Birincisi incinebilirliğin bir zayıflık olmadığı."無防備さ"は弱さでないということです "無防備さ"が弱さだという思い込みは
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Če nekomu naženeš strah v kosti, da bo nekaj storil, je moj ponos še bolj prizadet.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Dọa dẫm người khác để bắt họ làm điều gì đó, chuyện này càng làm tổn thương lòng tự tôn của cháu hơn.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Effrayer quelqu'un pour obtenir ce que l'on veut, blesse ma fierté.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir... Gerçekten mi?Speriind pe cineva sa faca ceva, imi pateaza onoarea si mai tare seris?
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Iemand bang maken zodat hij doet wat wij willen dat zal mijn trots nog meer krenken.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Jemanden Angst zu machen um etwas zu tun, dass tut meinem Stolz mehr weh.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Menakut-nakuti seseorang untuk melakukan sesuatu, itu lebih menyakiti harga diri saya.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Nie chcę tego!
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Skrämma någon för att få domå göra nåt, sårar min stolthet.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Spaventare qualcuno per fargli fare qualcosa, quello feriisce il mio orgoglio di più.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Το να σημαδέψω κάποιον για να τον βάλω με το ζόρι να κάνει κάτι, πληγώνει την περιφάνεια μου περισσότερο.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Угрожать кому-то, чтобы заставить их сделать что-то, повредит мою гордость больше.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir....להפחיד אנשים בכדי לגרום להם לעשות משהו פוגע גם בכבוד שלי
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...إخافة شخص لجعله يفعل شيئاَ ما .. يضر أكثر بكرامتي
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...そうか?
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Als hij iemand leuk vindt, hij is killer tegen hun en doet ze meer pijn.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Če mu je kdo všeč, je do njega še bolj hladen in ga še bolj prizadane.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Daca ii place de cineva, este rece cu acea persoana si o face sa sufere.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Jika dia menyukai seseorang, dia akan lebih dingin dan lebih menyakiti mereka.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Nếu nó thích ai, nó sẽ lạnh lùng với người đó và làm đau lòng người ta thêm.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Om han gillar någon, så är han kallare mot dom och sårar dom mer.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Quand il aime quelqu'un, il est très froid avec elle et la blesse encore plus.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Se gli piace qualcuno, è più freddo con quella persona e la ferisce di più.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Wenn er jemanden mag,ist er zu ihnen kälter und tut ihnen mehr weh.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.Αν του αρέσει κάποια, θα είναι ψυχρός μαζί της και την πληγώνει περισσότερο.
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir..אם הוא אוהב מישהו הוא מתייחס אליו בקרירות ופוגע בו
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.اذا احب شخصا يكون باردا اتجاهه و يألمه اكثر
Birini severse, o kişiye diğer insanlara olduğundan daha soğuk davranır ve daha çok incitir.追い払っちゃったりね 私がみたところ そうなのよ
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir. Bundan daha incinebilir bir şey yok.Ei ole mitään haavoittuvaisempaa kuin luoda jotain aivan uutta.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Beszélgetünk valamivel. Úgy néz ki, mint egy gyöngyfüzér, három gyöngyfüzér, valójában.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Comunicăm cu ceva. Seamănă, în fond, cu câteva șiruri de perle, mai exact, trei șiruri de perle.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Estamos a falar com algo. Parece um pequeno fio de pérolas, basicamente, de facto, três fios de pérolas.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Estamos hablando con algo. Parece una pequeña cadena de perlas, básicamente, de hecho, tres cadenas de perlas.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.K něčemu mluvíme. Vlastně to vypadá jako starček převislý, a ve skutečnosti jsou tři.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.우리와 대화를 하는 겁니다. 기본적으로 진주의 줄처럼 보이는 데, 진주 세 줄 같죠.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Mówimy do czegoś. Wygląda to w zasadzie jak małe sznury pereł, a właściwie to trzy sznury.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.My sa s niečim rozprávame. V podstate to vypadá ako pásik perál, v skutočnosti sú to tri pásiky perál.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Nous parlons à quelque chose. Ça ressemble à une série de perles en gros, en fait trois séries de perles.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Stiamo parlando con qualcosa. Sembra un piccolo filo di perle, anzi, sono tre fili di perle.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Vi taler med noget. Det ligner dybest set en lille perlekæde -- faktisk, tre perlekæder.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.We praten met iets. Het ziet er in principe uit als een klein snoer parels, in feite drie parelsnoeren.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Wir unterhalten uns mit etwas. Es sieht aus wie eine Perlenkette, drei Perlenketten, um genau zu sein.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Ми з чимось розмовляємо. Воно виглядає як намисто з перлів, а точніше - як три нитки намиста.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Мы с чем-то разговариваем. Это похоже на небольшую нитку жемчуга, на самом деле, три нитки.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.Ние говорим с нещо. Прилича малко на низ от перли, всъщност, на три нанизи от перли.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.אנו מדברים אל מישהו. זה נראה בעיקרון כמו מחרוזת קטנה של פנינים, בעצם, שלוש מחרוזות של פנינים.
Bir şeyle konuşuyoruz. basitçe bir dizi inci gibi görünüyor, aslında, üç dizi inci gibi.真珠の首飾りのように見えます 3本あるようです 何度繰り返しても 同じ現象が起きます
"Bir 'tha browt inci' genç 'un seninle birlikte." "Evet, onu," Bayan Medlock yanıtladı"A" THA browt én "fiatal" un veled. " Igen, ez ő, "válaszolta Mrs.
"Bir 'tha browt inci' genç 'un seninle birlikte." "Evet, onu," Bayan Medlock yanıtladı"Ein 'tha ist browt th' junge 'un mit dir." "Ja, das ist sie", antwortete Frau Medlock,
"Bir 'tha browt inci' genç 'un seninle birlikte." "Evet, onu," Bayan Medlock yanıtladı" 'THA의 browt의 차'젊은 '그대와 함께 유엔이." "네, 그 여자의,"부인 Medlock 대답
"Bir 'tha browt inci' genç 'un seninle birlikte." "Evet, onu," Bayan Medlock yanıtladı"За" Tha browt ти "млади" ООН с тебе.
"Bir 'tha browt inci' genç 'un seninle birlikte." "Evet, onu," Bayan Medlock yanıtladı"צעיר" browt tha של ה 'בלתי עמך. " כן, זה שלה, "ענתה גברת Medlock,
"Bir 'tha browt inci' genç 'un seninle birlikte." "Evet, onu," Bayan Medlock yanıtladı"إن' ثا في browt عشر 'للامم المتحدة مع الشباب اليك." "آي ، وهذا لها ،" أجاب السيدة Medlock ،
"Bir 'tha browt inci' genç 'un seninle birlikte." "Evet, onu," Bayan Medlock yanıtladıヨークシャー訛り彼女と話すと彼女の肩に頭をけいれん
Bir yerimi incitmem sen niye ilgilendiriyor?Apa maksudmu bagian mana aku sakit?
Bir yerimi incitmem sen niye ilgilendiriyor?Qu'est-ce que ça peut te faire ?
Bir yerimi incitmem sen niye ilgilendiriyor?Skąd możesz wiedzieć co mnie boli?
Bir yerimi incitmem sen niye ilgilendiriyor?Τι σε νοιάζει που χτύπησα;
Bir yerimi incitmem sen niye ilgilendiriyor?Тебе то какое дело что у меня болит?