Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.何層にも積み重ねることができるからです 美しく輝く 真珠を生み出すことができるのです
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Bo on zrania i zawiązuje; uderza, a ręce jego uzdrawiają.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Denn er verletzt und verbindet; er zerschlägt und seine Hand heilt.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.El face rana, şi tot El o leagă; El răneşte, şi mîna Lui tămăduieşte.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.For han sårer, og han forbinder; han slår, og hans hender læger.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Il fait la plaie, et il la bande; Il blesse, et sa main guérit.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Kajti on napravi rano, pa jo tudi obveže, udari, a roke njegove zacelijo.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.하나님은 아프게 하시다가 싸매시며 상하게 하시다가 그 손으로 고치시나니
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Lebo on pôsobí bolesť, ale aj obväzuje; raní, a jeho ruky liečia.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Mert õ megsebez, de be is kötöz, összezúz, de kezei meg is gyógyítanak.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Onť zajisté uráží, on i obvazuje; raní, ruka jeho také léčí.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.perché egli fa la piaga e la fascia, ferisce e la sua mano risana
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Pois ele faz a ferida, e ele mesmo a liga; ele fere, e as suas mãos curam.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Porque él hace doler, pero también venda; él golpea, pero sus manos sanan
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Sebab Allah yang menyakiti, Ia pula yang mengobati. Dan tangan-Nya yang memukuli, juga memulihkan kembali
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Sillä hän haavoittaa, ja hän sitoo; lyö murskaksi, mutta hänen kätensä myös parantavat.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Thi han sårer, og han forbinder, han slår, og hans Hænder læger.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Ty om han och sargar, så förbinder han ock, om han slår, så hela ock hans händer.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Vì Ngài làm cho bị thương tích, rồi lại bó rít cho; Ngài đánh hại, rồi tay Ngài chữa lành cho.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Vì_Ngài làm cho bị thương_tích , rồi lại bó rít cho ; Ngài đánh hại , rồi tay Ngài chữa lành cho .
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Want nadat Hij wonden heeft toegebracht, verbindt en geneest Hij ze ook weer.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.διοτι αυτος πληγονει και επιδενει κτυπα, και αι χειρες αυτου ιατρευουσιν.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.Защото Той наранява, Той и превързва; Поразява, и Неговите ръце изцеляват.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.ибо Он причиняет раны и Сам обвязывает их; Он поражает, и Его же руки врачуют.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.כי הוא יכאיב ויחבש ימחץ וידו תרפינה׃
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.لانه هو يجرح ويعصب. يسحق ويداه تشفيان.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.因 為 他 打 破 、 又 纏 裹 . 他 擊 傷 、 用 手 醫 治
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.因為 他 打破 、 又 纏裹 . 他 擊傷 、 用手 醫治
Dayı son derece öfkeliydi. Bir çuval inciri berbat etmiştim. Tekrar ne yapacağımı bulmaya çalışıyordum.Eles gritaram com eles — aquilo ficou muito feio.
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."A zis, "Eşti cel mai rău model de vulnerabilitate care a existat vreodată."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Cô ấy nói "Cậu đúng là điển hình của dễ bị tổn thương nhất trên đời."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Ela disse: "És mesmo o pior modelo de vulnerabilidade de sempre."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Ella: "Eres el peor ejemplo de vulnerabilidad".
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Elle dit, "Tu es le pire exemple de vulnérabilité qu'il existe."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Erre ő: "Te vagy a világon valaha élt legrosszabb sebezhetőség-mintakép!"
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Hon sade: "Du är nog den värsta förebilden för sårbarhet någonsin."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Hun sagde: "Du er den værste rollemodel for sårbarhed nogensinde."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."In ona reče: "Ti si najslabša vzornica za ranljivost sploh."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."그녀는 "너 정말 최악의 취약성 모델이다."라고 하더군요.
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Mi disse: "Tu sei il peggiore modello di vulnerabilità mai esistito".
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."(naurua) "Sinä olet maailman huonoin haavoittuvaisuusesikuva." (naurua)
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Odpověděla: "Ty jsi ten nejhorší vzor zranitelnosti co kdy existoval."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Ona povedala, "Ty si najmenej vhodný človek, ktorý by mal rozprávať o zraniteľnosti."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Sie sagte "Du bist das schlechteste Vorbild für Verletzlichkeit."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Stwierdziła, że dostarczam fatalnych wzorców wrażliwym ludziom. (Śmiech)
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Ze zei: "Je bent het allerbelabberdste kwetsbaarheids-rolmodel ooit."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Μου είπε "Είσαι το χειρότερο πρότυπο ευπάθειας του κόσμου".
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Вона говорить: "Ти напевно найгірший приклад уразливості, який можна уявити".
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Она говорит: "В плане уязвимости ты — самый худший пример для подражания".
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."Тя каза: "Ти си най-лошият пример за подражание по уязвимост на света."
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."והיא אמרה, "את ככל הנראה מופת הפגיעות הגרוע ביותר אי-פעם".
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."فقالت، "أنت أسواء قدوة للإنكشاف أمام الناس بالمطلق"
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."(笑)
Dedim ki, "Neden?" Ve dedi ki, "Çünkü elinizi uzatın, hikayenizi anlatın, incinebilir olun, diyorsunuz."Потому что вы говорите открываться людям, рассказывать о себе, быть уязвимым.
Değersiz laflarım seni incitiyor mu?C'est blessant ?
Değersiz laflarım seni incitiyor mu?Ez sértő?
Değersiz laflarım seni incitiyor mu?Σε πληγώνει κάτι τόσο ασήμαντο;
Değersiz laflarım seni incitiyor mu?هل هذه الاشياء التافهة تؤلم؟
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.A adaptabilidade à mudança tem tudo a ver com vulnerabilidade.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Adaptabilitatea la schimbare e toată legată de vulnerabilitate.