Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.A lying tongue hates those it hurts; and a flattering mouth works ruin.
Onu incittiler, tebliğini engellediler.And he was rejected.
Fiona kan kaybı geçirirken, Jerry onu incittiği için özür diler ve onu sevdiğini söyler.As Fiona bleeds out, Jerry tearfully apologizes for hurting her and says that he loves her.
Brigitte, partiye geldiğinde, Ginger'ın ilerlemelerini reddettiği için Sam'i incittiğini görür.Brigitte arrives at the party to find Ginger hurting Sam for rejecting her advances.
Seni ne kadar incittiğimi biliyorum.Ich weiß, wie sehr ich dich gekränkt habe.
Düşerek dirseğini incitti.Elle se blessa le coude en tombant.
Onu incittim mi?¿Le he hecho daño?
Tom düştü ve bacağını incitti.Tom è caduto e si è fatto male alla gamba.
O, kedi yavrusunu incitti mi?Ha fatto del male al gattino?
Tom'un duygularını incittiğimi düşünüyorum.Credo di aver ferito i sentimenti di Tom.
Sözleri onun duygularını incitti.Его слова ранили её чувства.
Serbest program öncesi buzdaki ısınma sırasında Fumie Suguri ile çarpıştı ve bacağını incitti.Во время разминки перед произвольной она столкнулась с Фумиэ Сугури и повредила колено.
22 Kasım'da Portland Trail Blazers'a karşı oynarken sağ dizini incitti.Em 22 de novembro, Rose machucou o joelho direito durante um jogo contra o Portland Trail Blazers.
Figaro pencereden atlayan kişinin kendisi olduğunu ve bu nedenle ayağını da incittiğini söyler.Входить Фігаро, щоб врятувати Керубіно, він заявляє, що стрибав з вікна і пошкодив клумбу саме він.
Duygularını incittiysem, özür dilerim.Bocsáss meg, ha megsértettelek.
Tom bacağını incitti ve neredeyse yürüyemiyor.Tom loukkasi säärensä ja pystyy tuskin kävelemään.
Monita, elini incittikten sonra iş arayan bir boksördür.Η Σαρίτα ή "Μαϊμού" είναι μπόξερ που λόγω ενός τραυματισμού στο χέρι ψάχνει για δουλειά.
Dirseğimi incittim.Jeg slog min albue.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.Aber sie erbitterten und entrüsteten seinen heiligen Geist; darum ward er ihr Feind und stritt wider sie.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.그들이 반역하여 주의 성신을 근심케 하였으므로 그가 돌이켜 그들의 대적이 되사 친히 그들을 치셨더니
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.Men de stred imod og bedrøved hans hellige Ånd; så blev han deres Fjende, han kæmped imod dem.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.Õk pedig engedetlenek voltak és megszomoríták szentségének lelkét, és õ ellenségükké lõn, hadakozott ellenök.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.Но они возмутились и огорчили Святаго Духа Его; поэтому Он обратился в неприятеля их: Сам воевал против них.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.והמה מרו ועצבו את רוח קדשו ויהפך להם לאויב הוא נלחם בם׃
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.ولكنهم تمردوا واحزنوا روح قدسه فتحول لهم عدوا وهو حاربهم.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.他 們 竟 悖 逆 、 使 主 的 聖 靈 擔 憂 . 他 就 轉 作 他 們 的 仇 敵 、 親 自 攻 擊 他 們
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.他 們竟 悖逆 、 使主 的 聖靈 擔憂 . 他 就 轉作 他 們 的 仇敵 、 親自 攻擊 他 們
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.Ale hlavně ji to zkazilo prestiž.
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.베트남 전쟁은 또 미국의 자긍심과 자부심에 상처를 입혔다.
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.Ma di più diede un colpo al prestigio, alla capacità dell'America di influenzare quello che stava succedendo
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.Nhưng hơn thế, nó làm tổn hại uy tín của Mỹ.
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.Але гірше того, це зашкодило престижу.
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.アメリカの能力に影響を与えるが痛い
Balýklama daldým Söylediklerimle kimi incittiđimi asla düţünmedimJ'ai foncé sans jamais penser à qui je blessais dans mes couplets
Beni dikkatlice dinle. Kimi incittiđimi veya kimi öldürdüđümü hiç umursamam. Anladýn mý?Quero que me prestes atenção: não me importa quem magoo nem quem mato, compreendes?
Beni o kadar incittin ki! Beni kötü bir kadın yaptın.Du har gjort mig till en dålig kvinna, åtminstone nästan.
Beni o kadar incittin ki!Ce rãu m-ai rãnit!
Beni o kadar incittin ki!Du hast mir sehr wehgetan ...
Beni o kadar incittin ki!Du hast mir sehr wehgetan ...
Beni o kadar incittin ki!¡Me has hecho tanto daño!
Beni o kadar incittin ki!Tu m'as fait du mal.
Bu sonuçta duygularını incitti.Eso hiere tus sentimientos, ¿no es así?
Bu sonuçta duygularını incitti.Je t'ai blessé.
Bu sonuçta duygularını incitti.Jetzt habe ich dich verletzt.
Bu sonuçta duygularını incitti.Jetzt habe ich dich verletzt.
Bu sonuçta duygularını incitti.Katso, nyt sinä loukkaannuit.
Bu sonuçta duygularını incitti.Te doare, pânã la urmã...
Bu sonuçta duygularını incitti.-Titta, nu blev du sårad i alla fall.
Çok üzgünüm! Beni o kadar incittin ki!Olen surullinen, Teit väärin minua kohtaan.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.(77:41) и снова искушали Бога и оскорбляли СвятагоИзраилева,
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.A znova a znova pokúšali silného Boha a Svätému Izraelovmu vymeriavali hranice.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Berulang kali mereka mencobai Allah, menyusahkan Yang Kudus, Allah Israel
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Bo coraz kusili Boga, a Świętemu Izraelskiemu granice zamierzali.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Chúng nó lại thử Ðức Chúa Trời, Trêu chọc Ðấng thánh của Y-sơ-ra-ên.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Chúng_nó lại thử Ðức_Chúa_Trời , Trêu_chọc Ðấng thánh của Y-sơ-ra-ên .
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Da, n'au încetat să ispitească pe Dumnezeu, şi să întărîte pe Sfîntul lui Israel.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.De fristede alter Gud, de krænkede Israels Hellige;
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.És újra kísértették az Istent, és ingerelték Izráel szentjét.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Ils ne cessèrent de tenter Dieu, Et de provoquer le Saint d`Israël.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Ja, de frestade Gud allt framgent och förtörnade Israels Helige.