Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Ja yhä edelleen he kiusasivat Jumalaa ja vihoittivat Israelin Pyhän.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.저희가 돌이켜 하나님을 재삼 시험하며 이스라엘의 거룩한 자를 격동하였도다
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Og de fristet Gud på ny og krenket Israels Hellige.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Sempre di nuovo tentavano Dio, esasperavano il Santo di Israele
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Sie versuchten Gott immer wieder und meisterten den Heiligen in Israel.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Steeds weer daagden zij God uit en deden zij de Heilige God van Israël verdriet.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Týž i týž navracujíce se, pokoušeli Boha silného, a svatému Izraelskému cíle vyměřovali.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Voltaram atrás, e tentaram a Deus; e provocaram o Santo de Israel.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Volvían a probar a Dios, e irritaban al Santo de Israel
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Zopet in zopet so izkušali Boga mogočnega in žalili Svetega Izraelovega.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.και εστραφησαν και επειρασαν τον Θεον, και τον Αγιον του Ισραηλ παρωξυναν.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Като изново изпитваха Бога, И предизвикваха Светия Израилев!
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.וישובו וינסו אל וקדוש ישראל התוו׃
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.رجعوا وجربوا الله وعنّوا قدوس اسرائيل.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.他 們 再 三 試 探 神 、 惹 動 以 色 列 的 聖 者
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.他 們再三 試 探神 、 惹動 以色列 的 聖者
Elbette incittiler.Bien sûr qu'ils nous ont blessés.
Elbette incittiler.Claro que ofenderam.
Elbette incittiler.De, persze hogy bántottak.
Elbette incittiler.Det gjorde de förstås.
Elbette incittiler.물론 그들은 우리를 다치게 했죠.
Elbette incittiler."Los apodos nunca me hieren". Claro que lo hicieron.
Elbette incittiler.Natürlich taten sie das.
Elbette incittiler.Natuurlijk raakten ze ons.
Elbette incittiler.Oczywiście, że zraniły.
Elbette incittiler.Ovviamente l'hanno fatto.
Elbette incittiler.Selvfølgelig gjorde de det.
Elbette incittiler.Seveda, da nas.
Elbette incittiler.Sigur că au făcut-o.
Elbette incittiler.Tất nhiên là chúng có chứ.
Elbette incittiler.Tentu mereka melukai.
Elbette incittiler.Tietenkin se satutti.
Elbette incittiler.Και βέβαια το έκαναν.
Elbette incittiler.Конечно, они трогали.
Elbette incittiler.Разбира се, те ви нараняват.
Elbette incittiler.ברור שהם פגעו.
Elbette incittiler.طبعا هي آذتني.
Elbette incittiler.でも 僕たちの人生は ずっと-
Evet, incitti çünkü gerçeğe dayanamıyorsun.Ba da, te doare, pentru cã nu poþi suporta adevãrul.
Evet, incitti çünkü gerçeğe dayanamıyorsun.Doch, du bist verletzt. Weil du die Wahrheit nicht erträgst.
Evet, incitti çünkü gerçeğe dayanamıyorsun.Doch, du bist verletzt. Weil du die Wahrheit nicht erträgst.
Evet, incitti çünkü gerçeğe dayanamıyorsun.Jo, du blev sårad, därför att du inte tål sanningen.
Evet, incitti çünkü gerçeğe dayanamıyorsun.- Loukkaannuitpas - koska et kestä totuutta.
Evet, incitti çünkü gerçeğe dayanamıyorsun.Mais si... puisque tu ne supportes pas la vérité.
Evet, incitti çünkü gerçeğe dayanamıyorsun.Sí te hiere, porque no eres capaz de soportar la verdad.
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Acaso é a mim que eles provocam � ira? diz o Senhor; não se provocam a si mesmos, para a sua própria confusão?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.agy engem ingerelnek-é õk, azt mondja az Úr, és nem magokat-é, hogy gyalázat [borítsa] arczukat?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Ali je zoper mene, ko delajo zdražbo? govori GOSPOD; ni li zoper nje same, v osramočenje njih obličja?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Či to azda mňa popudzujú? hovorí Hospodin, Či azda nie sami seba, aby hanba pokryla ich tvár?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Doe Ik hun pijn? vraagt de HERE. Zij doen zichzelf het meeste pijn, tot hun eigen schande.
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Est-ce moi qu`ils irritent? dit l`Éternel; N`est-ce pas eux-mêmes, A leur propre confusion?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.나 여호와가 말하노라 그들이 나를 격노케 함이냐 어찌 자기 얼굴에 수욕을 자취함이 아니냐
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Ma forse costoro offendono me - oracolo del Signore - o non piuttosto se stessi a loro vergogna?»
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.¿Me ofenderán a mí?, dice Jehovah. ¿Acaso no actúan, más bien, para su propia vergüenza?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Minulleko he tuottavat mielikarvautta, sanoo Herra, eivätkö pikemmin itselleen, omaksi häpeäksensä?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Mon det er mig, de krænker, lyder det fra HERREN, mon ikke sig selv til deres Ansigters Skam?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Mon det er mig de volder sorg, sier Herren, mon ikke sig selv, så deres ansikter skal rødme av skam?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.,,Pe Mine Mă mînie ei oare? zice Domnul; nu pe ei înşişi, spre ruşinea lor?``
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Tetapi sesungguhnya, bukan Aku yang mereka sakiti, melainkan diri mereka sendiri sehingga mereka malu
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Zdaliž to proti mně jest, že mne oni popouzejí? dí Hospodin. Zdali není proti nim k zahanbení tváři jejich?