina ad induzione.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Σήμερα χρησιμοποιώ φούρνο μικροκυμάτων επειδή δεν μπορώ να φέρω αυτή τη μεγάλη μηχανή επαγωγής στη σκηνή.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Днес аз използвам микровълнова фурна, защото не мога да вкарам голямата индукционна машина тук, на сцената.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Сегодня я использую микроволновую печь, потому что не могу привезти большую индукционную машину сюда на сцену.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Сьогодні я використовую мікрохвильову піч, тому що я не можу узяти великий індукційний апарат сюди на сцену.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.היום אני משתמש במיקרוגל משום שאני לא יכול להעלות את מכשיר האינדוקציה הגדול לכאן לבמה.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.اليوم استخدمت المايكروويف لأنه لا يمكنني إحضار أداة التحريض الضخمة هنا على المسرح
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.電子レンジで代用しています 電子レンジでも 似たようなことができます
Bu mozaiğin üst kısımları neredeyse boş, aşağıya doğru indikçe figürler çoğalıyor, desenler ağırlaşıyor.Je velmi zajímavé, že mozaika je nahoře skoro prázdná a zaplňuje se postupně směrem dolů.
Bu mozaiğin üst kısımları neredeyse boş, aşağıya doğru indikçe figürler çoğalıyor, desenler ağırlaşıyor.Для мене дійсно є цікавим те, що мозаїка зверху порожня, а в нижній частині щільно заповнена.
Buzda delikler açarak çözülme noktasına kadar indik ve bazı makineleri, birkaç ay boyunca orada bıraktık.우리는 해빙이 일어나는 깊이까지 얼음에 구멍을 뚫어서 지난 한달 반 동안 그곳에 카메라를 설치했습니다.
Buzda delikler açarak çözülme noktasına kadar indik ve bazı makineleri, birkaç ay boyunca orada bıraktık.Tam jsme vyvrtali díry do ledovce, hluboko pod úroveň tání, a některé kamery tam byly asi měsíc a půl.
Buzda delikler açarak çözülme noktasına kadar indik ve bazı makineleri, birkaç ay boyunca orada bıraktık.קדחנו חורים בקרח, ממש לעומק, מתחת לשכבה המפשירה, והיו כמה מצלמות שם בחוץ בחודש וחצי האחרונים, בערך.