Ana içeriğe geç
Sözlük

inci ile cümle

inci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Nu este exagerat să credem că acel cercel aparţinea de fapt soţiei.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Stąd też można domniemać, że kolczyk też należał do żony Vermeera.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Tidak aneh jika kita menganggap bahwa anting mutiara itu sebenarnya adalah milik istrinya.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Έτσι δεν είναι και τόσο παρατραβηγμένο να πούμε ότι αυτό το μαργαριταρένο σκουλαρίκι άνηκε στην γυναίκα του.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Не е невероятно, тази перлена обица да е принадлежала на съпругата му.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Поэтому несложно догадаться, что и эти серёжки принадлежали его жене.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Тому нескладно здогадатися, що і ці сережки належали його дружині.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.מכאן כבר לא כל כך קשה להסיק שעגיל הפנינה שייך בעצם לאשתו.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.فإنه ليس من الغريب استنتاج أن أقراط الؤلؤ ملك لزوجته
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.奥さんのものだと考えて差し支えなさそうです さて 物語に必要な材料は全て揃いました
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.A to jsem se naučil, protože jsem se snažil následovat vše, co je v Bibli.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Dit leerde ik omdat ik alles probeerde te volgen wat in de Bijbel stond.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.E questo l'ho imparato perché ho provato a seguire tutto quello che dice la Bibbia.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.És ezt úgy tanultam meg, hogy megpróbáltam mindent követni, amit a Bibliában találtam.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Esta aprendi porque tentei seguir tudo na Bíblia.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Et celui-ci je l'ai appris parce que j'ai essayé de suivre tout ce qui est dans la Bible.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Ini saya pelajari karena saya ingin mengikuti semua yang tercantum di Kitab Suci.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.저는 성경의 모든 율법을 따르려고 했죠.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Och det lärde jag mig eftersom jag försökte följa allt i bibeln.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Și asta am învățat pentru că am încercat să urmez totul din Biblie.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Tega sem se naučil skozi poslanstvo, da bom sledil vsem kar je zapisano v Bibliji.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Und diese Lektion lernte ich, da ich alles in der Bibel zu befolgen versuchte.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Αυτό το έμαθα επειδή προσπάθησα ν' ακολουθήσω τα πάντα στη Βίβλο.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Това го научих, защото се опитах да следвам всичко в Библията.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Этому я научился потому, что я старался следовать всему в Библии.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.ואת האחד הזה למדתי מפני שניסיתי לשמור כל החוקים בתנ"ך.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.و لقد تعلمت هذا لأني حاولت ان اتبع كل ما جاء في الإنجيل.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.我學了這個因為 我嘗是跟迶聖經中的所有的事,
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.聖書のすべての戒律を守ろうとして 不幸にも失敗したからです
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Luego dijeron los árboles a la higuera: "¡Ven tú, y reina sobre nosotros!
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.A stromy povedaly fíku: Poď ty a kraľuj nad nami!
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Các cây cối lại nói cùng cây vả rằng: Hãy đến cai trị chúng tôi.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Các cây_cối lại nói cùng cây vả rằng : Hãy đến cai_trị chúng_tôi .
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Då sade träden till fikonträdet: 'Kom du och bliv konung över oss.'
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Da sa trærne til fikentreet: Kom du og vær konge over oss!
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Da sprachen die Bäume zum Feigenbaum: Komm du und sei unser König!
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Dissero gli alberi al fico: Vieni tu, regna su di noi
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Então disseram as árvores � figueira: Vem tu, e reina sobre nós.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Et les arbres dirent au figuier: Viens, toi, règne sur nous.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.In drevesa reko smokovemu drevesu: Pridi ti in nam kraljuj!
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.I řeklo dříví fíku: Poď ty a kraluj nad námi.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.나무들이 또 무화과나무에게 이르되 너는 와서 우리의 왕이 되라 하매
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.kor a fügefának szólottak a fák: Jer el te, [és] uralkodjál rajtunk!
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Lalu kata pohon-pohon kepada pohon ara, 'Kau saja menjadi raja kami.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Niin puut sanoivat viikunapuulle: `Tule sinä ja ole meidän kuninkaamme`.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Rzekły potem drzewa do figowego drzewa: Pójdź ty, króluj nad nami.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Så sagde Træerne til Figentræet: Kom du og vær vor Konge!
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Şi copacii au zis smochinului: ,Vino, tu, de împărăţeşte peste noi!`
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Toen zeiden ze tegen de vijgeboom: 'Wilt u onze koning zijn?'
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Και ειπον τα δενδρα προς την συκην, Ελθε συ, βασιλευσον εφ' ημων.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.И сказали дерева смоковнице: иди ты, царствуй над нами.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Тогава дърветата рекли са смокинята: Дойди и царувай над нас.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.ויאמרו העצים לתאנה לכי את מלכי עלינו׃
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.ثم قالت الاشجار للتينة تعالي انت واملكي علينا.
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.樹 木 對 無 花 果 樹 說 、 請 你 來 作 我 們 的 王
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.樹木對 無花果 樹說 、 請 你 來作 我 們 的 王
Bunu yersen... ...her incindiğinde seni iyileştirir.Si tu en manges, ça guérira tous tes maux.
Bunu yersen... ...her incindiğinde seni iyileştirir. Tamam.Ha azt megeszed, bármid is fáj, meggyógyítja.
Bunu yersen... ...her incindiğinde seni iyileştirir. Tamam.Αν το φας αυτό... θα νιώσεις καλύτερα εκεί που πονάς.
Bunu yersen... ...her incindiğinde seni iyileştirir....اذا اكلتي هذا فستشعرين بتحسن مهما كان الالم
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod