Ana içeriğe geç
Sözlük

incir ağacı ile cümle

incir ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.你 們 可 以 從 無 花 果 樹 學 個 比 方 . 當 樹 枝 發 嫩 長 葉 的 時 候 、 你 們 就 知 道 夏 天 近 了
‹‹İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.你 們 可以 從 無花果 樹學個 比方 . 當樹 枝發嫩 長葉 的 時候 、 你 們 就 知道 夏天 近 了
‹‹İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.你 們 可 以 從 無 花 果 樹 學 個 比 方 . 當 樹 枝 發 嫩 長 葉 的 時 候 、 你 們 就 知 道 夏 天 近 了
‹‹İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.你 們 可以 從 無花果 樹學個 比方 . 當樹 枝發嫩 長葉 的 時候 、 你 們 就 知道 夏天 近 了
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Ai săn sóc cây vả, sẽ ăn trái nó; Và kẻ nào hầu chủ mình ắt được tôn trọng.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Ai săn_sóc cây vả , sẽ ăn_trái nó ; Và kẻ nào hầu chủ mình ắt được tôn_trọng .
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Celui qui soigne un figuier en mangera le fruit, Et celui qui garde son maître sera honoré.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Cine îngrijeşte de un smochin va mînca din rodul lui, şi cine-şi păzeşte stăpînul va fi preţuit. -
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Den som passer sitt fikentre, får ete dets frukt, og den som tar vare på sin herre, blir æret.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.El que cuida de su higuera comerá de su fruto, y el que atiende a su señor logrará honra
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Il guardiano di un fico ne mangia i frutti, chi ha cura del suo padrone ne riceverà onori
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.int] a ki õrzi a fügét, eszik annak gyümölcsébõl, úgy a ki az õ urára vigyáz, tiszteltetik.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Joka viikunapuuta hoitaa, saa syödä sen hedelmää; ja joka isännästänsä vaarin pitää, se tulee kunniaan.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Kdo ostříhá fíku, jídá ovoce jeho; tak kdo ostříhá pána svého, poctěn bude.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Kdor goji smokev, bo jedel sad njen, in kdor skrbno streže gospodarju svojemu, bo spoštovan.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.무화과나무를 지키는 자는 그 과실을 먹고 자기 주인을 시종하는 자는 영화를 얻느니라
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Kto strzeże drzewa figowego, pożywa owocu jego; także kto strzeże pana swego, uczczony będzie.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.O que cuida da figueira comerá do fruto dela; e o que vela pelo seu senhor será honrado.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Røgter man et Figentræ, spiser man dets Frugt; den, der vogter sin Herre, æres.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Siapa memelihara pohon, akan makan buahnya. Pelayan akan dihargai bila memanjakan tuannya
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Ten, kto stráži fík, bude jesť jeho ovocie, a ten, kto ostríha svojho pána, bude ctený.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Wer seinen Feigenbaum bewahrt, der ißt Früchte davon; und wer seinen Herrn bewahrt, wird geehrt.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Wie goed voor de vijgeboom zorgt, zal de vijgen ervan eten; wie zijn werk goed doet, wordt daarvoor beloond.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Ο φυλαττων την συκην θελει φαγει τον καρπον αυτης και ο φυλαττων τον κυριον αυτου θελει τιμηθη.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Който пази смоковницата ще яде плода й, И който се грижи за господаря си ще бъде почитан.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Кто стережет смоковницу, тот будет есть плоды ее; и кто бережет господина своего, тот будет в чести.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.נצר תאנה יאכל פריה ושמר אדניו יכבד׃
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.من يحمي تينة ياكل ثمرتها وحافظ سيده يكرم.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.看 守 無 花 果 樹 的 、 必 喫 樹 上 的 果 子 . 敬 奉 主 人 的 、 必 得 尊 榮
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.看守 無花果 樹 的 、 必喫樹 上 的 果子 . 敬奉 主人 的 、 必得 尊榮
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Jimž odpověděl fík: Zdali já, opustě sladkost svou a ovoce své výborné, půjdu, abych postaven byl nad stromy?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı."무화과나무가 그들에게 이르되 나의 단것, 나의 아름다운 실과를 내가 어찌 버리고 가서 나무들 위에 요동하리요 한지라"
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Mas a figueira lhes respondeu: Deixaria eu a minha doçura, o meu bom fruto, para ir balouçar sobre as árvores?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Nhưng cây vả đáp rằng : Ta há sẽ bỏ sự ngọt ngon và trái tươi_tốt ta đặng đi xao_động trên các cây_cối ư ?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Nhưng cây vả đáp rằng: Ta há sẽ bỏ sự ngọt ngon và trái tươi tốt ta đặng đi xao động trên các cây cối ư?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Rispose loro il fico: Rinuncerò alla mia dolcezza e al mio frutto squisito, e andrò ad agitarmi sugli alberi
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Смоковница сказала им: оставлю ли я сладость мою и хороший плодмой и пойду ли скитаться по деревам?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.ותאמר להם התאנה החדלתי את מתקי ואת תנובתי הטובה והלכתי לנוע על העצים׃
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.فقالت لها التينة أأترك حلاوتي وثمري الطيب واذهب لكي املك على الاشجار.
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.無 花 果 樹 回 答 說 、 我 豈 肯 止 住 所 結 甜 美 的 果 子 、 飄 颻 在 眾 樹 之 上 呢
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.無花果 樹 回答 說 、 我豈肯 止 住所 結 甜美 的 果子 、 飄颻 在 眾樹 之上 呢
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.A povedal im aj podobenstvo: Vidzte fík a všetko stromovie:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ðoạn , Ngài phán cùng họ một lời ví_dụ rằng : Hãy xem cây vả và các cây khác ;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ðoạn, Ngài phán cùng họ một lời ví dụ rằng: Hãy xem cây vả và các cây khác;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.E disse loro una parabola: «Guardate il fico e tutte le piante
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Et il leur dit une comparaison: Voyez le figuier, et tous les arbres.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Hij maakte het hun duidelijk met deze gelijkenis: "Let eens op de vijgeboom of op een andere boom.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.In pove jim priliko: Poglejte smokvo in vse drevje:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.I pověděl jim podobenství: Patřte na fíkový strom i na všecka stromoví.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.I powiedział im podobieństwo: Spojrzyjcie na figowe drzewo i na wszystkie drzewa;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ja hän puhui heille vertauksen: "Katsokaa viikunapuuta ja kaikkia puita.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.이에 비유로 이르시되 무화과나무와 모든 나무를 보라
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Monda pedig nékik egy példázatot: Tekintsétek meg a fügefát és minden fákat:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Och han framställde för dem en liknelse: »Sen på fikonträdet och på alla andra träd.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Og han sa en lignelse til dem: Se på fikentreet og alle trær:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Og han sagde dem en Lignelse: "Ser Figentræet og alle Træerne;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Propôs-lhes então uma parábola: Olhai para a figueira, e para todas as árvores;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Şi le -a spus o pildă: ,,Vedeţi smochinul şi toţi copacii.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Und er sagte ihnen ein Gleichnis: Sehet an den Feigenbaum und alle Bäume:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Y les dijo una parábola: --Mirad la higuera y todos los árboles
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod