Ana içeriğe geç
Sözlük

inci ile cümle

inci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Genel@ item incidence access is by owner onlyОбщий@ item incidence access is by owner only
Genel@ item incidence access is by owner onlyПублично
Genel@ item incidence access is by owner onlyציבורי
Genel@ item incidence access is by owner onlyعام@ item incidence access is by owner only
Genel@ item incidence access is by owner only公開@item incidence access is by owner only
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't aşa, într-adevăr - Acest truc poate şansa de a vă răni, - ştiu ce:?
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't así, de hecho - Este truco puede oportunidad para fustigar, - Yo sé lo que?
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't assim, na verdade - Este truque pode queimar chance de você, - eu sei o que?
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't begitu, memang - Trik ini mungkin kesempatan untuk mengkritik Anda, - Aku tahu apa:?
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't igen, valóban? - Ez a trükk lehet esélye tönkretesz téged, - tudom, hogy mit:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't như vậy, thực sự - Đây là thủ thuật có thể có cơ hội để làm thiệt hại bạn, tôi biết những gì?
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't niin, todellakin? - Tämä temppu saattaa mahdollisuuden scathe sinua, - Tiedän, mitä:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't oui, en effet - Cette astuce peut permettre de vous cingler, - je sais de quoi?:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't så, ja - Detta trick kan chansen att scathe dig, - jag vet vad?:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't så, ja - Dette trick kan chancen for at scathe dig, - jeg ved hvad?:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Ists so, ja - Dieser Trick kann Chance, Sie scathe, - ich weiß, was?:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't tako, v resnici - Ta trik je lahko priložnost, da vas scathe, - Vem, kaj?:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't tak, rzeczywiście - Ta sztuczka może szansę na obrażenie się, - Wiem, co?
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't tak, skutečně - Tento trik může šanci na škodu vám - já vím, co?
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't tak, skutočne - Tento trik môže šancu na škodu vám - ja viem, čo?
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't zo, inderdaad - Deze truc kan kans om je verpletteren, - Ik weet wat?:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't έτσι, πράγματι - Αυτό το τέχνασμα μπορεί ευκαιρία να σας πληγώνω, - Ξέρω τι;:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't да, действительно - Этот трюк может возможность вред вам, - я знаю, что?:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't е така, наистина - Този трик може шанс да ви унищожавам, - Знам какво?:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't כך, אכן - תכסיס זה עשוי הזדמנות scathe לך, - אני יודע מה?:
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Is't ذلك ، بل -- وهذا قد خدعة فرصة لفظ لك ، -- أنا أعرف ماذا؟
Gerçekten çok Is't - Bu numara sizi incitmek için şans olabilir ne biliyor musun?Ve fo così, anzi - Questo trucco può possibilità di guaio di voi, - so che cosa?
Gerçekten incindi mi? Evet!Ναι!!!
Gerçekten incindi mi? Evet!اوه نعم
Gerçekten incindi mi?- Tényleg kibicsaklott?
Gerçekten incindi mi?-Tu te l'es vraiment foulée ?
(Gülüşmeler) Ve yine incineceksiniz.E vão ser magoados outra vez.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Ännu mindre fröken Agda. -Ska professorn ha rostat bröd?
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Ich könnte keiner Fliege etwas zuleide tun... geschweige denn Agda.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Ich könnte keiner Fliege etwas zuleide tun... geschweige denn Agda.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.N-aº face rãu unei muºte, lãsând-o la o parte pe Agda.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Vihaan pitkävihaisia ihmisiä. Minä en tekisi pahaa kärpäsellekään. Vielä vähemmän Agda-neidille.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Yo no sería capaz de herir ni a una mosca, dejemos tranquila a Miss Agda.
Hayır, incitmedi.En minä loukkaantunut.
Hayır, incitmedi.Nein, ich bin nicht verletzt.
Hayır, incitmedi.Nein, ich bin nicht verletzt.
Hayır, incitmedi.-Nej, jag blev inte sårad.
Hayır, incitmedi.No, no me hace daño.
Hayır, incitmedi.Non, tu ne m'as pas blessé.
Hayır, incitmedi.Nu, nu mã doare.
Hee-joong'un incinmesini istemiyorum.Aku tidak mau Hee-joong terluka
Hee-joong'un incinmesini istemiyorum.우리 착한 희중이 망가지는 거, 나 싫다
Hee-joong'un incinmesini istemiyorum.Não quero que Hee-joong se machuque.
Hee-joong'un incinmesini istemiyorum.No quiero que lastimes a Hee-joong.
Hee-joong'un incinmesini istemiyorum.- Я не дам Хі Чжун образити.
Hee-joong'un incinmesini istemiyorum.لن اسمح لك بإذاء هي جونج
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Kajti vsako drevo se spozna po svojem sadu. S trnja namreč ne bero smokev in z robidovja ne trgajo grozdja.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez."나무는 각각 그 열매로 아나니 가시나무에서 무화과를, 또는 찔레에서 포도를 따지 못하느니라"
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.lebo každý strom sa pozná po vlastnom ovocí. Lebo veď z tŕnia neoberajú fíkov, ani z hložia neoberajú hrozna.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.vì hễ xem trái thì biết cây. Người ta không hái được trái vả nơi bụi gai, hay là trái nho nơi chòm kinh cước.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Кожне бо дерево по свому овощу пізнаєть ся; не збирають бо з тернини смокви, анї збирають з ожини винограду.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Понеже всяко дърво от своя плод се познава; защото не берат смокини от тръни, нито късат грозде от къпина.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.כי כל עץ נכר בפריו כי אין אספים תאנים מן הקצים אף אין בצרים ענב מן הסנה׃
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.لان كل شجرة تعرف من ثمرها. فانهم لا يجتنون من الشوك تينا ولا يقطفون من العليق عنبا.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.凡 樹 木 看 果 子 、 就 可 以 認 出 他 來 。 人 不 是 從 荊 棘 上 摘 無 花 果 、 也 不 是 從 蒺 蔾 裡 摘 葡 萄
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod