İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Μηπως εμε παροξυνουσι; λεγει Κυριος ουχι εαυτους προς καταισχυνην των προσωπων αυτων;
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Но Мене ли разгневяват? казва Господ, - Дали не себе си разгневяват за посрамяване на своите лица?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Но Меня ли огорчают они? говорит Господь; не себя ли самих к стыду своему?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.האתי הם מכעסים נאם יהוה הלוא אתם למען בשת פניהם׃
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.أفاياي يغيظون يقول الرب. أليس انفسهم لاجل خزي وجوههم.
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.耶 和 華 說 、 他 們 豈 是 惹 我 發 怒 呢 . 不 是 自 己 惹 禍 、 以 致 臉 上 慚 愧 麼
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.耶和華 說 、 他 們豈 是 惹我發怒 呢 . 不 是 自己 惹禍 、 以致 臉上 慚愧麼
Sanırım bir yere çarptım ve omzumu incittim.Je ne sais pas si j'ai été blessée à épaule dans l'accident, ou quoi
Sanırım bir yere çarptım ve omzumu incittim.Nem tudom, hogy a balesetben a vállam sérült meg vagy mi.
Sanırım bir yere çarptım ve omzumu incittim.Νομίζω ότι χτύπησα πάνω σε κάτι και τραυμάτισα τους ώμους μου.
Sanırım bir yere çarptım ve omzumu incittim.اعتقد انني اصتدمت بشيء واصبت كتفي
Seni incittiğim için özür dilerim.Anh xin lỗi vì đã làm tổn thương em.
Seni incittiğim için özür dilerim.Anteeksi että olen satuttanut sinua.
Seni incittiğim için özür dilerim.Es tut mir leid Dich verletzt zu haben.
Seni incittiğim için özür dilerim.Imi pare rau ca te-am ranit
Seni incittiğim için özür dilerim.Je suis désolé de t'avoir blessé.
Seni incittiğim için özür dilerim.아프게서 미안해
Seni incittiğim için özür dilerim.Maaf karena aku telah menyakitimu.
Seni incittiğim için özür dilerim.Mi dispiace averti fatto soffrire,
Seni incittiğim için özür dilerim.Przepraszam, że cię skrzywdziłem.
Seni incittiğim için özür dilerim.Sajnálom, hogy megbántottalak.
Seni incittiğim için özür dilerim.Συγγνώμη που σε πλήγωσα.
Seni incittiğim için özür dilerim.Прости за то что тебе пришлось вынести
Seni incittiğim için özür dilerim.انا اسف لإيلامك هكذا
Seni incittiğim için özür dilerim.ジャンディ
Seni nasıl incittiğini düşününce... ...buraya gelmemeliyim biliyorum.Όταν σκέφτομαι το πόσο πόνεσες εξαιτίας αυτού... Ξέρω ότι δεν μπορώ να έρθω εδώ.
Seni nasıl incittiğini düşününce... ...buraya gelmemeliyim biliyorum.والالم الذي سببه لوالدك اعرف انه لم يكن علي المجيء
Söylediklerimle kimi incittiđimi asla düţünmedimNikdy jsem nepřemýšlel nad tím koho zranilo co jsem řekl
Söylediklerimle kimi incittiđimi asla düţünmedimNu gândesc la cine ce am spus rău, în ceea ce versetul
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.A zranilo ma to veľmi povedomým spôsobom.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.A zranilo mě to velmi povědomým způsobem.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Dan hal ini menyakitkan dengan cara yang familiar.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Das ist in wirklich bekannter Weise verletzend.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.De pijn die het deed was herkenbaar.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.E isto magoou-me de uma forma que já me era familiar.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.E questo ferisce in modo così profondo.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Esto duele de una manera muy familiar.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Et ça fait très mal, d'une manière que je connais bien.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Ismerős módon fájt.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.참 익숙한 느낌의 상처를 받았습니다.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Och det här gjorde ont på ett välbekant sätt.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Sådan noget gjorde ondt på en velkendt måde.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Se sattui hyvin tutulla tavalla.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Și m-a durut într-un mod foarte cunoscut.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.To zabolało w dobrze mi znany sposób.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Và điều này làm tổn thương theo một cách thật sự quen thuộc.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Και αυτό με πληγώνει με παρόμοιο τρόπο.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.Воно викликало до болі знайоме відчуття образи.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.И това заболя по толкова познат начин.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.וזה פגע בי בצורה מוכרת מאד.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.وهذا يضر بطريقة مألوفة حقاً.
Ve bu çok tanıdık bir şekilde beni incitti.「お前に好意を受ける資格はない」と 非難する人達を見ると
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.A língua falsa odeia aqueles a quem ela tenha ferido; e a boca lisonjeira opera a ruína.
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.Člověk jazyka ošemetného v nenávisti má ponížené, a ústy úlisnými způsobuje pád.
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.Człowiek języka kłamliwego ma utrapienie w nienawiści, a usta łagodne przywodzą do upadku.
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.Een leugenaar haat degene tegen wie hij zich keert en gladde praatjes richten een mens te gronde.
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.Eine falsche Zunge haßt den, der sie straft; und ein Heuchelmaul richtet Verderben an.
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.En lögnaktig tunga hatar dem hon har krossat, och en hal mun kommer fall åstad.
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.En løgnaktig tunge hater dem som den har knust, og en falsk munn volder fall.
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.hazug nyelv gyûlöli az általa megrontott [embert], és a hízelkedõ száj romlást szerez.